İZMİR HABERLERİ

Tugay'dan mitingde sert mesajlar! Vakıflar Genel Müdürü'ne yüklendi: "Nasıl da açık ettin kendini!

Meslek Fabrikası için yapılan mitingde konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün bugün kira yönlü bulunduğu açıklamalara değinerek, "Burayı 5 milyon lira kiralamak isteyenler var demiş. Bak bak nasıl da açık ettin kedini. Kim burayı kiralayacağım diye sana gelen? Sizin derdiniz belli. Belli ki birileri ile pazarlık yapmışsınız" dedi ve sözlerini "Ben Cemil Tugay o binaya gireceğim" diyerek bitirdi.

Abone Ol

Son Mühür/ Emine Kulak- Yağmur Daştan- İzmir’de İzmir Büyükşehir Belediyesi mülkiyetinde bulunan Meslek Fabrikası’nın Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilmesi süreciyle başlayan kriz, üçüncü gününde de büyüyerek devam ediyor. Devir kararına tepki gösteren belediye çalışanları, sendikalar, siyasi parti temsilcilerinin başlattığı eylem ve nöbet, bugün yeni bir boyut kazandı.

Cumhuriyet Halk Partisi İzmir İl Başkanlığı’nın çağrısıyla başlattığı meslek fabrikası önünde bugün saat 18:00’de büyük bir miting organize edildi.

CHP’nin İzmir Milletvekillerinden zayıf kadrolu katılım

Mitinge CHP İzmir Milletvekilleri Ednan Arslan, Deniz Yücel, Rahmi Türeli, Ümit Özlale, Mehmet Uzun, Yüksel Taşkın, Sevda Erdan Kılıç, Seda Kaya Ösen ve Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu katılırken; diğer CHP’li İzmir Milletvekilleri Mahir Polat, Rıfat Nalbantoğlu, Gökçe Gökçen, Murat Bakan ve Tuncay Özkan eyleme katılmadı.

“Zor ama değerli: mitinge gelenlere teşekkür, gelemeyenlere selam”

Mitingde konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, “ Mitingler zor oluyor. Biz de artık orta deneyimli siyasetçiler olduk. Çocukluğumda Ecevit’in mitingine gitmiştik. Mitingler bir araya gelmek için güzel. Ama her durumda mitinge gelmek zor. Burada yorulmak sıkıntı. Büyük bir fedakarlıkla buraya geldiğiniz için birer birer teşekkür ediyorum. Katılmayanları da kocaman sevgi ve selam gönderiyorum” dedi.

“Kalıpların dışında siyaset, halkla iç içe bir sahne”

Siyasete bakışını samimi bir dille paylaşan Tugay, “ Bu siyaset işinde kalıplara tam adapte olamadım. Kendi bildiğim yoldan gidiyorum. Bizler kahraman değiliz, tamamen sizlerin oyları ve desteği ile belli konumlara geldik. Bize verdiğiniz görevler geçici olarak sorumluluklardır. Allah bizi mahcup etmesin diye söylüyorum, mahcup olmadığımız sürece bizler de sizin gibi vatandaşız” dedi ve daha sonra Duman’ın sevilen şarkısı Senden Daha Güzel’i vatandaşlarla birlikte seslendirerek alandaki birlik ve dayanışma duygusunu pekiştirdi.

“Kötülüğün normalleşmemesi için bir aradayız”

İzmir’in tarihsel hafızasına ve toplumsal duruşuna vurgu yapan konuşmasında Tugay, hem geçmişten bugüne taşınan acı deneyimleri hem de günümüzdeki sorumlulukları bir arada ele aldı. “Kötülüğün sıradanlaşması” kavramı üzerinden önemli bir uyarıda bulunan Tugay, sessiz kalmanın yanlışları normalleştirdiğini ifade ederken, Meslek Fabrikası üzerinden yükselen itirazın da tam olarak bu nedenle anlamlı olduğunu dile getirdi. Konuşmasının devamında ise söz konusu binanın 12 Eylül Darbesi döneminden bugüne uzanan çarpıcı geçmişine değinen Tugay, “Öyle bir İzmir ki her zaman doğrunun yanında olmuş. Değerlerini bilmiş ve sahip çıkmış. İnadına, inadına İzmir. Bir tane Alman siyaset bilimcisi var. Henna Herdant. Bir tane kitabı var. Kötülüğün sıradanlaşması diye. Burada bu kişi ikinci dünya savaşında milyonlarca insanı katlettiler. Bunları kimler eliyle yaptı, o günkü alman devletinin adamları, görevlileri. Bunlardan bir tanesi savaştan sonra kaçıyor yakalanıyor ve yargılanıyor. Tertemiz yüzlü, aile babası. Adam ‘ben evet insanları öldürdüm ama görevimi yaptım’ diyor. İnsan öldürmeyi kötülük olarak görmediğini görevi gereği yaptığını söylüyor. Bu örnekte olduğu gibi bazen insanlar öyle bir şey yaptırıyorlar ki yaptığını fark etmez olduğu haline getiriyorlar. Biz görevimizi yapıyoruz diye yanlışları yapıyorlar. Bunun adı kötülüğün sıradanlaşması. Meslek Fabrikası ile yapılan hatanın normal görülmemesi için, yarın öbür gün tekrarlanmaması için bir araya geldik. Buna itiraz ediyoruz. Bazı anlar vardır. O anlarda susarsanız her şey yavaş yavaş normalleşir. En sonunda da kötülük normalleşir. Biz kötülüğün normalleşmemesi için bir aradayız. Onun için toplandık. Kötülük normalleştirildiğinde hepimiz için yaşam cehenneme dönmüş demektir” diye konuştu.

