Son Mühür / İzmirli sanatçı ve müzik eğitimcisi Güler Demir hem sahnedeki üretimleri hem de eğitimci kimliğiyle sanat dünyasında dikkatleri üzerine çekmeye devam ediyor. Güler Demir, Hafta içi her gün saat 8.00 ile 11.00 arasında Radyo Ege’de canlı yayınlanan “Balamir ile Yol Saati” programında kentin sevilen programcılarından Balamir Yıldız’ın sorularını yanıtlarken yeni albümü “İçimde Kalanlar”ın hikayesini ve çıkış şarkısı “Arsız”ın ilham sürecini tüm samimiyetiyle anlattı.
Birbirinden müthiş beş şarkının yer aldığı albümünü “Söylenemeyen cümlelerin, ertelenmiş melodilerin ve yarım kalmış duyguların toplamı” olarak tanımlayan sanatçı, eserlerinin kişisel hayatından ve yaşadığı deneyimlerden izler taşıdığını vurguladı. Güler Demir, ikinci klibi ve gelecek albümleriyle ilgili de merak edilenleri anlattı.
“Herkes kendinden bir şeyler bulabilir”
Albümün ilk klibi olan “Arsız”ın özellikle kadınların güçlü duruşuna ve hayat mücadelesine ithaf edildiğini ifade eden Demir, “İçimde Kalanlar albümü söyleyemediğim cümlelerin, ertelenmiş melodilerin, zamanında cesaret edemediklerimin ve yarım kalmış hislerimin toplamı. İnsan çocukluğundan beri yaşadığı olaylarla yoğruluyor; karakteri ve duyguları oluşuyor. ‘Arsız’ şarkısında ‘Yürüdüm, yürüdüm’ diyorum ya… Buradaki gibi tek başına yürüyen, kendi ayakları üzerinde duran, hayat mücadelesi veren güçlü insanlara ve özellikle kadınlara adadığım bir şarkı. Acı çeken bir kadın olduğumu, tek başıma mücadele ettiğimi ve yalnız kaldığımı düşünerek bu şarkıyı yazdım. Şu an böyle bir durum yaşamıyorum ama hayatın farklı dönemlerinde herkesin böyle anları olabiliyor. O yüzden herkesin kendinden bir şeyler bulabileceği bir şarkı” diye konuştu.
İkinci klip de yolda!
“Güzel olan her iş bir şekilde yolunu buluyor” sözleriyle konuşmasını sürdüren Demir, albümde yer alan şarkılara ilişkin de şunları anlattı: “Herkesin öncelikle kendinden bir şeyler bulabilmesini istedim. Amacına ulaştığını düşünüyorum, insanlar da bu yönde tepkiler veriyor. Albümde beş şarkımız daha var. Her biri benim için ayrı değerli; hepsi favorim diyebilirim. ‘Hatır İçin’ şarkımı çok severim. Günümüzdeki sahte dostlukları ve çıkar ilişkilerini konu alarak yazdım. ‘Kırmızı Kaftan’ sanki bir evlilik teklifi gibi… ‘Ruh İkizi’ şarkımı ise adı gibi ruh ikizini arayan ve bulan insanlar için yaptım. Bir sonraki klibimiz ‘Kırmızı Kaftan’ olacak. Albümümüz DMC etiketiyle çıktı, ikinci klibimizin de yaklaşık bir ay içinde yayınlanmasını planlıyoruz.”
“Onlardan çok şey öğreniyorum”
17 yıldır devlet okullarında müzik öğretmenliği yaptığını da belirten Demir, “Daha önce İstanbul Kuştepe’de görev yapmıştım. Müziğe çok yetenekli öğrencilerim vardı. Klarnetten saksafona, kanundan darbukaya kadar birçok enstrümanı çalabilen öğrencilerim oldu. Birçok yarışmaya katıldık ve birincilikler elde ettik. Genç yaşta karşılaştığım ve konservatuvara hazırladığım çok sayıda öğrencim var. Onlardan da çok şey öğreniyorum. Eğitimci olmaktan mutluyum, çocukları çok seviyorum. Okulum için bir beste ve okul marşı bile yaptım. Hayatta yaşadığımız her şey sanata ilham veriyor” dedi.
“İki türle birden yoğuruldum”
Son olarak müzikal tarzına da değinen Demir, sözlerini şöyle tamamladı: “Bir şarkı yapmayı ve onun üzerine çalışmayı çok seviyorum. Tarzım 90’lar Türk pop müziğine çok yakın. Çocukluğumdan beri Türk sanat müziği ile büyüdüm. Annem sabahları TRT kanalını açar, babam ise arabesk severdi. Ben de bu iki müzik türüyle yoğrulmuş biriyim. Ege Üniversitesi Devlet Türk Müziği Konservatuvarı mezunuyum. Sezen Aksu’larla büyüdüğüm için pop müziğe de ayrı bir sevgim var. Daha önce Bülent Ersoy ve Muazzez Abacı’ya vokallik yaptım. Türk müziği ezgileri şarkılarımda yer alıyor. İkinci albümün şarkıları da hazır; yine hepsi kendi kalemimden…”