Her evde bulunduğuna gönülden inandığım... Belli bir yaşı geriden bırakan her Türk'ün okuduğunu varsaydığım… Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kaleme aldığı… “Nutuk…”

Neden “99 yıldır” bu millettin başucu eseridir; bilir misiniz?
Çünkü...
O “Nutuk”...
Atatürk’ün halkına verdiği bir “hesap” pusulasıdır!
Hepsinden önemlisi...

Yeni Türk Devleti'nin yazılan ilk tarihidir…

Her satırı bu milletin kılcal damarlarına kadar işler…
Okurken yaşınız kaç olursa olsun gözyaşlarınızı tutamazsınız!

*

Atatürk, büyük eserini bizzat okudu…
Bu millete sesleniş tam “beş gün” devam etti…

Son satırlara geldiğinde 37 saat dolmak üzereydi…

Tarihi bir hitabet olduğu için…
Bu millet o esere...

O günden bugüne hep “Nutuk” dedi…

*

Unutmayalım, unutturmayalım...

“O Nutuk”, bu Devlet'in “doğum vesikası”dır…
Yurdumuzun parçalanıp işgal edildiği günlerden başlar…
İstiklal Savaşı'nı…
Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunu ve…
İnkılapları anlatır…

Elinizden bırakamazsınız, bir solukta okursunuz…

Çünkü…
Tarihi yapan ile yazanın aynı şahsiyette birleşmiş olması…
“Nutuk”u benzersiz kılar…
Örneği dünya üzerinde yoktur!

*

Bu eser…
Sadece geçmiş bir devrin öyküsü değildir…
Milli varlığımızın bugününe de yarınına da ışık tutabilen…
Yüksek bir değer taşıdığı için önemlidir…

*

Hepsinden önemlisi…
Atatürk'ün, milletine verdiği en önemli mesaj…
“Nutuk”un son sayfalarında saklıdır ve…
O bölüm aynen şöyledir:

“Saygıdeğer efendiler, sizi günlerce meşgul eden uzun ve detaylı söylevim, nihayet geçmişe karışmış bir devrin hikayesidir… Bunda, milletim için ve gelecekteki evlatlarımız için dikkat ve uyanıklık sağlayabilecek bazı noktaları belirtebilmiş isem kendimi mutlu sayacağım… Efendiler, bu söylevimle, milli varlığı sona ermiş sayılan büyük bir Millet'in, bağımsızlığını nasıl kazandığını ilim ve tekniğin en son esaslarına dayanan milli ve çağdaş bir devleti nasıl kurduğunu anlatmaya çalıştım… Bugün ulaştığımız sonuç, asırlardan beri çekilen milli felaketlerin yarattığı uyanıklığın eseri ve bu aziz vatanın her köşesini sulayan kanların bedelidir… Bu sonucu, Türk Gençliği'ne emanet ediyorum…”

*

Bitiriyoruz...

O günlerde, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün bizzat kaleme aldığı “Nutuk”un seslendirilmesi 15 Ekim 1927’de başladı, 20 Ekim 1927’de sona erdi... Altı gün boyunca, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurul Salonunda günde ortalama altı saat olmak üzere toplam “36 saat 33 dakika” sürdü...

Peki, bunlar son satırlar mı?
Hayır…
Devamı şöyle:

“Ey Türk Gençliği! Birinci vazifen, Türk bağımsızlığını, Türk Cumhuriyeti'ni, sonsuza dek korumak ve savunmaktır…”

Bundan sonrasını zaten yaşımız kaç olursa olsun biliyoruz…
Yine de bu köşede o söylev'in unutulmaz finalini yazalım izninizle:

“Ey Türk geleceğinin evladı! İşte, bu durum ve kurallar içinde dahi vazifen, Türk bağımsızlık ve Cumhuriyeti'ni kurtarmaktır! İhtiyaç duyduğun güç damarlarındaki soylu kanda mevcuttur!”

Sonsöz: “Ha'di; evdeki Nutuk'u yeniden okumaya başlayalım…”