Son Mühür / Yağmur Daştan - Kentin nefes aldığı alanların bir bir vitrine çıkarılması son dönemde İzmir’de tartışmalara neden oluyor. Yerel yönetimlerin SGK borçları gerekçe gösterilerek sosyal donatı, sağlık, eğitim ve merkezi iş alanı olarak planlanan kamu arazilerinin imar değişiklikleriyle “özel” kullanıma açılıp satışa hazırlanmasına, şehir plancıları tepki gösterdi. TMMOB Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi, bu sürecin yalnızca bir mali kriz değil, İzmir’in geleceğini ilgilendiren bir planlama ve kamu yararı sorunu olduğuna dikkat çekerek ‘Kamu malları kamuda kalmalı” mesajı verdi.
‘Kamu hizmet etmek istediğinde kiracı mı olacak?”
Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu üyesi Ilgaz Su Aktaş, “Planlara sadık kalınması ihtiyacı var. Biz mevcut planlar üzerinden kentin bundan sonraki süreçlerde bizden sonraki kuşaklara da doğru şekilde planlamaya ihtiyacımız var. Bu süreç uzun süredir devam ediyor. Yerel yönetimlerin yaşadığı bir kriz olduğunun altını çizmek gerekiyor. Bunları ilk etapta gözden çıkarmak ve satmak gibi bir yol izleniyor. Bu alanlar, kentin ihtiyaç duyduğu ve kente hizmet edecek alanları… Kamu hizmet etmek istediğinde kamu mülkü bulamayacak ve bir yerde kiracı mı olacak? Ne yazık ki bu tablo sürecek gibi duruyor” ifadelerini kullandı.
“Hukuki anlamda da gereğini yapacağız”
“Bu parçalı plan değişiklikleri son zamanlarda meclis gündemlerinde görmeye başladık. Bu kadar sık parçalı plan değişiklikleri gündeme gelmeye başladı” mesajı veren ŞPO İzmir Şube üyesi Zafer Mutluer de “Plan değişiklikleri temelde mevcut planın bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozan, yatırımcının karını gözeten kamu yararını içermeyen değişiklikler. Bu değişiklikleri takip ediyor ve hukuki anlamda da gereğini yapıyor olacağız” dedi.
“Halkın malını kimse satmamalı”
TMMOB İzmir İKK Genel Sekreteri Aykut Akdemir ise şunları aktardı: “Plan değişiklikleri hukuksal işlemler. Burada ana süreç kamunun malının satılmasıdır. Ana sorun budur. Bunun İzmir’e yaşanmasının nedeni kamunun kamuya yaptığını insan insana yapmıyor. Kamuya olan borçları karşılığında borçları ödeyebilmek için, kamunun mallarını satılmasıdır. Hiç kimsenin birbirinden ayrılır durumu yoktur. SGK da bu ülkenin kurumudur, belediyeler de bu ülkenin kurumudur. Bu kurumlar arasındaki ekonomik ilişkiler kamunun malının satılmasını gerektiriyorsa hepsine karşıyız. Kamunun malını kamuda kalmalıdır, halkın malını kimse satmamalıdır.”