Torbalı Haberleri

Torbalı’da kantarın topuzu kaçtı! Vergi aslının tam 38 katı ceza çıktı

İzmir’in Torbalı ilçesinde bir vatandaş, 156,20 TL tutarındaki 2026 yılı arazi vergisini süresinde bildirmediği gerekçesiyle 6 bin TL’lik usulsüzlük cezasıyla karşı karşıya kaldı. Borcun 38 katına ulaşan ceza tutarı için Torbalı Belediyesi'ne tepki gösteren vatandaş, “Bu vatandaşı cezalandırmak değil, mağdur etmektir” dedi.

Abone Ol

Son Mühür / Yağmur Daştan - İzmir’in Torbalı ilçesinde bir taşınmaza sahip olan vatandaşın kapısına dayanan vergi ihbarnamesi ‘Pes’ dedirtti. 2026 yılına ait 156,20 TL tutarındaki arazi vergisini süresinde bildirmeyen mükellefe Torbalı Belediyesi tarafından, vergi aslının tam 38 katı tutarında, yani 6 bin TL usulsüzlük cezası kesilmesi dikkatleri çekti. ‘Oran adaletsizliği’ ile ilgili vatandaş, “156 liraya 6 bin lira ceza kesmek hangi adalete sığar?” diyerek tepki gösterdi.

Asıl borcun 38 kat fazlası!

Yaşanan durumu Son Mühür’e anlatarak mağdur olduğunu belirten vatandaş, “Vergi aslından daha büyük ceza olur mu? İnsanlık hali, bildirim süresini kaçırmış olabiliriz ama tam 38 kat borç çıkarmışlar. Bu resmen vatandaşı cezalandırmak değil, mağdur etmektir” dedi.

“Bu konuda ciddi hukuki tartışmalar var”

Söz konusu uygulamanın vergi hukuku içinde ‘ölçülülük’ ilkesi bakımından sıklıkla eleştirildiğini dile getiren Mali Müşavir Bağımsız Denetçi Ebru Şimdi, “Söz konusu ceza, emlak vergisi bildiriminin yasal süre içinde yapılmaması gerekçesiyle kesilir. Son dönemde uygulamada karşılaşılan bazı vergi cezalarının, ilgili vergi aslını aşacak düzeylere ulaşması; Anayasa’da güvence altına alınan temel ilkeler bakımından ciddi bir hukuki tartışmayı gündeme getirmekte. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 2’nci maddesinde yer alan hukuk devleti ilkesi, idarenin tüm işlemlerinin adil, öngörülebilir ve denetlenebilir olmasını zorunlu kılar. Vergi aslından bağımsız ve onu aşan ölçüde yüksek cezai yaptırımlar, bu ilkenin özüyle bağdaşmayan sonuçlar doğurabilmektedir. Anayasa’nın 13’üncü maddesi uyarınca temel hak ve hürriyetlere getirilen sınırlamaların ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağı açıkça hüküm altına alınmıştır. Buna göre bir yaptırımın; gerekli, elverişli ve orantılı olması gerekir. Vergi borcuna kıyasla katbekat yüksek cezaların uygulanması, yaptırım ile amaç arasındaki dengeyi bozar ve ölçülülük ilkesine aykırılık teşkil eder. Özellikle kast veya ağır ihmal bulunmayan hallerde, yüksek tutarlı cezaların uygulanması, cezalandırmanın amacını aşarak hakkaniyetsiz sonuçlara yol açabilir” dedi.

“Orantılı, hakkaniyetli ve ölçülü…”

“Anayasa’nın 73. maddesi ise vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımını maliye politikasının temel amacı olarak belirlemiştir” hatırlatması yapan Şimdi, “Vergi aslını aşan cezalar, mükellefler üzerinde vergi yükünün ötesinde ve ölçüsüz bir mali külfet doğurarak bu anayasal dengeyi zedelemektedir. Vergi cezalarının amacı, mükellefleri ekonomik olarak yıkıma uğratmak değil; vergi düzenine uyumu sağlamak ve kamu düzenini korumaktır. Bu çerçevede cezaların, caydırıcı olmakla birlikte orantılı, hakkaniyetli ve ölçülü olması hukuk devleti ilkesinin gereğidir. Bu nedenle; vergi aslını aşan cezai uygulamaların yeniden değerlendirilmesi, ölçülülük ilkesinin uygulamada etkin şekilde gözetilmesi, mükellef haklarını koruyacak düzenlemelerin güçlendirilmesi, yargı denetiminin etkinliğinin artırılması büyük önem taşıyor” ifadelerini kullandı.

“Mülkiyet hakkına müdahale”

Avrupa İnsan Hakları Mahkmesi’nin 1 No’lu Protokolü’nün birinci maddesi uyarınca mülkiyet hakkının güvence altına alındığının da altını çizen Şimdi, “Mahkeme içtihadına göre, bir vergi veya para cezası mülkiyet hakkına müdahale oluşturur ve bu müdahalenin meşru bir amaca dayanması, kamu yararı ile bireysel hak arasında 'adil denge' kurması zorunludur. Söz konusu olayda vergi aslının onlarca katına ulaşan bir cezanın bu 'adil denge' testini geçip geçmeyeceği hukuki tartışma konusudur. Nitekim AİHM, benzer orantısız ceza uygulamalarını mülkiyet hakkının ihlali olarak değerlendiren kararlar vermiştir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 352'nci maddesi, usulsüzlük cezalarının mükellef gruplarına göre ve derecelendirme esasına göre kesilmesini öngörmektedir. Emlak vergisine ait usulsüzlükler kanuna bağlı 2 derece usulsüzlük olarak değerlendirilmektedir. Öte yandan 2026 tarihinde yapılan yasal düzenlemeyle emlak vergisi beyannamelerinin süresinde verilmemesi halinde uygulanacak usulsüzlük cezası 6 bin TL olarak belirlenmiştir. Vergi aslını aşan cezai uygulamaların yeniden değerlendirilmesi, ölçülülük ilkesinin uygulamada etkin şekilde gözetilmesi, mükellef haklarını koruyacak düzenlemelerin güçlendirilmesi, yargı denetiminin etkinliğinin artırılması büyük önem arz ediyor” diye konuştu.