TMMOB Gıda Mühendisleri Odası, televizyon programında Canan Karatay’ın “Gıda mühendisliği diye bir şey olmaz” sözlerine sert tepki gösterdi. Yapılan açıklamada, bu ifadelerin bilime, meslek etiğine ve toplum sağlığına yönelik açık bir saldırı olduğu belirtilirken, gıda mühendisliğinin halk sağlığının korunmasında kritik bir rol üstlendiği ifade edildi. Oda, kamuoyunu yanıltan açıklamalara karşı hukuki yollara başvuracaklarını da duyurdu.
"İfadeler güveni sarsan tehlikeli söylemdir"
Oda'nın açıklamasının tamamı şu şekilde;
“Gıda Mühendisliği Diye Bir Şey Olmaz” Söylemi, Bilime ve Toplum Sağlığına Açık Bir Saldırıdır. Dün Kanal D ekranlarında yayınlanan, Hakan Ural ve Ferda Yıldırım'ın sunduğu “Neler Oluyor Hayatta” isimli bir sabah kuşağı programında Canan Karatay'ın “Gıda mühendisliği diye bir şey olmaz çocuklar” sözleri basit bir fikir beyanı değildir. Geçmişte de “Gıda Mühendisliği diye bir saçmalık çıktı” şeklindeki açıklamalarını düşünürsek bu artık doğrudan bilime, meslek etiğine ve toplum sağlığına yöneltilmiş açık bir saldırıdır. Bu ifadeler; milyonlarca insanın sağlıklı ve güvenli gıdaya erişimi için çalışan bir meslek grubunu hedef almakla kalmayıp, aynı zamanda halkın gıda güvenliği sistemine olan güvenini sarsan tehlikeli bir söylemdir.
"Sorumsuz bir tutumdur"
Gıda Mühendisliği; günümüzün en kritik disiplinlerinden biridir. Üretimden tüketime kadar uzanan süreçte gıda kaynaklı hastalıkların önlenmesi, fiziksel, kimyasal ve mikrobiyolojik risklerin kontrolü, taklit ve tağşişin engellenmesi, güvenli üretim zincirlerinin kurulması gıda mühendislerinin bilgi, deneyim ve denetimiyle sağlanmaktadır. Bu gerçeğe rağmen, bilimsel hiçbir dayanağı olmayan, genellemeci ve kışkırtıcı ifadelerle bir meslek alanını “yok saymak”, yalnızca cehalet değil; aynı zamanda toplum sağlığını hiçe sayan sorumsuz bir tutumdur.
"O söylemler halk sağlığı açısından ciddi riskler barındırır"
İstanbul Tabip Odası’nın geçtiğimiz yıllarda kamuoyuna sunduğu “Tıbbın Şarlatanlarının 10 Ortak Özelliği” başlıklı açıklamasında da vurgulandığı üzere; kendilerine uzatılan her mikrofona, yöneltilen her soruya, uzmanlık alanları olup olmadığına bakmaksızın mutlaka verilecek bir cevapları vardır. Bazıları daha da ileri gidip fırsatını yakalamışken derin sosyolojik tahlillerde bulunurlar. Açıklamalarında soyut bir sistem eleştirisi varsa da her zaman mevcut sağlık politikalarını ve o politikaların sahibi siyasi iktidarı eleştirmezler, iktidar partisinin adını dahi ağızlarına almazlar. Ayrıca bilim dışı iddialarla toplumu yanıltan, uzmanlık alanı dışına çıkarak kesin yargılarla konuşan ve korku üzerinden etki yaratmaya çalışan bu söylemler, halk sağlığı açısından ciddi riskler barındırır. Obeziteden bahsedip sebebinin özellikle çocuklarım yeterli ve dengeli beslenememesi, bir öğün ücretsiz yemeğe bütçe ayrılmamasına değinmemesi İstanbul Tabip Odası’nın tanımlamalarının neredeyse tamamıyla örtüşmektedir.
Açıkça ifade ediyoruz ki; Gıda Mühendisliği Mesleği Vardır. Gıda Mühendisliği Bilimdir, Tekniktir. Gıda Mühendisi, Halkın Sağlık Güvencesidir. Yarım asra yaklaşan mesleğimizi ve on binlerce meslektaşımızı itibarsızlaştırmaya yönelik her açıklama gıda güvenliği sistemine zarar vermekte, denetim mekanizmalarını zayıflatmakta, halkın sağlığını doğrudan riske atmaktadır. Bilimsel gerçekleri çarpıtan, toplumu yanlış yönlendiren ve meslekleri hedef alan bu sorumsuz söylemleri en sert şekilde kınıyoruz. Kamuoyunu yanıltan bu tür açıklamalara karşı; bilimin, aklın ve halk sağlığının yanında, bu tür söylemlerde bulunan ve destekleyenlerin karşısında durmaya devam edeceğimizi, gerekli hukuki yollara başvuracağımızı kararlılıkla ilan ediyoruz. Canan Karatay’ı, halkı yanıltan ve meslek onurunu zedeleyen bu açıklamayı geri almaya; kamuoyunu ise bilimsel gerçeklere ve meslek örgütlerinin sesine kulak vermeye davet ediyoruz.