Bu bina pek çok şey yaşıyor. Kitap olacak tarihi oluyor. 12 Eylül’de askeri darbe ile İzmir Belediyesi’nin başına seçilmemiş asker kökenli biri atanıyor. O görevdeyken devlet güvenliği için kullanıma tahsis ediliyor. Bizim ülkemizin tarihinde hep yaşattığı kötü şeylerle hatırlanır. Bu kötü izi olan binayı o halden alıp ondan sonra 2007 yılında restore etmeye başlıyor. O restorasyon halinde binlerce para harcıyor. O dönemde kaç para harcandı, ne kadar zordu bunu en iyi Büyükşehir Belediye Başkanı bilir. Yaptığı çok şeyi örnek aldığımız Aziz Kocaoğlu başkanım bilir” dedi.

“Gerekçesiz müdahale, silinmek istenen hafıza”

Konuşmasında Meslek Fabrikası binası üzerinden yaşanan süreci sert sözlerle eleştiren Tugay, “2017 yılında Aziz Başkanım bu binayı hizmete aldıktan sonra 145 bin kursiyere hizmet verdi. Bunların bir çoğu meslek sahibi oldu. Türkiye’de pek çok şehirden daha fazla 145 bin. Benim diyen benzeri ilden daha fazla insan. Böylesine hizmet verildi. Devlet güvenlik mahkemesinin bıraktığı kötü izi bu bina temizledi. Aziz Kocaoğlu bu şerhin kirini temizledi. Bu bina ile ilgili durup dururken bu binayı alacağız şeklinde şeyler oldu. Bir vakfın mülkiyetine geçirildi. Bir vakfa peşkeş çekecekseniz olan bir vakfa yapsaydınız. Adı geçen vakıf cumhuriyetten önce kapatılmış. Ne adı, ne sanı var. Hayali vakıf. Tapu üzerine yaptıktan sonra da biz hukuk mücadelesi başlattık. Ne yaptıysak maalesef durmadılar. Binayı boşaltın dediler. Tek tek, açık açık sorduk. Biz dava açtık, sonuçlanması lazım, haklı olduğumuza da inanıyoruz dedik. Tertemiz bir tapu ile İzBB’ye ait. Davalar bitmeden bu aceleniz neden diye sorduk. Emniyet görevlileri ile birlikte sabahın 5’in de 700 polis gelmiş. Hangi dayanağa kamu taşınmazlarını alıyoruz dedik. Tek bir dayanak göstermediler. İşlem var ama gerekçe yok. Müdahale var, açıklama yok. Karar var dayanak yok. Bu doğru değil, savunulamaz, kabul edilemez dedik. Davalar sonuçlanana kadar bekleyin dedik. Meslek Fabrikası’nda görevli olmayan dışardan getirilmiş güvenlik görevlileri hukuksuzca idareyi çiğneyerek içeriye girdiler. Bu kişiler insanlar farkında olsun diye Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün imzası olan pankartı, belgeyi bu güvenlik görevlileri indirdiler. Halkın tepkisine rağmen bunu yaptılar. Bu belgeyi, pankartı indirdiniz. Ayıp ettiniz. Siz o pankartı indirdiniz diye o belge yok mu oldu? Geçersiz hale mi geldi? Zaman zaman şüpheye düşüyoruz. Gazi Mustafa Kemal ifadesi ağzınızda oluyor ama Atatürk demekten kaçıyorsunuz. Siz o pankartı indirdiğiniz diye İzmirlilerin Atatürk’e duydukları saygıyı, sevgiyi yok edebilir misiniz? Ben arkadaşlarımdan çok sevdiğim şarkıyı çaldırmalarını istiyorum” dedi ve sarı kaşlım mavi gözlüm şarkısı seslendirildi.

