Son Mühür/ Emine Kulak- Atakan Başpehlivan- Bugün şafak operasyonu ile gözaltına alınan Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin ve Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit’e destek olmak için Yeşilyurt İl Emniyet Müdürlüğü’ne gelen CHP İzmir Milletvekilleri Deniz Yücel ve Murat Bakan açıklamalarda bulundu.
Bakan: Tutukluluk sebebi olamayacak konulardan dolayı…
Operasyon için herhangi bir gerekçeye ihtiyaçları yok diye konuşan Vekil Murat Bakan, “Son derece üzgünüz. Şu an İzmir'de Mali Şube'nin önündeyiz. Demokrasi adına üzgünüz, hukuk devleti adına üzgünüz, yargının bağımsızlığı adına üzgünüz. Çünkü şu an burada arkadaşlarımızın tutuklu olmasını gerektirecek, gözaltında olmasını gerektirecek hiçbir şey yok. İki tane belediye başkanımız, birçok arkadaşımız şu an gözaltında, Mali Şube'de. Önceki operasyonlarda Buca'da gördük; herhangi bir gerekçeye ihtiyaçları yok artık. Normalde gözaltı sebebi olamayacak, tutukluluk sebebi olamayacak konulardan dolayı insanları gözaltına alıp tutukluyorlar. Bu özellikle son dönemde İzmir'de geçmişte olmayan bir şeydi. İzmir'de Büyükşehir davası dediğimiz, Aziz Kocaoğlu döneminde Fethullahçı savcıların, hakimlerin yapmadığı, o zaman ben Büyükşehir'de Grup Başkanvekiliydim, bir hukukçu olarak o sürecin içindeyim, onların yapmadığını yapıyorlar. Delilsiz... Buca'da gözaltına alınan arkadaşlar, tutuklanan arkadaşların bir kısmı personel yüzünden. Yani puantaja imza attığı için tutuklanan insanlar var” dedi.
“Yetişkin’in sağlık durumu son derece endişe verici durumda”
İsmail Yetişkin’in sağlık durumuna dikkat çeken Bakan, “Burada İsmail Yetişkin, Seferihisar Belediye Başkanımız bir ifade üzerine... Yani daha önce aynı İstanbul'da, Silivri'de arkadaşlarımızın "Duydum, öyleymiş" vesaire üzerine olduğu kulağımıza geliyor. Bilgimiz o yönde. Kendisinin sağlık problemleri son derece endişe verici durumda. Diyaliz hastası, yüksek şeker ilaçları kullanıyor sürekli. Dolayısıyla, yani burada gözaltında olmasını gerektirecek bir durum da yok. Böyle bir sağlık probleminde insanlar tutuklu dahi olamazlar yani, bırakın gözaltını tutuklu dahi olamazlar. Bu kadar ağır sağlık problemleri olmasına rağmen gözaltına aldılar” dedi.
“Destek olmak için gönderilen bir havale sebebiyle…”
Anne Meryem Yiğit’e dikkat çeken Vekil Bakan, “Onur Yiğit ile ilgili konu; annesi sanırım Meryem Yiğit üzerinden... Babası Ali Yiğit benimle beraber milletvekilliği yaptı. Son derece başarılı, İzmir'in tanınan hem siyasetçi hem iş insanıdır. Meryem Yiğit bizim İl Genel Meclisi üyeliğimizi yapmış, son derece başarılı bir iş insanıdır. Torbalı'da büyük bir hastanenin sahibi. Yerel seçimden iki gün önce, Malatya'da deprem geçirmiş bir kente; yoksula, fakire, fukaraya yerel seçim sürecinde yapılacak çalışmalara destek olmak için gönderilen bir havale üzerinden hem Meryem Yiğit gibi saygın, İzmir'in sevilen bir iş insanı ve ondan doğru hani aklımıza gelmeyecek, hiçbir hukuk kitabında yazmayacak bir şekilde Belediye Başkanı oğlunu gözaltına alıyorlar” diye konuştu.
