Son Mühür- ABD Başkanı Trump ve İsrail Başbakanı Netanyahu'nun İran'a yönelik saldırılarına tepki olarak istifa eden Ulusal Terörle Mücadele Merkezi eski Direktörü Joe Kent, FBI'ın kendisi hakkında soruşturma yaptığı iddialarını reddetti.
Kent, SiriusXM kanalının "The Megyn Kelly Show" programında sızıntı iddialarına ilişkin açıklamalarda bulundu.
Kendisine yönelik suçlamaların, kamuoyuna yaptığı açıklamalar nedeniyle gündeme geldiğini savunan Kent, şunları söyledi:
"Sızıntı iddialarına gelince, endişelenmiyorum çünkü yanlış bir şey yapmadığımı biliyorum. FBI'ın ve hükümetin tüm ağırlığının, sesini çıkaran bireylerin üzerine nasıl çöktüğünü hepimiz gördük. Bu yüzden biraz endişeliyim ama gerçeğin ve olguların benim tarafımda olduğunu biliyorum."
Gelen saldırılar gülünç...
İstifa etmesine değip değmediğine yönelik soruyu cevaplayan Kent, "Bence kesinlikle değdi. Yani, bana yönelik saldırılar beklenen bir şeydi." dedi.
Kent, istifasının ardından bazı Cumhuriyetçi siyasetçiler tarafından hedef alındığını hatırlatarak, söz konusu saldırıları "gülünç" olarak nitelendirdi.
Kirk suikastına dikkat çekti...
Kent, ABD'de 10 Eylül 2025'te uğradığı silahlı saldırıda hayatını kaybeden Cumhuriyetçi aktivist Charlie Kirk'e yönelik suikasta ilişkin soruşturmada tüm ihtimallerin yeterince araştırılmadığını öne sürdü.
Saldırıya ilişkin takip edilmesi gereken ek bulgular bulunduğuna ancak bunların kapsamlı şekilde incelenmediğine işaret eden Kent, saldırının faili olarak gözaltına alınan Tyler Robinson’ın teslim olmasının ve parmak izlerinin silahta bulunmasının ardından soruşturmanın yeterince derinleştirilmediğini savundu.
Kent, "İma etmiyorum ve gerçeği biliyorum demiyorum. Gizemli olmaya çalışmıyorum. Söylediğim şey, hala araştırmamız gereken ama araştırılmayan şeyler olduğu." diye konuştu.
FBI'ın soruşturmayı Utah eyaletindeki yerel kolluk kuvvetlerine devrettiğini dile getiren Kent, bu aşamadan sonra FBI tarafından inceleme yapılmadığını ileri sürdü.
"Epstein'in istihbarat bağlantısı olabilir"
"Breaking Points" programına da konuşan Kent, reşit olmayan kız çocuklarına yönelik fuhuş ağı kurduğu iddiasıyla yargılanırken hapishanede ölü bulunan Jeffrey Epstein'in istihbarat bağlantısı olabileceğini düşündüğünü belirtti.
Kent, görevdeyken Epstein dosyalarına erişimi olmadığını ve bu konuda doğrudan bir bilgiye sahip olmadığını söyleyerek, değerlendirmesinin kamuya yansıyan bilgilerle sınırlı olduğunu ifade etti.
Epstein'in zaman zaman farklı istihbarat kurumlarıyla bağlantılı faaliyetlerde bulunmuş olabileceğine işaret eden Kent, dosyalarda "daha derin güç ilişkilerine işaret eden unsurlar" bulunduğunu savundu.
Kent, Epstein dosyalarına ilişkin şeffaflık çağrısında bulunarak, kamuoyunun bu konuda daha fazla bilgiye erişmesi gerektiğini vurguladı.
Meslektaşlarına çağrı...
Kent, meslektaşlarına, görüşlerinin dikkate alınmadığı bir noktaya gelmeleri durumunda tıpkı kendi yaptığı gibi istifa etmeyi değerlendirmeleri çağrısında bulundu.
Mevcut neslin sessiz kalmak için mazereti olmadığını ifade eden Kent, daha fazla yetkilinin karşı çıkması halinde çok sayıda hayatın kurtulabileceğini kaydetti.
Kent'in istifası...
Kent, 17 Mart'ta sosyal medya hesabından, istifa mektubu paylaşmış ve mektubunda, "İran'daki devam eden savaşı vicdanen destekleyemem." açıklamasını yaparak, İran'ın ABD ulusu için yakın bir tehdit oluşturmadığı halde ülkesinin, "İsrail'in ve güçlü Amerikan lobisinin baskısı nedeniyle" bu saldırıları başlattığını vurgulamıştı.
Görevi süresinde 11 kez çatışmaya katıldığını aktaran Kent, "Amerikan halkına hiçbir fayda sağlamayan bir savaş için" ülkesinin gelecek neslini "savaşmaya ve ölmeye göndermeyi destekleyemeyeceğinin" altını çizmişti.