Son Mühür / Atakan Başpehlivan Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı İbrahim Alimoğlu, madencilik sektörün Türk ekonomisine ve ihracatına katkılarını değerlendirerek, konuyla ilgili önemli açıklamalarda ve değerlendirmelerde bulundu.
İbrahim Alimoğlu: Türk doğal taşını en üst perdeden temsil ettik
Başta doğal taş olmak üzere sektör ile ilgili pek çok platformda önemli atılımlar yaptıklarının altını çizen Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı İbrahim Alimoğlu, “Madencilik sektörümüz, diğer sektörlere verdiği hammadde ve güç desteğiyle Türk ekonomisine tam 60 milyar dolarlık bir katma değer sağlıyor. Bizler, bu devasa çarkın en stratejik parçasıyız. Dönemimiz boyunca ‘basılmadık yer, çalınmadık kapı bırakmama’ düsturuyla hareket ettik: Kazakistan’dan Meksika’ya, Kenya’dan Amerika’ya, Birleşik Arap Emirlikleri’den İngiltere’ye, Suudi Arabistan’a kadar çok sayıda Sektörel Ticaret Heyeti düzenledik.
Güney Kore’ye ilk kez Türkiye Milli Katılımı’nı gerçekleştirdik. Sektörün en önemli etkinliklerinden biri olan Xiamen Uluslararası Taş Fuarı’na bu yıl 14 üncü kez milli katılım organizasyonu düzenledik. Turkish Stones Turquality Projesi ile onlarca ülkede dünyanın en seçkin etkinliklerinde Türk doğal taşını en üst perdeden temsil ettik. Geçen yıl, Denizli Laodikya’nın büyüleyici atmosferinde gerçekleştirdiğimiz Amorf Doğal Taş Tasarım Yarışması ile sektörü sanatla buluşturduk. EGEBİM platformunu kurarak dijital dönüşümü başlattık; artık mimarlar ve tasarımcılar taşlarımızı dijital dünyada tek tıkla keşfedebiliyor. Elde ettiğimiz bu tecrübe, bizim en büyük sermayemizdir.” diye konuştu.
“Yeni pazarara çıkarma yapacağız”
Son olarak, 2026 hedeflerinden bahseden ve Türk madencilik sektörünü yeni pazarlara açacaklarının altını çizen Alimoğlu, yaptığı değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “2026 hedefimiz 1,5 milyar dolar; ancak asıl vizyonumuz 2030 yılında bu bayrağı devrederken 2 milyar dolar barajını aşmış bir birlik bırakmaktır. Önümüzdeki dönemde Rusya, Özbekistan, Kazakistan ve Tacikistan odaklı ticaret heyetlerimizle yeni pazarlara çıkarma yapacağız.
2025 yılında başlattığımız Sürdürülebilirlik Odaklı Ur-Ge Projesi ile yeşil dönüşüme öncülük edecek, 2026’da6. Kez düzenleyeceğimiz Amorf yarışmamızla yine ilham vereceğiz. Yasal düzenlemelerin önümüzü açması için kamu temsilcileriyle kurduğumuz diyaloğu daha da güçlendireceğiz. Sektörümüzün imajını yükseltmek için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Biz sadece taş ihraç etmiyoruz; biz bu toprakların bereketini, emeğini ve estetiğini dünyaya sunuyoruz. Bu başarı tablosu, her birinizin özverisi, stratejik aklı ve sektöre olan sevdasının bir ürünüdür.”