Son Mühür - Merve Turan / DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Karal, Gazze’de yaşanan insani trajediye dair önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine alınan uluslararası sözleşmelere ilişkin kanun teklifi görüşmeleri sırasında söz alan Karal, İslam dünyasının Gazze konusunda tarihinin en dibe vurmuş sefilliğini yaşadığını ifade etti.

Karal, konuşmasında “Gazze’deki kardeşlerimizin ifadesiyle; onları öldüren; katillerin silahları değil, Müslümanların veya Müslüman olarak kendisini ifade edenlerin sessizliği ve vurdumduymazlığıdır” dedi. Açıklamalarıyla İslam dünyasında, özellikle Gazze’deki insanlık dramına karşı gösterilen duyarsızlığa dikkat çekti. Karal, bu durumu “İslam dünyasının ve Müslümanların yaşadığı bu özden kopuş savrulmaları” olarak nitelendirerek, bu eksikliklerin İslam dünyasındaki birlik ve beraberliği zedelediğini ve uluslararası alanda haysiyetli bir duruş sergileyemediklerini vurguladı.

İslam dünyasında kötü bir tablo: Gazze'deki sevr!

“İslam dünyası Gazze konusunda tarihinin en dibe vurmuş sefilliğini yaşıyor,” diyen Karal, bu durumun İslam dünyası açısından büyük bir kahredici hal aldığını belirtti. Karal, Gazze'deki dramın, İslam dünyasında bir anlamda “özden kopuş” yaşandığını ve Müslümanların birbirine ve temel değerlerine olan bağlılıklarının zayıfladığını ifade etti. Bu durumun, özellikle uluslararası alanda etkili bir duruş sergileyememelerine yol açtığının altını çizdi. Karal, Gazze’deki durumu örnek göstererek, İslam dünyasında son yıllarda yaşanan zayıflamayı ve birlikteliğin kayboluşunu eleştirdi.

hasan KarallMüslümanların sessizliği, katillerden daha tehlikeli

Milletvekili Hasan Karal, yaptığı konuşmasında, ABD Başkanı Donald Trump’ın, Gazze’yi “ABD'nin yetkisi altına” alacakları şeklindeki açıklamalarına da dikkat çekti. Trump’ın, Ürdün Kralı 2. Abdullah ile yaptığı görüşmeye atıfta bulunan Karal, Kral’ın bu açıklamaya hiçbir tepki vermemesini eleştirdi. Karal, “Gazze’deki kardeşlerimizin ifadesiyle; onları öldüren; katillerin silahları değil, Müslümanların veya Müslüman olarak kendisini ifade edenlerin sessizliği ve vurdumduymazlığıdır,” diyerek, İslam dünyasının liderlerine yönelik sert eleştirilerde bulundu.

Karal, İslam dünyası yöneticilerinin, kendi halklarına karşı gösterdikleri sözde güçlü tavırlarını, emperyalist güçlere karşı sergileme konusunda cesur olamadıklarını belirtti. “İslam dünyasının yöneticilerinin kahir ekseriyeti, kendi halklarına karşı gösterdikleri sözüm ona, tırnak içinde, ‘horozvari duruşlarını’ emperyalistler önünde sergileme delikanlılığını gösterememektedir,” diyen Karal, bu durumu eleştirerek, İslam dünyasında liderlerin asli sorumluluklarını yerine getirmediğini ifade etti.

Beyaz Saray’da İslam düyasına ait olmayan bir tavır

Karal, açıklamalarında 2 gün önce Beyaz Saray’da gözlemlenen bir durumu da örnek verdi. ABD Başkanı Trump’ın açıklamalarına karşı, Ürdün Kralı 2. Abdullah’ın herhangi bir tepki göstermediğini belirten Karal, bu durumu üzülerek aktardı. “Şunu içim kan ağlayarak ifade ediyorum ki; Müslümanları idare etme sorumluluğuna talip olmuş birçok yöneticinin makam, dünya ve şöhret inancı Allah ve ahiret inancının önüne geçmiştir,” şeklinde açıklamalarını sürdürdü. Karal, bu tür tutumların, İslam dünyasının uluslararası alandaki etkisizliğini artırdığını ve bu yöneticilerin İslam'ın gerçek ilkeleri doğrultusunda bir duruş sergileyemediklerini belirtti.

İslamilik endeksi ve İslam’ın evrensel ilkelerinden sapma

Konuşmasında ayrıca, Amerika Birleşik Devletleri’nde faaliyet gösteren ‘İslamicity Vakfı’ tarafından yapılan İslamilik Endeksi araştırmasına da değinen Karal, bu araştırmanın, İslam ülkelerinin evrensel İslam ilkelerine ne kadar sadık olduklarını değerlendirdiğini belirtti. Karal, araştırmanın sonuçlarına atıfta bulunarak, İslam ülkelerinin adalet, dürüstlük, evrensel ahlak, liyakat, kul hakkı yememe, çevreye saygı ve inanç özgürlüğü gibi İslam’ın temel ilkelerine uymada, Müslüman olmayan ülkelerden geride kaldıklarını söyledi.

Karal, İslam dünyasında bu ilkelerin uygulanmasında yaşanan eksikliklerin, Müslüman ülkelerin uluslararası düzeyde daha zayıf bir duruş sergilemesine neden olduğunu dile getirdi. İslam ülkelerinin kendi içlerinde bu değerlere uygun bir yönetim ve tutum sergileyemediğini belirten Karal, bu durumun global düzeyde de İslam dünyasının etkisini olumsuz yönde etkilediğini ifade etti.

Muhabir: Merve Turan