Adalet Bakanı Akın Gürlek, Anadolu Ajansı Editör Masası'nda piyasaları sarsan fon soruşturmasına dair merak edilen tüm soruları yanıtladı. Soruşturmanın göbeğindeki isimlerden ve süreçten net mesajlar veren Gürlek, spekülasyonlara kapı aralamayacak sert uyarılarda bulundu.
85 tutuklama, dondurulan varlıklar
Fon piyasalarında yaşanan krizin ardından başlatılan hukuki süreç tüm hızıyla sürüyor. Bakan Gürlek, Türk ekonomisinin temellerinin sağlam olduğunu vurgulayarak yaşanan lokal krizin genele mal edilemeyeceğinin altını çizdi.
17 Eylül tarihinde verilen tasfiye kararının ardından adli makamların anında refleks gösterdiğini belirten Gürlek, şu ana kadar atılan adımları şu rakamlarla özetledi:
85 şüpheli tutuklandı.
220 kişi hakkında yasal işlem başlatıldı.
Çok sayıda şüphelinin mal varlıklarına ihtiyati tedbir konuldu.
Süreç titizlikle işletilirken, piyasaya kısa vadeli girip manipülatif hareketlerle yüksek vurgun yapanların özel olarak takip edildiği ve ellerinde bu kişilere ait kara liste bulunduğu ifade edildi.
5 kişi parayı geri getirdi
Yatırımcının mağduriyetini önlemek ve piyasadaki akışı korumak amacıyla Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) bünyesinde özel bir hesap açıldı. Gönüllülük esasına dayanan bu mekanizma ilk meyvelerini vermeye başladı.
Bakan Gürlek, TMSF Başkanı ile yaptığı son görüşmeyi aktararak, sisteme şimdiden 5 kişinin gayri resmi veya haksız kazanç iadesinde bulunduğunu açıkladı. İyi niyetli yatırımcıların ve şirketlerin bu süreçten en az zararla çıkması için bakanlık ve ilgili kurumlar ortak mesai harcıyor.
Zararı karşılamak kurtarmıyor
Toplantının en çarpıcı ve en net uyarısı ise soruşturmanın kilit detaylarından biri olan "etkin pişmanlık" mekanizması üzerine geldi.
Kısa süre önce gündeme gelen "zararın iki katını ödeyen kurtulur" algısının kesinlikle gerçeği yansıtmadığını belirten Gürlek, şu ifadeyle noktayı koydu:
"(Fon soruşturması) Zararın 2 katını karşılaması etkin pişmanlık sebebidir. Ancak zararı giderenler hakkında işlem yapılmayacak algısı yanlış. Bunlar hakkında da işlem yapılacak."
Bakanlık, suçun işleniş biçimi ve kasıt unsuru göz önüne alınarak, zararın telafi edilmesinin cezai soruşturmayı ortadan kaldırmayacağını, yalnızca yasal süreçteki indirim sebeplerinden biri olarak değerlendirileceğini net bir dille vurguladı.





