Son Mühür/ Emine Kulak- Gamze Eskiköy- CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu ve İzmir Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Tunç Soyer’in de aralarında bulunduğu 65 sanıklı “Kooperatif Davası”nın ilk duruşması bugün Aliağa Şakran Cezaevi yerleşkesindeki mahkeme salonunda görülmeye devam ediyor.
Duruşmada savunma sırası gelen Tunç Soyer, yaklaşık 35 dakika süren kapsamlı bir konuşma için izin istedi.
Kooperatifçiliğin tarihsel köklerinden İzmir’deki kentsel dönüşüm uygulamalarına kadar geniş bir çerçevede yaptığı savunma, mahkeme salonunda dikkatle dinlendi.
“Kooperatifçilik bir suç değil, dayanışmanın adıdır”
Savunmasına, kooperatifçiliğin tarihsel ve ideolojik arka planını anlatarak başlayan Tunç Soyer, kooperatiflerin Sanayi Devrimi sonrası İngiltere’de ortaya çıktığını ve Türkiye’deki kökenlerinin Mithat Paşa’nın “Memleket Sandıkları”na dayandığını hatırlattı.
Cumhuriyetin ilk yıllarında Atatürk’ün kooperatifçiliği ekonomik bir zafer olarak tanımladığını vurgulayan Soyer, “1935’te CHP Programı, kooperatifçiliği partinin ana prensiplerinden saymıştır. Kooperatifçilik Türkiye’de sosyal dayanışmanın temelidir” dedi.
“Bugün biz yargılanırken Cumhurbaşkanı kooperatif eylem planı açıklıyor”
Soyer, savunmasında zamanlama açısından dikkat çeken bir çelişkiye de değindi. Birleşmiş Milletler’in 2025 yılını “Uluslararası Kooperatifler Yılı” ilan ettiğini belirten Soyer, “İronik ama anlamlı bir tesadüf: Bugün burada kooperatifçilik yüzünden yargılanırken, Sayın Cumhurbaşkanı 2025-2029 Türkiye Kooperatifçilik Stratejik Eylem Planı’nı açıklıyor” ifadelerini kullandı.
“Kentsel dönüşümde ihaleler boş kaldı, biz elimizi taşın altına koyduk”
Savunmasının büyük bir bölümünü İzmir’deki kentsel dönüşüm süreçlerine ayıran Tunç Soyer, belediyenin sorumluluğundaki alanlarda müteahhitlerin ihalelere girmemesi nedeniyle sürecin tıkandığını belirtti.
“10 yıldır hak sahipleri evlerini bekliyordu. Meclis kararıyla İZBETON’u devreye sokarak ve kooperatif modeliyle süreci yeniden başlattık. Yasal çerçevede, demokratik, şeffaf ve denetlenebilir bir model uyguladık” dedi.
“Halk konut modeli Türkiye’ye örnek oldu”
Tunç Soyer, Türkiye’de ilk kez bina ölçeğinde dönüşüm sağlayan “Halk Konut” modelini anlatarak, projenin 6 farklı ülkede akademik araştırmalara konu olduğunu söyledi.
“Japonya Yokohama Üniversitesi’nden araştırmacılar cezaevindeyken İzmir’e gelip bu modeli inceledi. 1350 ailenin kooperatifleşerek kendi evlerini yeniden yapmasını sağladık. Bu projede kamu zararı değil, kamu yararı vardır” diye konuştu.
“Suçlamalar hukuki dayanaktan yoksun”
İddianamede yer alan suçlamalara da değinen Soyer, kooperatiflerle yapılan protokollerdeki geç imzaların neden yasal olduğunu, ödenen kira yardımlarının neden kamu zararı oluşturmadığını avukatların teknik olarak ortaya koyacağını belirtti. “Ben burada niyetimizi, toplumsal sorumluluğumuzu, vicdani gerekçelerimizi anlatmaya geldim” dedi.
“80 gündür tutukluyum, hangi gerekçeyle?”
“80 gündür özgürlüğüm elimden alındı, ailemden, sevdiklerimden koparıldım” diyen Soyer, tutukluluk süresinin mağdur edici boyutlarına da dikkat çekti. “Ankara Hukuk Fakültesi hocamız Metin Günday’ın sözünü hatırlatmak isterim: ‘Hukuk, vicdanın yazılı halidir.’ Dilerim bu çabamız, kararınızda etkili olur” dedi.
“TOKİ’yi geçmeye çalışmadık, sorumluluğumuzu yerine getirdik”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “TOKİ’yi geçmeye çalıştılar” yönündeki sözlerine de yanıt veren Soyer, bu iddiayı açıkça reddetti.
“Biz sadece bizden önce başlatılan projelerin sorumluluğunu alarak, kangren olmuş süreci çözmeye çalıştık. Bu siyasi bir yarış değil, toplumsal bir görevdi” ifadelerini kullandı.
“Vaatlerimin yüzde 87'sini gerçekleştirdim"
Savunmasını, “Söz Verdik Yaptık” adlı çalışmasına atıfta bulunarak bitiren Soyer, belediye başkanlığı süresince verdiği sözlerin yüzde 87’sini yerine getirdiğini ve bunlardan birinin de kentsel dönüşüm olduğunu söyledi.
“Bu dava, suç işleyenleri değil, elini taşın altına koyanları cezalandırıyor gibi. Bu anlayış, çözüm üreten kamu görevlilerini cezalandırırsa, kimse risk almaz, kimse sorumluluk üstlenmez” diyerek mahkeme heyetinden adil ve vicdani bir karar talep etti.
Ne olmuştu?
Tunç Soyer, CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu ve belediye yöneticileri dahil toplam 65 kişi hakkında hazırlanan iddianamede, “nitelikli dolandırıcılık”, “resmi belgede sahtecilik” ve “kamu zararına sebebiyet vermek” gibi suçlamalar yer alıyor.
Dava, İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZBETON’un bazı kooperatiflerle yaptığı protokollerin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla açıldı.