“İki kimliğim var. Cemil Tugay izin vermeyecek”

Vakıflar Genel Müdürlüğünün bugün yaptığı açıklamaya değinerek ‘nasıl da açık ettin kendini’ diyen Tugay, “ Atatürk’e dair anılara, mirasa saygı göstermek herkesin mutlaka hissetmesi gereken duygular. Pankartın indirildiği yerde lazerli Atatürk’ün silüeti var. Siz ne yaparsanız yapın Atatürk’ü kalbimizden bu şehrin zihninden kaldırmayacaksınız. Bu bizim binalara taktılar. Hepsi de hizmet binası. Bu binaları neden çok istiyorsunuz, ne yapacaksınız diyoruz. Önce üniversite sonra bir arkadaş yeşil aya vereceğim dedi. Sonra hızını alamadı. Bu ülkenin uyuşturucu bağımlılığından CHP sorumlu dedi. Bugün de fikir değiştirmişler kütüphane yapacağız demişler. Vakıflar Genel Müdürü denilen arkadaş İzmir’de binlerce binaya sahip. Çoğunlukla binalarını kiralıyorlar. Bizim arkadaşlarımız sayıştay raporlarına ulaştılar. Kiraya verdiği kirasını toplayamadığı binlerce yeri varmış. Burayı 5 milyon lira kiralamak isteyenler var demiş. Bak bak nasıl da açık ettin kedini. Kim burayı kiralayacağım diye sana gelen? Ne kütüphanesi ne yeşilayı sizin derdiniz belli. Belediyenin hizmetini durduracaksınız geçici olarak bir şeyler diyeceksiniz. Belli ki birileri ile pazarlık yapmışsınız biz buna seyirci mi kalacağız. Bunu benim vicdanım almıyor. Benim iki kimliğim var. Biri İzBB Başkanı diğeri ama diğeri İzmir’in halkından biri olan Cemil Tugay. O Tugay benim için çok kıymetli. Bütün kararlarında Tugay’ın aklı var. O Tugay yapmayacaksınız, izin vermeyeceğiz diyor. Siz üniversiteye yer arıyorsanız ben bulayım size yer. Bu meslek fabrikasını işgal edince mi sizin eğitim kaliteniz yükselecek” dedi.

Ben bu emeği size yedirmem”

Kötülüğe ve yanlışa alışmayacaklarını söyleyen Tugay, “Çok enteresan şey bir kamu kurumuna başka bir kamu kurumu çöküyor. Polis gücü ile beraber işgal ediyor. Kamu kurumları arasında böyle işgal olmaz. Bizler halka hizmet eden kurumu geçici olarak yöneten insanlarız. Bu durum ortaya çıktığından beri çözüm üretmeye çalışıyoruz. Sabahın 5’inde 700 polisi devletin kamu kurumu ablukaya alıp, kimseyi içeri sokmuyoruz demediler ama o günden bugüne çevrili, yüzlerce polis var. Devlet önemli ama ben zaman zaman söylerim. Ya bu devleti kim kurdu, kimin için kurdu? Millet kurdu. Birileri üste bassın diye kurulmadı. Bu millet devletin gücünü kullanarak ezilmeyi kabul etmez. Biz buna susmayacağız, teslim olamayacağız, kabul etmeyeceğiz. Kötülüğe ve yanlışa alışmayacağız. Bu binayı yapan onlar değil, restorasyonu belediye tarafınca yapıldı. Ben bu emeği size yedirmem. Sizin o tapuda yaptığınız sahte iş benim aklımda gönlümde geçerli değil. O karar yasadaki kanunları saymıyor. Olmaz diyoruz ki binlerce insana eğitim veren yer burası. Kamu malı devlete ve halka aittir. Hakim kararı olmadan el koyamazsınız. Bu suçtur, suç işliyorsunuz? Ben binlerce olmaz sayarım. Olur diyecek gerekçe sayamazsınız. Burası İzmir. Başka yere benzemez. Bu şehir kolay kolay yanlışı haksızlığı kabullenmiyor. Biz sakin insanlarız. Bu belediye başkanı yüksek sesle konuşmuyor diyorlar. Şova meraklı değilim” şeklinde konuştu.

"Ben Cemil Tugay o binaya gireceğim"

Binaya gireceğini söyleyen Tugay, “Ben korkmuyorum, siz zalimlerden korkmuyorum. İzmir bunlardan korkmuyor. Bu şehrin geri çekilmeyeceğini, yapılan yanlışları unutmayacağını gayet iyi biliyorum. Karalamak için neler söylediler. Bizim anlımız ak, başımız dik. Siz ne derseniz deyin İzmir’i yenemeyeceksiniz. Ben belediye başkanı olduğum sürece siyasi geleceği için ne yapıyor diye düşünmeyin. Rica ediyorum. Ülkeyi kötü yönetiyorlar. Memlekette acayip ayrımcılık var. Devletin bütün gücünü istedikleri gibi kullanıyorlar. Ben Cemil Tugay o binaya gireceğim. Biz bu davaları kazanacağız" dedi.