Son Mühür / Yağmur Daştan- Türk İş Ege Bölge Başkanı Hayrettin Çakmak, basın mensuplarıyla bir araya gelerek gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Toplantıda Başkan Çakmak’a Türkiye Gazeteciler Sendikası İzmir Şube Başkanı Nil Kahramanoğlu da eşlik etti. Örgütlenme çalışmaları hakkında bilgiler veren Çakmak, örgütlenmenin önündeki zorluklara dikkati çekti. Ülke gündemine yönelik de değerlendirmelerde bulunan Çakmak, otoyol ve köprülerin özelleştirmesi ile Orta Vadeli Programa yönelik düşüncelerini paylaştı. Çakmak, “Bu otoyolları sadece yol olarak görmeyin, üzerimizdeki giysiden soframıza gelen ürünlere kadar bu otoyollardan geçiyor. Otoyollar halkındır” dedi.

Buca'da sokak sokak temizlik ve bakım: Yenigün Mahallesi yeniden şekillendi
Buca'da sokak sokak temizlik ve bakım: Yenigün Mahallesi yeniden şekillendi
İçeriği Görüntüle

“Bileşenlerimizi hiç yalnız bırakmadık”

Bu sene kongre yılları olduğunun altını çizerek bu dönem yaptıkları çalışmaları aktaran Başkan Çakmak, Ege Bölgesi’nde 23 tane şubede kongre süreçlerini tamamladıklarını, kalanların da kısa sürede tamamlanacağını duyurdu. Sonrasında örgütlenme faaliyetleri hakkında bilgiler veren Çakmak, “Bu bir yıl içinde grevlerimiz vardı; bunlardan bir tanesi Temel Conta greviydi. 595 gün zor koşullarda mücadelemizi sürdürdük. Buradaki grevimizi alacak davasına çevirdik. Kentin dinamiklerini kullandık, eylemlerimizi yaptık, davalar açıldı ama masaya bir türlü oturtamadık. Digel Tekstil devam ediyor; 690 gündür direniyoruz. Toplu iş sözleşmesi devam ediyor, arabulucu kısma geçildi. İnşallah aklıselim olarak devam eder ve işçilerimiz sözleşmelerine kavuşur. Muğla ve Bodrum’da ilk kez turizm sektöründe greve çıktık. Alana gittik, bileşenlerimiz bizi hiç yalnız bırakmadı, işveren çok mücadele verdi ama 11 gün sonunda mücadelemizi zaferle sonuçlandırdı. Toleyiş Sendikamız kendini ispatladı ve toplu iş sözleşmemizi zaferle sonuçlandırdı. Soma’da maden ocaklarında ve termik santrallerde büyük sıkıntı var. Orada da 88 gün mücadele verdik ve el birliğiyle Soma Termik Santral’in tekrar açılmasına yol açtık. Ege Üniversitesi’nde Sağlık İş Sendikası’nın bir alacak mücadelesi vardı, kazandık” ifadelerini kullandı.

“Kazanan emekçiyse mutluluk bizimdir”

Sahadan ayrılmadıklarının altını çizen Çakmak, bu süreçte örgütlenmenin ise kolay olmadığını belirtti. Alanlarının ağırlıklı olarak özel sektörde olduğunu da söyleyen Çakmak, “Alanımız genelde özel sektör üzerine. Zaten kamuda alan kalmadı, herkes birbirinin alanına girdiği için ben bu konuda çok mustaribim. Manisa’da bir iş yerimizde 600 gün sonra TİS’te sonuca ulaştık. Korsini’de, DHM’de, Konak Belediyesi’nde örgütlendik. Şu anda da ALOSBİ’de iki işyerimiz var, burasıyla ilgili de çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Kazanan emekçiyse mutluluk da bize aittir. Örgütlenmenin önündeki engellerin kalkmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.

Yasama yılından beklenti ve taleplerini aktardı

Yeni yasama yılı öncesinde Türk İş Genel Merkezi ve Başkanlar Kurulu ile ülkede yaşanan sıkıntıları masaya yatırdıklarını söyleyen Çakmak, “Vergide adalet istiyoruz. Az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınması tarafındayız. İşçi arkadaşlarımız artık mesaiye kalmak istemiyor, ‘Para kazanamıyoruz’ diyorlar. Mesailerden dahi vergi kesiliyor. Bin liranın yüzde 40’ını vergiye veriyorsun. Aldığın yüzde 60’ıyla da ekmek dahi alırken vergiye veriyoruz. Bu yasama yılında hep birlikte topyekun yeniden mücadele etmemiz gerekiyor. Sendika hak mücadelesinde yetki sıkıntımız var, bunu kullanan iş verenlerimiz var. Fabrikalarda mobbingden, işten atmalardan, direnişten yoruluyoruz. Gel gelelim bazen tıkanabiliyoruz. Ondan dolayı iş kanunun yeniden düzenlenmesini talep ediyoruz. Çıraklık ve stajyer primlerimiz sadece iş kazalarıyla alakalı olduğundan dolayı bunun tam sigorta yapılmasını istiyoruz. Banka primlerinin yasalaşmasını ve herkesin almasını bekliyoruz. Yüksek Hakem Kurulu’nda anlaşamadığımız ve toplu sözleşmelerimiz gittiğinde oradaki insanlar Türkiye’de yaşamıyormuş gibi bir havaları var. Yüzdelik oranları çok düşük şekilde bize iade ediyorlar. Bu sistemin değişmesini bekliyoruz” mesajı verdi.