“Arkadaşlarımızın yaptıkları işe, masumiyetlerine güveniyoruz””
Gözaltı hakkında konuşan Vekil Bakan, “Bu gözaltı kararına, altına imza atan savcı, bu gözaltını isteyen savcı ben nasıl bir hukuk eğitimi aldı, merak ediyorum. Yani biz, bizim aldığımız hukuk eğitiminde ya da dünyanın herhangi bir yerinde herhangi bir hukukçuya gönderdiğinizde bu dosyaları, bunlar ne gözaltı kararı alınabilecek dosyalar ne de ilerleyen süreçte içinden tutukluluk çıkarabilecek, çıkabilecek dosyalar. Yani soruşturmaya yer yok diyebileceğiniz dosyada, bilhassa Meryem Yiğit ve Onur Yiğit açısından... Diğer dosyayla ilgili de ortaya çıkacaktır. Biz arkadaşlarımızın yaptıkları işe, masumiyetlerine güveniyoruz, inanıyoruz. Buradayız yani, vaktimiz buralarda geçiyor. Cezaevlerinden izin alamıyoruz. Üç gündür Adalet Bakanlığı'ndan izin istiyorum Buca Cezaevi'ndeki ve Şakran'daki arkadaşları ziyaret edebilmek için; üç gündür üst üste dilekçe veriyorum, görüşemiyoruz. Her gün bir operasyon haberiyle uyanıyoruz. Yine bugün sabah 5.30'da bu haberle uyandık, geldik buraya. Burada Deniz Yücel vekilim var, İzmir Milletvekilimiz Deniz Yücel var. İzmir İl Başkanımız burada. İzmir'in seçilmiş örgütü, milletvekilleri, Genel Başkan Yardımcıları olarak buradayız; arkadaşlarımızın yanındayız, süreci takip edeceğiz” dedi.
Yücel: Onur Yiğit benim 25 yıllık dostum
CHP İzmir Milletvekili Deniz Yücel, “Murat Bey'in söylediklerine ilave olarak şunu söyleyebilirim: Hukuksuzluğun kurumsallaştığı, kuralsızlığın kural haline geldiği bir süreç yaşıyoruz. Her gün, her hafta ya da gün aşırı Cumhuriyet Halk Partili seçilmişlere, belediye başkanlarına, siyasilere yönelik birtakım operasyonlar ve hukuki süreçler yürütülüyor. Cumhuriyet Halk Partisi'ne de aynı şekilde bu operasyonlar yürütülüyor. Yani mutlak butlan kararı da, kurultayın iptal edilmesi de bu saldırının, siyasi operasyonların bir parçası. Bunları birbirinden bağımsız düşünemeyiz. Cumhuriyet Halk Partisi veya Cumhuriyet Halk Partili siyasetçiler, seçilmişler ne yapmışlar, hangi suçu işlemişler? 47 sene sonra Cumhuriyet Halk Partisi'ni Türkiye'nin birinci partisi yapmışlar. Kurulduğundan beri, 24 sene sonra AK Parti'yi ikinciliğe düşürmüşler ve AK Parti'nin o seçilmişleri ve muktedirlerinin iktidarını ve koltuklarını şu anda sallamaktalar. Seçim geldiğinde eğer demokratik ve hukuki bir seçim yaşarsak, ki yaşayacağız, her şeye rağmen buna inanıyoruz, inanmak istiyoruz, 24 sene sonra, 25 sene sonra iktidarlarını kaybedeceklerini onlar da görüyorlar. Bu saldırılar da bundan kaynaklanıyor. Onur Yiğit benim yani 35 yıllık dostum. Annesi, babası, Murat Bey'in dediği gibi her ikisi de çok değerli isimler, çok başarılı iş insanları. Bir para göndermekten dolayı, seçimden iki gün önce bir para göndermekten dolayı bu insanların gözaltına alınması hukuki değil. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir şey olamaz. Bu para bir uyuşturucu parası değil, suç geliri değil, rüşvet parası değil, böyle bir iddia dahi yok. Sadece ve sadece seçime iki gün kala ama seçim kampanyasına ama kumanya için ama Murat vekilimin söylediği gibi bir deprem bölgesinde yapılan bir seçim, bir yardım, bir destek amacıyla yapılmış bir şey, bir havale. Yani buradan suç üretmek, buradan suç uydurmak mümkün değil” dedi.
