Sabah yağmurla uyandık.

Sonbahar kendini göstermeye başladı. Uzmanlar, “Bu yıl çok yağmur yağacak. Mega El Nino İzmir’i de etkileyecek. Sıcak ve yağışlı bir kış olacak. Tabii ki balkanlardan soğuk hava gelirse kar bile beklenebilir.” diyor. Umurumda değil, susuzluk problemi çözülecek önemli olan o... Aklım Perşembe günü izlediğim “Hepimizin Öyküsü Aynı” oyunda yağmurun kokusu... Hayat güzel be usta! Olacak o kadar...

LEVENT KIRCA’YI ANIYORUZ...

Olacak o kadar deyince Levent Kırca geldi aklıma o bıyık altından hınzırca gülümsemesi... Yaşanan olayları “Olacak O Kadar” programında tatlı tatlı eleştirir. Kahkahaya boğardı. Tam teşekküllü kameraman Cevat Kelle en sevdiğim karakterlerinden biriydi.

Jenerik müziği de çok etkileyiciydi. Grup Gündoğarken bestesi... Hala dillerde...

“Aç gözünü seyret tekrarı yok bunun

İşimiz muhabbet efkarı yok bunun

Arada bir dilimiz sürçerse affola

Tutmasını biliriz de kemiği yok bunun

Olacak olacak olacak o kadar

Olacak olacak olacak o kadar

Niyetimiz kimseyi kırmak değildir

Şurdakini buraya koymak değildir

Arada bir zülfiyare dokunduk

Tam yerine rastgeldi manzara koyduk”

1988 yılında başlayan program rekor bir şekilde 22 yıl sürmüştü. Topluma ayna tutan, liderleri ufak tefek iğneleyen bir programdı.

Levent Kırca’yı 12 Ekim 2015’te sonsuzluğa uğurladık. Son anına dek kamera önündeydi. Güldüren, güldürürken düşündüren bir sanatçıydı. Birçok sanatçının da önünü açmış. Tiyatroda, sinemada televizyonda başarılara imza atmıştır. 11 yıldır hala eserleri keyifle izlenmekte konuşulmakta... Ruhu şad olsun!

BEŞ KADIN BİR ŞİDDET!

İzmir Şehir Tiyatroları sezonu açtı.

İlk oyun “Hepimiz Öyküsü Aynı”...

Oyunun kaynağı Franca Rame ve Dario Fo'nun yazdığı “Kadın Oyunları”...

Füsun Demirel çevirmiş... Deniz Gürzumar yönetmiş. Yönetmen bir erkek olarak kadın konusuna ve kadınların mağduriyetine çok güzel sahnelemiş.

Geçen hafta ilk gösterimi yapıldı. Başkan Tugay’ın Ak Parti’ye geçmesi nedeniyle Genel Sanat Yönetmeni Levent Üzümcü ve Danışma Kurulu Üyeleri istifa etmişti. Oyuncular bu garip psikoloji ile sahnedeydi. Ancak profesyonelce sanki böyle bir şey yaşanmamış gibi oynadılar. Finalde ev hapsinde bulunun Levent Üzümcü’ye de Genel Sanat Yönetmenleri olarak selam gönderdiler.

5 Kadın sahnede...

Beş başarılı oyuncu...

Farklı dünyalarda ama kaderleri aynı...

Bembeyaz pardesüler üzerinde kadın cinayetinde kaybettiğimiz canların isimleri ile bir saygı duruşu...

Şiddet...

Oysa şiddet kaderimiz değil. Kadına şiddet sona erdirilmeli. Beş kadının dünyasına dalıyoruz. Ortak paydada buluşan beş kadın...

Işık oyunları renk katıyor.

1 saat 25 dakika tempo hiç düşmüyor. Kadın cinayetlerinde kaybettiklerimizin isimlerinin yazıldığı beyaz pardesü çıkarılıp oyuna başlıyorlar. O isimlerin de hayatları farklıydı ama sonları aynı oldu. İsimler değişti ama sonuç değişmedi.

Bir yabancı eserden çevrilmesine rağmen ne çok ortak noktamız var. Kadınlar tüm dünyada benzeri sıkıntıları yaşıyorlar. Zaman zaman gözlerinizden yaş akıyor. Bazen kahkahalara boğuluyorsunuz. Baskılar, şiddet, eşitsizlik... Hepimizin öyküsü aynı aslında...

1977 yılında yazılmış. Farklı bir ülkede yaşayan beş kadının hikayesi bizim içinde hiç yabancı değil. Dünya değişiyor ama kadınların geri planda tutulduğu ezilip baskı altında kaldığı ve şiddet gördüğü düzen değişmiyor.

İzmir Şehir Tiyatrosu’nun altıncı sezonunun açılış oyunu bu sezonun iyi geçeceğinin göstergesi...

Nice sezonlara ve başarılı oyunlara...

Yolunuz açık olsun. Emeği geçenlerin yüreğine sağlık...

Bu oyunu mutlaka izleyin!