Son Mühür / Yağmur Daştan - İzmir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, bitki koruma ürünlerinin doğru kullanımı ve izlenebilirliğinin sağlanması amacıyla Tarım ve Orman Bakanlığı’nca hayata geçirilecek B-Reçete Sistemi hakkında zirai ilaç bayileri, reçete yazma yetkilileri ve sektör paydaşlarına yönelik bilgilendirilme toplantısı yapıldı. Bornova Kültür ve Sanat Merkezi’nde gerçekleşen toplantıda İzmir İl Tarım Müdürü Mustafa Şahin, ‘Tarımda yeni dönem’ vurgusu yaparak zira ilaçların artık elektronik reçete ile satılacağını duyurdu. İhracatta ve iç piyasada meyve ve sebzede zirai ilaç kalıntısını önlemek ve daha sağlıklı gıda üretimini sağlamak amacıyla Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hazırlanan ve pilot il olarak belirlenen Ankara, Kırklareli, Mersin ve Samsun’da 13 Ocak’ta kullanılmaya başlanan ‘Bitki Reçetesi’ kısaca B-Reçete, 1 Temmuz 2026 tarihinden itibaren tüm illerde uygulamaya başlayacak.
“Akdeniz meyve sineği ile mücadele ettik”
Konuşmalarına tarım sektörünün mücadelesini sürdürdüğü Akdeniz meyve sineğinde takip sürecinin önemine değinip İzmir’in bu noktada büyük başarılar elde ettiğinin altını çizerek başlayan Tarım İl Müdürü Mustafa Şahin, “İzmir tarım ve ormancılığın tam kalbi. Çok kıymetli çiftçilerimizle ülke tarımına destek vermeye devam ediyoruz. Küresel ısınma ve beraberinde ülkemizde şu ana kadar olmayan ama ara ara görmeye başladığımız Akdeniz meyve sineğinde Türkiye’deki en büyük başarı meslektaşlarımızın örgütlerimizin sayesinde elde ettik. Hiç kimyasal kullanmadan mandalinada Akdeniz meyve sineği ile mücadele ettik. İnşallah çok kısa sürede Akdeniz meyve sineği ile mücadele edecek bir kurum açılmasını umuyoruz” ifadelerini kullandı.
"Artık dijital ortamda yazılacak"
İlk etapta beş aktif maddenin 1 Temmuz itibari ile B-Reçete ile satışa sunulacağını söyleyen Şahin, şunları aktardı: “Dijitalleşen dünyada sektörde bizim de bunun gerisinde kalmadığımız ortada. Bir süre kullandığımız ve manuel yazılan reçeteler vardı, artık bunlar dijital ortamda yazılacak. Bitki ve zararlı organizmaların ne olduğuna bakılacak ve gerekli tavsiyelerde bulunulacak. İlk etapta ziraat fakültelerinin bitki koruma bölümlerinden mezun olan arkadaşlarımız bu yetkiye sahip olacak ancak ileriki süreçte bu geliştirilecek.”
“Dünyada pestisit trendi arttı”
Bitkisel üretimde zirai mücadelenin kaçınılmaz olduğunun ancak bu sürecin doğru yönetilmesi gerektiğinin altını çizerek açıklamalarda bulunan Tarım ve Orman Bakanlığı Genel Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Yunus Bayram, “Türkiye, dünyada ilk 10’da yer alan büyük bir tarımsal potansiyele sahip bir ülke. Avrupa’da ise ilk sırada yer alıyor. Dünyada 200’e yakın ülkeye de bitki ve bitkisel ürün ihracatı yapıyoruz. Türkiye sadece bitkisel üretimde vatandaşın ihtiyacını karşılamıyor; önemli bir ihracat gerçekleştirerek büyük bir gıda arzını da karşılıyor. Tarım alanlarının daralmaya gittiğini, nüfusun arttığını, tüketici taleplerinin de mevsim gözetmeksizin yazın olan ürünü kışın da tüketme arzusunu düşündüğümüzde bu kadar ürünü ürütmek ve korumak kolay değil Türkiye’de 669 zararlı organizma var. Bu organizmaların yönetiminde diğer uygulamalar bazen yetmiyor, kimyasal bazen kaçınılmaz oluyor. Dünyadaki pestisit trendi giderek arttı. Pestisitin seyri, dünyada bilinçlenmenin artmasına, alternatif mücadele mücadeleye yönlendirilmesine rağmen üretim potansiyeli arttıkça pestisit kullanımını artırıyor. Bu orana baktığımızda 35 yıl içinde neredeyse yüzde 100 artış olmuş. 2023 yılında bu konuda bir kırılma görülüyor; önümüzdeki yıllarda da kırılma beklentisi var” ifadelerini kullandı.
“Doğru zamanda doğru yöntemlerle…”
“Pestisit iki tarafı keskin bir kılıç gibi; bir yandan kullanma gereği duyuluyor bir yandan da bunu iyi yönetmek gerekiyor” sözleriyle devam eden Bayram, “Bu maddenin hedef dışı organizmalara da etkilerini düşündükçe ciddi anlamda riski olan tehlikeli kimyasal grubu. Dünyada da A sınıfı tehlikeli kimyasal olarak biliniyor. Bunu doğru zamanda, doğru yöntemlerle yaptığımızda etkili ancak bu doğrulardan birini eksik yaptığımızda insan ve çevre sağlığını ciddi şekilde etkiliyor. FAO, içinde mühendislerin ve kurumların olduğu tek bir sağlık sistemi üzerinde çalışıyor. 27 ülkeden alınan toprak numunelerinde Avrupa Birliği’nin topraklarının yüzde 70’inin en az bir pestisitle tanıştığı biliniyor. Pestisit bir ortam ilaçlaması. Bunun bir böceğe ya da hastalığa ulaşması sürecinde ortam da ilaçlandığı için belki de o zararlı organizmalara daha az ulaşıyor” dedi.
“ÇKS ve TÜKAS gibi sistemlerle entegre çalışacak”
Türkiye’de son dönemlerde gelen geri bildirimler sonrası bir kalıntı eylem planı ortaya koyduklarının altını çizerek devam eden Bayram, “Hasat öncesi ve hasat sonrası kriz yönetimlerini de gözden geçirerek yurtiçi ve yurtdışı denetimlerini sıkılaştırdık. 6 ay içinde etkilerini gösterdi. 356 olan bildirim 137’ye düştü. Türkiye pestisit analizine göre Avrupa Birliği’nden çok önde. Daha yapmamız gereken çok çalışma da var. Ancak bardağın her iki tarafına da bakarak dünyanın ne yaptığını ve bizim ne yaptığımızı iyi bilmek gerekiyor. B Reçete sistemini bitki koruma ve stok takip kullanımı üzerinde kurgulayarak bu aşamaya geldik. Bu uygulama aynı zamanda ÇKS ve TÜKAS gibi mevcut sistemlerle entegre şekilde çalışacak, kullanıcıların katkı ve önerileriyle zaman içerisinde daha da güçlenecek Yasal mevzuatımızı da bu konuda güncelleyerek ülkemizde dört pilot ilde uygulamaya başladık. 1 Temmuz itibariyle de ülkemizde kullanılması yaygınlaşacak. İllerimize bizzat kendimiz giderek soru ve sorunları öğreneceğiz. Beş buçuk ayımız var, bu süreci doğru şekilde değerlendireceğiz. 2026 yılı bu sisteminin değerlendirileceği yıl, 2027 yılda da aktif şekilde kullanılacak” diye konuştu.