“Tertemiz, pırıl pırıl bir arkadaşlarımız”
Operasyon süreçlerinin seçimlere kadar devam edeceğini öngördüklerini söyleyen Yücel, “İsmail Başkan ikinci dönem belediye başkanımız. Geçmişte uzun yıllar Seferihisar'da ilçe başkanlığımızı yaptı. Tertemiz, pırıl pırıl bir arkadaşımız; aynı şekilde Onur Yiğit de öyle. Biz bu sürecin siyasi bir süreç olduğunu biliyoruz. Bu süreçlerin bunu üzülerek söylüyorum, asla ve asla bunu normalleştirerek söylemiyorum ama bu süreçlerin devam edeceğini de, seçimlere kadar devam edeceğini de öngörüyoruz. Ama bu haksızlıklar, bu vicdansızlıklar, bu adaletsizlikler kimsenin yanına kalmadı. Geçmişte FETÖ'nün, cemaatin yargıyı ele geçirdiği dönemde yaşanan siyasi davaların bir benzerini, hatta daha beterini, daha kötüsünü yaşıyoruz. Biz kimse yargılanmasın, kimse soruşturulmasın demiyoruz. Ama özellikle seçilmiş insanlar... Elbette bürokratlar da, iş insanları da, belediye çalışanları da, onlar da tutuksuz yargılansın. Herkes soruşturulabilir, herkes yargılanabilir. Suçu olan varsa, tespit edilirse adil bir yargılamayla cezalarını da çeksinler. Ama bu şekilde baştan mahkumiyet sonucu doğuracak, cezanın peşinen, daha yargılama yapılmadan infazı sonucu doğuracak gözaltılara, tutuklamalara ve hukuksuzluklara itiraz ediyoruz. Dileğimiz ve temennimiz en kısa zamanda serbest kalmalarıdır” şeklinde konuştu.
Vekil Bakan’dan Veli Ağbaba açıklaması
Doğuş Bayır’ın da yerel seçimde destek sağladığını söyleyen Vekil Bakan, “Doğuş Bayır da gözaltında. O da bizim önceki dönem milletvekilimiz, beraber milletvekilliği yaptığımız, il başkanlığımızı yapan Tacettin Bayır'ın oğlu. O da aynı şekilde, Meryem Yiğit gibi seçim öncesi, seçimden birkaç gün önce hani deprem yaşamış bir bölgeye seçim sürecinde destek olmak için yaptığı bir havaleden dolayı gözaltında. Bunu Türk toplumunun vicdanına bırakıyoruz. Türk toplumunun vicdanına bırakıyoruz; bizi seyreden insanların, sizin ulaştığınız insanların vicdanına bırakıyoruz. Deprem bölgesine sadece, o deprem bölgesinin vekili Veli Ağbaba olduğu için, Veli Ağbaba'yı hedef aldıkları için ve Veli Ağbaba'nın o kentte yarattığı değerleri, depremde de o kentin tüm ilçelerine, köylerine ilk yardımı gönderen, tüm yerel yönetimlerden o mücadeleyi yapan kişi olduğunu, o kentin yoksuluna sahip çıkan bir milletvekili olduğu, sorununa sahip çıkan milletvekili olduğu ve o kentte özgül ağırlığı olan, Türkiye'de özgül ağırlığı olan ve bizim değişim sürecinde de etkin bir aktör olmasıdır. Bunun temel sebeplerinden birisi” dedi