Son Mühür- Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir Milletvekili Av. Sevda Erdan Kılıç, Türkiye’de derinleşen çocuk istismarı, erken yaşta evlilikler ve çocuk gebelikleri sorunuyla ilgili devletin sorumluluklarını yerine getirmesi çağrısında bulundu. 26 Ocak tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) sunduğu üç ayrı yazılı soru önergesiyle konuyu parlamentonun en üst gündemine taşıyan Kılıç, özellikle Şanlıurfa Barosu tarafından paylaşılan sarsıcı verilerin ardından tablonun ürkütücü boyutlara ulaştığını ifade etti. Devletin çocukları koruma yükümlülüğünün bir tercih değil, anayasal bir zorunluluk olduğunu hatırlatan Kılıç, istismarın "görmedik, duymadık" denilerek geçiştirilemeyecek bir sistem sorunu haline geldiğini vurguladı.
Sistematik hak ihlali ve kurumsallaşan cezasızlık
Çocuk yaşta yaşanan gebelik ve doğum vakalarının sadece bireysel birer dram olarak görülemeyeceğini belirten Av. Sevda Erdan Kılıç, bu durumun doğrudan bir hak ihlali ve devlet mekanizmalarının iflası olduğunu savundu. Şanlıurfa Barosu Çocuk Hakları İhlalleri İzleme Raporu’na atıfta bulunan Kılıç, son iki yıllık süreçte 1008 çocuğun cinsel istismar mağduru olarak kayıtlara geçmesinin vahametine dikkat çekti. Adli süreçlere yansıyan bu dosyaların dörtte birinin takipsizlikle sonuçlanmasını "cezasızlığın kurumsallaşması" olarak nitelendiren CHP’li Kılıç; aşiret baskısı, ekonomik yoksulluk, korku ve nüfuz ilişkileri nedeniyle resmi kayıtlara hiç girmeyen binlerce vakanın bulunduğunu dile getirdi. Özellikle 10-16 yaş aralığındaki yoğunlaşma, sorunun aciliyetini bir kez daha ortaya koydu.
Bakanlıklara kritik sorular: Kamu görevlileri denetleniyor mu?
Soru önergeleri aracılığıyla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı başta olmak üzere ilgili tüm kurumlara seslenen Kılıç, sistemin neden işlemediğine dair somut yanıtlar beklediğini ifade etti. Çocuk yaşta doğum yapan kaç çocuk için bildirim yapıldığı, bu vakalar hakkında kaç koruyucu tedbir alındığı ve görevini ihmal eden kamu personeli hakkında yasal bir süreç başlatılıp başlatılmadığı konularını Meclis gündemine taşıdı. Kılıç, çocukların korunmasına yönelik mekanizmaların kağıt üzerinde kalmaması gerektiğini belirterek, adli ve sosyal hizmet birimlerinin etkin bir şekilde işletilmesi için hükümetin somut bir yol haritasına sahip olup olmadığını sorguladı.
Epstein dosyası ve küresel istismar ağları uyarısı
Dünyayı sarsan Jeffrey Epstein davasına da değinen Av. Sevda Erdan Kılıç, çocuk istismarının sadece bireysel suçlularla değil, bu suçu görmezden gelen kurumsal yapılar sayesinde büyüdüğünü hatırlattı. Uluslararası örneklerin, "üstü kapatılan" her vakanın daha büyük suç ağlarına zemin hazırladığını kanıtladığını söyleyen Kılıç, Türkiye’de çocuk evliliklerinin meşrulaştırılmasının benzer tehlikelere kapı araladığını vurguladı. Çocuk istismarının ulusal sınırları aşan, toplumsal temelleri sarsan bir tehdit olduğunun altını çizen Kılıç, 2026 yılı bütçesinde çocuk yaşta gebeliklerin önlenmesi ve çocuk haklarının korunması için özel bir bütçe kalemi ayrılıp ayrılmadığını da sordu.
"Bu karanlığı birlikte dağıtmak zorundayız"
Açıklamasını kararlılıkla sürdüren CHP İzmir Milletvekili Av. Sevda Erdan Kılıç, çocukların temel hakları söz konusu olduğunda sessiz kalmanın suça iştirak etmekle eşdeğer olduğunu ifade etti. Cezasızlık politikasının istismarcıları cesaretlendirdiğini ve toplumda adalete olan güveni zedelediğini belirten Kılıç, TBMM bünyesinde yürüttükleri çalışmaların ve kamuoyu baskısının bu karanlık tabloyu değiştirmek için hayati önem taşıdığını söyledi. Hiçbir çocuğun yoksulluk veya toplumsal baskı nedeniyle istismara mahkum edilemeyeceğini vurgulayan Kılıç, bu insani ve hukuki mücadelenin sonuna kadar takipçisi olacaklarını belirterek sözlerini tamamladı.