Şehir hayatının o bitmek bilmeyen koşuşturmacası içinde, insanların her an bir deniz meltemine veya bir ağaç gölgesine sığınabilme şansı vardır. Ege’nin bu hareketli liman kenti, kendi coğrafi sınırları içinde hem çok sert dağ iklimini hem de yumuşak sahil havasını aynı anda barındırır. Bu çeşitlilik, elbette topraktan fışkıran yeşilin tonlarına ve türlerine de doğrudan yansır.

Çamların Gölgesindeki Mesire Alanları

İzmir’in çevresini bir çember gibi saran dağlara baktığınızda, kızılçam ve fıstık çamı ormanlarının o güçlü duruşunu görürsünüz. Özellikle Kozak Yaylası gibi bölgelerde fıstık çamları sadece bir ağaç türü değil, koca bir bölgenin ekonomik can damarıdır. Buradaki köylüler için kozalaklardan o değerli çam fıstığını ayıklamak, kelimenin tam anlamıyla iğneyle kuyu kazmak gibidir. Hafta sonları şehirlilerin piknik yapmak, mangal yakmak için akın ettiği Yamanlar Dağı veya Balçova teleferik etekleri de tamamen bu heybetli çam ağaçlarının egemenliğindedir. Çam ağaçları, İzmir’in o nemli ve sıcak yaz günlerinde adeta devasa birer klima görevi üstlenir.

İzmir turizmi dünya sahnesine dijitalle açılacak
İzmir turizmi dünya sahnesine dijitalle açılacak
İçeriği Görüntüle

Kıyılarda Palmiye, İç Kesimlerde Zeytin

Kordonboyu’nda veya Karşıyaka sahilinde yürürken İzmir’in silüetiyle özdeşleşmiş olan palmiye ağaçları hemen dikkatinizi çeker. Şehre o Akdenizli, modern ve rahat havayı katan palmiyeler, görsel bir şölen sunar. Ancak biraz iç kesimlere, Urla, Seferihisar veya Karaburun tarafına doğru ilerlediğinizde asıl patronun kim olduğu ortaya çıkar: Zeytin. İzmir’in ilçelerinde binlerce aile zeytin hasadını koca bir yıl dört gözle bekler. Rüzgarın her esişinde yapraklarının o gümüşi alt kısmı parlayan zeytin ağaçları, egelinin mutfağındaki yağın, kahvaltısındaki bereketin tek adresidir.

Sokakları Süsleyen Turunçlar

İzmir’in mahalle aralarındaki o sıcak ve samimi dokuyu tamamlayan en önemli unsur ise kaldırımları süsleyen turunç ağaçlarıdır. Meyveleri yenmese de, bahar aylarında açtıkları çiçeklerin kokusu tüm sokağı sarar. Kışın ortasında dallarında asılı kalan turuncu toplar, o gri ve yağmurlu günlerde sokaklara inanılmaz bir renk katar. Belediye tarafından özenle budanan çınarlar ve dut ağaçları da eski semtlerde mahalle kültürünün etrafında toplandığı, altında çayların içildiği doğal buluşma noktaları olarak varlıklarını sürdürüyor.

Kaynak: Haber Merkezi