Özelleştirme tepkisi: Otoyollar halkındır

İzmir-Çeşme ve İzmir-Aydın Otoyolları başta olmak üzere ülkede bazı otoyol ve köprülerin özelleştirilmesine yönelik kararı da değerlendiren Başkan Çakmak, endişelerini paylaştı. Otoyollar’da Türk İş’e bağlı Yol İş Sendikası’nın örgütlü olduğunu hatırlatan Çakmak, şunları söyledi: “Burada 2 bin üyemiz görev yapıyor. Ege Bölgesi’nde de 300 üyemiz görev yapıyor. Başkanlar Kurulumuz toplanacak ve Yol İş Sendikamızın eylemsel kararına tam destek yapacağız. Bu hatadan vazgeçilsin. Bu otoyolları sadece yol olarak görmeyin, üzerimizdeki giysiden soframıza gelen ürünlere kadar bu otoyollardan geçiyor. Otoyollar halkındır. Devlet tabii ki de otoyolda hizmet edecek ama birilerine satmayacak. İşçiye bir şey olmayacağı söyleniyor ama öyle olmuyor. Buradaki kalifiye elemanlar sıradan insanlar değil. Bugün bir dozer ustası kolay yetişmiyor. Özelleştiğinde bunlar çok farklı oluyor. İşçimize bir şey olmayacak gözüyle bakmıyoruz, bu yollar hepimizin. Bu yollardan her geçen bizim soframıza, ekmeğimize yansıyacak. Yarın çıkan sonucu da kamuoyuyla paylaşacağız.”

OVP yorumu: Büyümenin duraksadığını görüyoruz

Orta Vadeli Programa yönelik de değerlendirme yapan Çakmak, “Orta Vadeli Programa baktığımızda can sıkıntılı şeyler var. Büyümenin duraksadığını görüyoruz. Bir an önce enerji maliyetleri düşürülüp enflasyon canavarından kurtulmamız gerekiyor. Bu ülke hepimizin. Amacımız bağcıyı dövmek değil, üzüm yemek. Vergide adalet istiyoruz, en büyük sorunumuz bu. Bu yıl bunun üzerine gideceğiz” dedi.

“Biz de bu ülkede yaşamak ve geçinmek zorundayız”

“Bölgesel asgari ücret çalışma hayatını mahveder” mesajı vererek sürece yönelik değerlendirmelerini sürdüren Çakmak, “9 bin 317 lira asgari ücrette kayıp. Taban ücretiyle çalışan birçok kişi var. Üzerine ‘Bir tık’ ekleyip ‘Asgari ücretle çalıştırmıyorum’ diyor. Bunu kabul etmek mümkün değil. İzmir’de 110 bin Ege Bölgesi’nde 220 bine yakın üyemiz var. 28 yabancı işyerinden 22 yabancı işyerine düştük. Bir ülkede yabancı sermaye olmadığında rekabet unsuru az oluyor. Biz montaj sanayisinde olduğumuz için bir gecede kapatıp gidiyor. TPI gitti, insanlar perişan oldu. Yabancı işyeri kanarya gibidir; sıktığında öldürür, gevşek bıraktığında elinden kaçırırsın. Korumamız ve kollamamız gerekiyor. Sanayi şu anda büyük sıkıntı. Girdi ve enerji maliyetleri çok yüksek. Dolar kurunun aşağıda kalmasından dolayı derdimiz var. Bir yandan bakıyoruz haklılar ama biz de bu ülkede yaşamak ve geçinmek zorundayız. İyi bireyler yetiştirmek zorundayız, bunun için de iyi ücretler almak zorundayız” diye konuştu.

“Emek cephesi bu dönemde yalnız”

Türk Iş Toplu

Toplantıda söz alan TGS İzmir Şube Başkanı Kahramanoğlu da basının sorunlarına dikkati çekti. Kahramanoğlu, “Bu buluşmayı kıymetli buluyorum. Biz gazeteciler sadece sorunlarda yan yana mahiriz, güzelliklerde çok buluşamıyoruz. Basının sorunları da çok değerli. Türk İş başta olmak üzere basının sorunlarının da çözülmesi gerekiyor” dedi.

“Her toplantıda yerel basına sahip çıkılması çağrısı yapıyoruz” diyen Çakmak da “Şubelerimizin katkı verdiğini görüyoruz ama bu yeterli değil. Yerel yönetimlerin de ayrıştırmadan destek olması lazım. Siz çok kıymetlisiniz. Habere giderken haber oluyorsunuz. Sıkıntı sadece gazetecilik iş kolunda değil, diğer iş kollarında da sıkıntı ar ama en büyük sıkıntı sizde. Görüyoruz, ayakta durmaya ellerinden geleni yapmaya çalışıyorlar ama değirmene su gelmeyince çark dönmüyor. Yerel bizim çok kıymetli. Yerelden başlamak lazım. Emek cephesi bu dönemde yalnız” diye konuştu.

Muhabir: Yağmur Daştan