İzmir Haberleri

Uzmanından ‘Karbonsuzlaşma Platformu’na tam destek: Yeşil dönüşüm artık bir tercih değil zorunluluk!

Avrupa Yeşil Mutabakatı ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması gibi uluslararası kuralların ticareti yeniden şekillendirdiğini vurgulayan Çevre Mühendisi Yakup Ateş, “Platform, hem sürdürülebilirlik odaklı dönüşüm yatırımlarına doğrudan finansman desteği sağlayacak hem de tesislerin dijitalleşme ve yeşil teknolojilerle entegrasyonu için proje geliştirme süreçlerine rehberlik edecek” dedi.

Abone Ol

Son Mühür / Yağmur Daştan - Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile yürürlüğe giren Türkiye Sanayi Karbonsuzlaşma Yatırım Platformu’na çevre mühendislerinden destek geldi. Platformun, Türk sanayisinin küresel pazarlardaki rekabet gücünü koruyarak düşük karbonlu ve sürdürülebilir bir üretim modeline geçişinde tarihi bir dönüm noktasını temsil ettiğini belirten Çevre Mühendisi ve İSG Yüksek Mühendisi Yakup Ateş, yeni finansman ve teknik dönüşüm fırsatlarını mühendislik, sürdürülebilirlik ve bölgesel kalkınma perspektifinden değerlendirdi.

“Sanayi kuruluşlarına can suyu olacak”

Küresel üretim ve tedarik zincirlerinde yaşanan radikal değişimlerin iklim kriziyle mücadele hedefleri ve imalat sanayiindeki teknolojik gelişmeler, ihracat odaklı büyüme modelini benimseyen Türkiye için yeşil dönüşümü bir tercih olmaktan çıkarıp yasal ve ekonomik bir zorunluluk haline geldiğini belirten Ateş, “Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi kapsamında sunulan 2035 yılı ulusal katkı beyanları ve net sıfır emisyon vizyonu doğrultusunda şekillenen bu yeni platform, sanayimizin yapısal dönüşümüne çok ciddi bir ivme kazandıracak. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın liderliğinde yürütülecek olan platform; Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD), Dünya Bankası Grubu ve Uluslararası Finans Kurumu (IFC) gibi küresel finansman devlerinin stratejik iş birliğiyle hayata geçirildi. Bu güçlü konsorsiyum, özellikle emisyon azaltımının teknik ve finansal açıdan en zorlu olduğu demir-çelik, çimento, kimya ve tekstil gibi enerji yoğun sektörlerde faaliyet gösteren sanayi kuruluşlarına can suyu olacak. Platform, hem sürdürülebilirlik odaklı dönüşüm yatırımlarına doğrudan finansman desteği sağlayacak hem de tesislerin dijitalleşme ve yeşil teknolojilerle entegrasyonu için proje geliştirme süreçlerine rehberlik edecek” dedi.

5 temel başlığa dikkati çekti

Süreç içerisinde öne çıkan 5 temel dönüşüm başlığına da işaret eden Ateş, “Karbon ayak izi yönetimi; Tesis bazlı emisyon kaynaklarının izlenmesi, doğrulanması ve emisyon ticaret sistemlerine (ETS) uyumlu hale getirilmesi. Enerji verimliliği ve temiz enerjiyle birlikte sanayi tesislerinde enerji kayıplarının önlenmesi, atık ısı geri kazanımı ve yenilenebilir enerji kaynaklarının üretim süreçlerine entegrasyonu. Atık yönetimi ve döngüsel ekonomiyle Endüstriyel atıkların hammadde olarak yeniden ekonomiye kazandırılması ve "Sıfır Atık" prensibinin fabrika ölçeğinde uygulanması. Alternatif yakıt ve kaynak verimliliğiyle Fosil yakıt bağımlılığını azaltacak temiz teknolojilerin ve alternatif enerji girdilerinin yaygınlaştırılması. Yeşil yakalı idari ve teknik ağlarla dönüşümü yönetecek uzman insan kaynağının ve kurumsal kapasitenin sanayi bölgelerinde tesis edilmesi söz konusu” mesajı verdi.

"İhracat avantajı için kritik bir eşik”

Konuya ilişkin teknik ve stratejik değerlendirmelerde bulunan Çevre Mühendisi ve İSG Yüksek Mühendisi Yakup Ateş, “Avrupa Yeşil Mutabakatı ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM / CBAM) gibi uluslararası tüzükler, küresel ticaretin kurallarını tamamen yeniden yazıyor. Artık bir ürünün kalitesi ve maliyeti kadar, o ürünün üretilirken arkasında bıraktığı karbon ve su ayak izi de küresel pazarlardaki yerini belirliyor. Dün yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Genelgesi, Türk sanayisinin bu zorlu sınavı başarıyla geçebilmesi adına kurulmuş çok güçlü bir kurumsal şemsiyedir. Bakanlığımızın koordinasyonunda, EBRD ve Dünya Bankası gibi dev yapıların iş birliğiyle sanayiciye sunulacak bu finansman ve teknik destek mekanizması, ihracat avantajımızı korumamız için kritik bir eşiktir” dedi.

“Ulusal eşgüdümle hareket şart”

Ateş, mühendislik yaklaşımlarının yeşil dönüşümdeki rolüne de dikkati çekerek, “Bir Çevre ve İSG profesyoneli olarak net bir şekilde görebiliyorum ki; entegre atık yönetimi, temiz üretim teknolojileri ve kaynak verimliliği uygulamaları önümüzdeki dönemin en birincil yatırım kalemleri olacaktır. Sanayide karbon emisyonlarının azaltılması, eş zamanlı olarak iş sağlığı ve güvenliği süreçlerinin de modernize edilmesini daha güvenli ve çevreyle dost çalışma alanlarının inşa edilmesini beraberinde getirecektir. Bu süreçte sadece sanayi kuruluşlarının değil; kamu, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarının ulusal bir eşgüdümle hareket etmesi şarttır” diye konuştu.