Son Mühür- Türkiye günlerdir ünlülere yönelik uyuşturucu operasyonu haberlerine tanık olurken devletin üniversitesinde kenevir reklamı yapıldığı ortaya çıktı.
Uludağ Üniversitesi'nin Aralık ayında ev sahipliğini yaptığı 2. Uluslararası Multidisipliner Çevre ve Kenevir Kongresi'nde onkoloji uzmanı Prof. Dr. Dilek İnan isimli bir kadın, kanser hastalığı nedeniyle doktorların kendisine 8 ay ömür biçtiğini ancak kenevir kullanarak dört ay içinde kanseri tamamen yendiğini öne sürdü.
İnan, uyuşturucu madde olarak izinsiz üretiminin TCK'ya göre 5 yıl, satışının ise 10 yıl hapis cezası istenen kenevir için devlete çağrıda bulunarak, kenevir tedavisi için harekete geçmesini istemişti.
Büyük bir rezillik...
Prof. Dr. ünvanını kullanan Dilek İnan'ın kenevir reklamı yapmasına isyan bayrağını açan kişi ise Prof. Dr. Veysel Ceri oldu.
Çocuk ve Genç Psikiyatristi Ceri.
''Kafayı yiyeceğim. Gelin size büyük bir rezillik anlatayım. Kadın Profesör değil, Doktor bile değil ama Uludağ Üniversitesi bunu almış “Onkoloji Profesörü” unvanıyla konuk etmiş. Kadın da yalan dolanlarla orda uyuşturucu güzellemesi yapıyor.
Sonrada çıkıp herkes uyuşturucuya düştü diye ağlıyoruz.
Üniversite bunu yaparsa torbacılar ne yapmaz.
Sağlık Bakanlığı ile YÖK başkanlığını göreve davet ediyorum'' çağrısında bulundu.
Büyük ihtimal doktor bile değil...
“Esrarla kanseri yenen profesör” diye haberlere çıkan bu kadın; bırakın profesör olmayı, büyük ihtimalle doktor bile değil. Osteopat, yani bir tür masaj terapisti hatırlatmasında bulunan Prof. Dr. Ceri,
''Asıl rezillik bu değil, videodan da anlaşılacağı üzere bu kadının Uludağ Üniversitesi'nde onkoloji profesörü sıfatıyla seminer vermiş olması.
Bu, son dönemde ülkemiz akademisinin düştüğü karanlığın en acı örneklerinden biri.
Söyleyecek söz bulamıyorum...
Benzerlerini son dönemde yurtdışında da görmeye başladık. Özellikle İngiltere’de ve Almanya’da “otizmi iyileştiriyorum” diye pazarlanan sözde tedavilerle–stem cell enjeksiyonları, GcMAF gibi kanıtlanmamış ve tehlikeli yöntemler ile TMS – çaresiz ailelerden on binlerce, hatta yüz binlerce sterlin/euro talep eden Almanya ya da İngiltere’de yaşayan Türk dolandırıcılar türedi.
Kanser hastalarının, otizmli çocukların umutlarını sömürerek rant peşinde koşan bu tiplere söyleyecek insani bir söz bulamıyorum.
Yazıklar olsun, günahkâr doktorlara ve doktor maskesi takan bu sahtekârlara ve bunları konuk eden akademisyenlerle televizyonculara …'' mesajı verdi.