İZMİR HABERLERİ

'Yalnızlar partisi' 14 Şubat’ın yeni trendi oldu!

14 Şubat Sevgililer Günü yaklaşırken toplumun bir kesiminde bu özel güne yönelik belirgin bir ilgisizlik göze çarpıyor. Buna karşılık ilişkisi olmayan bireyler arasında alternatif kutlama biçimleri öne çıkıyor. Son yıllarda sayısı artan bu etkinlikler, kamuoyunda “yalnızlar partisi” adıyla anılmaya başladı. Klinik Psikolog Şenel Kahraman, ekonomik kaygılar, yalnızlık oranındaki artış ve sosyal medyanın etkisiyle ‘yalnızlar partisi’ gibi etkinliklerin yaygınlaştığını belirtti.

Abone Ol

Son Mühür/ Emine Kulak- 14 Şubat Sevgililer Günü yaklaşırken birçok çift özel gün için hediye ve sürpriz hazırlıklarına yönelirken, toplumun bir kesiminde bu tür sembolik günlere karşı belirgin bir ilgisizlik ve “boş vermişlik” hali dikkat çekiyor.

Diğer yandan buna karşılık ilişkisi olmayan bireyler arasında alternatif kutlama biçimleri de öne çıkıyor. Son yıllarda sayısı artan bu etkinlikler, kamuoyunda “yalnızlar partisi” adıyla anılmaya başladı. Klinik Psikolog Şenel Kahraman, bu ruh halinin bireysel olduğu kadar toplumsal ve sosyolojik dinamiklerle de yakından ilişkili olduğu şeklinde değerlendirme yaptı.

"Yalnızlar partisi gibi etkinlikler yaygınlaşıyor"

14 Şubat sevgililer için anlamlı olsa da yalnızlar için zorlayıcı olabileceğini söyleyen Klinik Psikolog Şenel Kahraman, “Şu anda insanların gündeminde maaş zamları, enflasyon, altın düştü mü yükseldi mi gibi daha temel insani amaçlar yer alıyor olabilir. 14 Şubat ile ilgili son yıllarda ‘yalnızlar partisi’ gibi etkinlikler yaygınlaşıyor. 14 Şubat sevgililer için anlamlı olsa bile yalnızlar için zorlayıcı olabiliyor. Bir diğer açıdan elimde istatistiki bilgi yok ancak yalnız insanların sayısı artıyor olabilir. Kişiler arası ilişkilerde güven problemi, bağlanma sorunları, toplumsal değişimler, insanların satın alma güçlerinin zayıflaması, geleceğe dair umutsuzluk ve karamsar eğilimler romantik ilişkileri ciddi oranda etkiliyor olabilir. Sosyal medyanın etkisi de yadsınamaz. Çünkü kadın ve erkeğe bakışı ciddi oranda etkiliyor. Sosyal medyada insanların gerçek yaşantılarından çok daha ideal hallerini gösterme eğilimlerine her iki cinsin birbirine yaklaşmasını zorlaştırıyor” dedi.

"İlişki anlayışı farklılaşmaya başladı"

Kuşaklar arası ilişki anlayışının değiştiğini söyleyen Kahraman, “Sosyal medya paylaşımlarına baktığımızda, tek eşlilik, derin bağ kurma, kalıcı ve uzun vadeli ilişki, açık iletişim, bir aile kurma gibi kavramlar bir değer olarak sunulmuyor. Herkes narsist, herkes aldatır gibi etiketlendirmelerle insanların birbirlerine sunabilecekleri potansiyel güven zedeleniyor. Günümüzde birçok insan daha fazla takipçi kazanmak, like almak ve izlenme sayısını artırmak için istisnai durumları genelde yaşanıyormuş gibi, durumu abartarak olduğundan farklı göstererek romantik ilişkilerin ruhunu bozuyorlar. Eğer birey maruz kaldığı bu içerikler karşısında sağduyusunu, rasyonel bakışını koruyamazsa gerçek bir ilişkiye emek vermektense daha yüzeysel ilişki biçimlerine yöneliyor. Böylece kendisini koruduğunu sanıyor. Oysa hayatında gerçek bir bağ olmadan insanın mutlu olması, var olması ne yazık ki çok zor. Günümüzde herhangi birisinin ilişki anlayışı, babaannesinin, annesinin ve çocuğunun ilişki anlayışından farklılaşmaya başlamış durumda. Bu kuşaklar arası ilişki anlayışının değiştiğini gösteriyor. Sosyal medyada bu konuda paylaşımda bulunanların, değişime ivme kattıklarının, olası sonuçların ve sorumluluğunun farkında olduklarını sanmıyorum” diye konuştu.