Gündem Haberleri

Tüm Yerel-Sen'den Tüm Bel-Sen'e tepki... Sizin yüzünüzden emekçiler haklarını kaybetme riski taşıyor!

İzmir Büyükşehir Belediyesi'yle Tüm Bel-Sen arasında yürütülen toplu sözleşme ve Sosyal Denge Tazminatı görüşmelerinde yaşanan tıkanma Tüm Yerel-Sen'i harekete geçirdi. Emekçilerin hakları için mücadele ettiklerini vurgulayan Tüm Yerel-Sen 1 Nolu Şube Başkanı Ahmet Kollar ve 3 Nolu Şube Başkanı Ufuk Cengizler hem Tüm Bel-Sen'e hem de Cemil Tugay'a tepki göstererek, 'Emekçilerin haklarının gasp edilmesine asla izin vermeyeceğiz' mesajı verdi.

Abone Ol

Tüm Yerel-Sen 1 Nolu Şube Başkanı Ahmet Kollar ve 3 Nolu Şube Başkanı Ufuk Cengizler'in öncülüğünde toplanan Tüm Yerel-Sen üyeleri hem yetkili sendika olan Tüm Bel-Sen'e hem de süreçte dayatmacı bir tutum sergilediklerini öne sürdükleri İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'a tepki gösterdi. Toplu Sözleşme ve Sosysl Denge Tazminatı krizinin çözümünde yapıcı bir rol oynamalarına rağmen yetkili sendika Tüm Bel-Sen tarafından 'eylem kırıcı' olarak gösterilmelerini kabu etmeyen Ahmet Kollar ve Ufuk Cengizler, aldıkları her kararın emekçilerin hakkını savumak için olduğuna vurgu yaptı. 
Tüm Yerel-Sen 1 ve 3 Nolu şubeler adına yapılan açıkklamada şu görüşlere yer verildi.
Eylemleri başlatan ve birlik olma mesajı veren bizdik...
İzmir Büyükşehir Belediyesi ile imzacı sendika arasında dört aydır sonuca ulaştırılamayan toplu sözleşme sürecinde emekçilere yönelik haksız uygulamaları ve emekçinin aylardır süren hak arama mücadelesinin nasıl görmezden gelindiğini protesto etmek için toplandık. 
Bugüne kadar yaptığımız açıklamalarda ve eylemlerimizde defalarca şu ifadelere yer verdik. Eylemleri başlatan ve birlik olma mesajı veren sendika Tüm Yerel-Sen'dir. Eylem birlikteliğini sağlamak adına örgütlü tüm sendikaların başkanlarının ve yöneticilerinin bulunduğu Whatsapp grubu şube başkanımız tarafından kurulmuştur. 
Biz 'eylem kırıcı' değiliz...
Ankara'ya yaptığımız ziyaretle ilgili tüm sendikalara her türlü bilgiyi paylaşmamıza rapmen aynı zaman diliminde Tüm Bel-Sen Genel Merkez yöneticilerinin Ankara görüşmesi olduğu hakkında hiçbirimize bilgi verilmedi. Böyle bir görüşmenin yapıldığını Ankara'da öğrendik. Tüm Bel-Sen'in birlikte hareket etme ve bilgi paylaşımı prensibine aykırı bu davranışına rağmen amacımız ortak talebimiz olan masa kurulmasını sağlamaktı. Bu amaçla hareket ettik, karşımızda bir muhatap bulduk, şimdiki gibi emekçiyi belirsizliğin içine hapsetmek doğru değildi. 
Tüm bunlara rağmen Ankara'da meşru alan mücadelesi yürüten sendikamız 'eylem kırıcı' olarak nitelendirildi. Bu süreçte üyelerimizi hhiç kısıtlamadık, aksine Tüm Bel-Sen'in eylemlerine destek vermek isteyen üyelerimiz hakkında herhangi bir hukuki işlem yapılamayacağına varana kadar üyelerimizi bilgilendirdik. Şube başkanlarımız Ankara'da meşru alan mücadelesi veriyorken sendikamızın 'eylem kırıcı' olarak değerlendirilmesi ve eylem birlikteliğini sembolize eden tüm sendikaların logolarının bulunduğu pankarttan logomuzun çıkarılması gibi hakkaniyetten uzak yaklaşımlar ortada bir isteksiz eylem koordinasyonu olduğunu gösteriyor.
Ancak burada gözden kaçan nokta sendikamız tarafından alınan her kararın emekçilerin genel menfaatleri için atılmış adımlar olduğudur. Daha önce ifade ettiğimiz gibi emekçilerin maddi ve sosyal kazanımlarını koruma ve geliştirme gayretimizle gerekli adımları atmış ve izlenmesi gereken yolu örgütlü tüm sendikalara izah etmiştik.


Yetkili sendika bir arpa boyu yol almadı...

İmzacı sendika aradan geçen süreye rağmen 16 bin 750 liraya taşıdığımız sosyal denge tazminatı teklifini bir arpa boyu ileriye taşıyamadığı gibi ikramiyelerimiz ve enflasyon farklarımızı da koruma noktasında yetersiz kalmıştır. Bu başarısızılık imzacı sendikanın toplu sözleşme sürecinin öenmli parçalarını yeterince etkili bir şekilde yönetemediğini ortaya koymaktadır. Bu durum emekçileri kazanılmış hakların kaybedilmesi tehlikesiyle karşı karşıya bırakmıştır. İmzacı sendikanın bu süreçteki rolü ciddi endişe yaratmaktadır. Bizler emekçilerin sesi olarak haklarımızı korumak ve kayıplarımızın hesabını sormak için burada olduğumuzu hatırlatıyor, yetkili sendikayı sorumluluklarını yerine getirmeye davet ediyoruz. Toplu sözleşme sürecinde yaşanan sorunlardan ve emekçilerin yaşadığı mağduriyetten imzacı sendika sorumludur. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın hukuk dışı ve keyfi bir tutumu emekçilerin sendikal haklarını ve toplu pazarlık taleplerini hiçe saymaktadır. Sendikamız bu antidemokratik tutum karşısında haklarımızı savunma kararlılığımızı daha da güçlendirmişti.


Cemil Tugay'ın dayatmacı ve hukuksuz tutumu... 

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın bu dayatmacı, tehditkar ve hukuksuz tutumuna şiddetle karşı çıkıyoruz. Emekçilerin haklarının gasp edilmesine asla izin vermeyeceğiz. İzmir Büyükşehir Belediyesi, İZSU ve ESHOT bünyesindeki emekçilerin hak arama mücadelesinde bize olan güveniniz ve desteğiniz en büyük güç kaynağımızdır. Birlikte harekete ederek tüm zorlukların üstesinden geleceğimize ve haklarımızı koruyacağımıza inanıyoruz. Bu süreçte yanımızda olmanız, mücadelemizi daha da güçlendirecektir. Ben değil, biz varız ruhuyla çıktığımız bu yolda sizlerden aldığımız güçle mücadeleye devam edeceğiz.