GÜNDEM HABERLERİ

X’te 149 takipçi, ankette yüzde 9,8 oy: ORC’den dikkat çeken açıklama!

ORC Araştırma’nın Şubat 2026 tarihli anketinde Yerli ve Milli Parti’nin yüzde 9,8 oy potansiyeline ulaşması tartışma yarattı. Şirketin Genel Müdürü Mehmet Pösteki, sonuçların parti ismine yönelik algıdan kaynaklanmış olabileceğini belirterek, bundan sonraki çalışmaların açık uçlu sorularla yapılacağını açıkladı.

Abone Ol

ORC Araştırma’nın 4-6 Şubat 2026 tarihlerinde gerçekleştirdiği “Siyasi Partilerin Genel Seçim Oy Potansiyelleri” başlıklı kamuoyu yoklaması, açıklanan sonuçların ardından siyasi gündemde tartışma başlattı. Araştırmada, kamuoyunda sınırlı görünürlüğe sahip Yerli ve Milli Parti’nin oy potansiyelinin yüzde 9,8 olarak ölçülmesi dikkat çekti.
Anketin, 26 ilde toplam 2 bin 800 katılımcı ile yapıldığı bildirildi.

AK Parti ilk sırada

Araştırma sonuçlarına göre AK Parti yüzde 44,1’lik oy potansiyeliyle ilk sırada yer aldı. CHP’nin oy potansiyeli yüzde 38,9 olarak açıklanırken, MHP yüzde 22,7 ile üçüncü sırada konumlandı.
İYİ Parti’nin oy potansiyeli yüzde 15,2, DEM Parti’nin yüzde 14,5, Zafer Partisi’nin ise yüzde 12,0 olarak paylaşıldı.

Yerli ve Milli Parti iki partiyi geride bıraktı

Ankette öne çıkan başlıklardan biri Yerli ve Milli Parti oldu. Sosyal medya platformu X’te 149 takipçisi bulunan partinin oy potansiyeli yüzde 9,8 olarak ölçüldü.

Aynı çalışmada Yeniden Refah Partisi’nin oy potansiyeli yüzde 9,6, Saadet Partisi’nin ise yüzde 7,4 seviyesinde açıklandı. Böylece Yerli ve Milli Parti’nin, her iki partinin üzerinde bir potansiyel oranına ulaştığı görüldü.

ORC’den yöntem açıklaması

Tartışmaların ardından ORC Araştırma Genel Müdürü Mehmet Pösteki, çalışmanın metodolojisine ilişkin değerlendirmede bulundu. Pösteki, ankette seçmenlere parti isimlerinin tek tek okunarak “oy verebilir misiniz” sorusunun yöneltildiğini belirtti.
Açıklamada, “Kesinlikle oy veririm” ve “oy verebilirim” yanıtlarının toplamının oy potansiyeli olarak kamuoyuyla paylaşıldığı ifade edildi. Pösteki, eleştirilerin odağındaki partinin isminin seçmen nezdinde olumlu çağrışım yaratmış olabileceğini ve bu nedenle “oy verebilirim” yanıtlarının beklenenden yüksek çıktığını kaydetti.

Araştırmalarda küçük partilere yer verilmediğinde eleştiri aldıklarını, parti isimleri tek tek okunduğunda ise benzer sonuçların ortaya çıkabildiğini dile getiren Pösteki, bundan sonraki süreçte siyasi partilere ilişkin oy oranı ve potansiyel ölçümlerinin açık uçlu sorularla yapılacağını açıkladı. Bu yöntem değişikliğinin, kamuoyunda manipülatif yorumların önüne geçilmesi amacıyla tercih edildiği belirtildi.