İZMİR HABERLERİ

Tazminat davalarında zamanaşımı yeniden belirlendi.. 'AYM'den ezber bozan karar!

Özellikle iş kazaları, yangınlar veya teknik arızalar gibi sorumlunun olay anında hemen belirlenemediği karmaşık vakalarda AYM'den ezber bozan karar. AYM, olayın gerçekleştiği tarihten itibaren değil, sorumlunun ve kusur durumunun kesin olarak tespit edildiği veya edilebilir hale geldiği tarihten itibaren zamanaşımının başlatılması gerektiğine hükmetti.

Abone Ol

Anayasa Mahkemesi (AYM), tazminat hukukunda zamanaşımı sürelerinin başlangıcına dair ezber bozan bir karara imza attı. Özellikle iş kazaları, yangınlar veya teknik arızalar gibi sorumlunun olay anında hemen belirlenemediği karmaşık vakalarda, vatandaşların "zamanaşımı" engeline takılarak hak kaybına uğramasının önüne geçildi.

"Zararı Öğrenme" Kavramı Yeniden Tanımlandı

Mahkeme, 2026 yılının Mart ayında yayımlanan kararında; haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında zamanaşımının, yalnızca olayın gerçekleştiği tarihten itibaren değil, sorumlunun ve kusur durumunun kesin olarak tespit edildiği veya edilebilir hale geldiği tarihten itibaren başlatılması gerektiğine hükmetti.

Olayların Karmaşıklığı ve "Bilirkişi" Vurgusu

AYM’nin kararına konu olan olayda, bir apartman yangını sonrasında mağdur, kusuru tam olarak bilmediği için ilk etapta yanlış tarafa dava açmıştı. Ancak yargılama sürecinde alınan bilirkişi raporuyla gerçek sorumlunun (tüp gaz firması) kusurlu olduğu ortaya çıktı. Yerel mahkemeler, aradan geçen uzun süreyi gerekçe göstererek davayı "zamanaşımı" nedeniyle reddetmişti.

AYM'nin değerlendirmesi

Mahkemelerin, teknik bir tespit yapılmadan zamanaşımı süresini başlatmasını "aşırı şekilci" olarak niteledi.Teknik bilgi gerektiren bir davada, kusurun ancak bilirkişi raporuyla netleşebildiği bir durumda, vatandaştan olayın hemen ertesinde "asıl suçluyu" bilmesini beklemenin, hak arama hürriyetini kısıtladığına vurgu yaptı.

Hukuki Dünyada Neler Değişiyor?

Bu karar, tazminat davalarında artık şu kriterlerin öne çıkacağını gösteriyor. Zararın sadece "oluşması" değil, tazminat yükümlüsünün kim olduğunun "öğrenilmesi" esas alınacak. Sorumluluk zincirinin ancak teknik raporlarla aydınlatılabildiği davalarda, rapor tarihi, davanın temel dayanak noktası olacak. Yargı mekanizması, sadece süre sınırlarına odaklanmak yerine, davanın esasına ve sorumluluğun gerçek kaynağına inmekle yükümlü tutulacak.

Uzmanlar Ne Diyor?

Hukukçular, bu kararın özellikle karmaşık ticari uyuşmazlıklarda ve endüstriyel kazalarda mağdurların elini güçlendireceğini belirtiyor. AYM, devletin vatandaşa "hakkını arayabilmesi için" makul ve adil bir zaman dilimi tanıması gerektiğini, zamanaşımı sürelerinin ise bu hakkın özünü zedelememesi gerektiğini bir kez daha tescillemiş oldu.Bu karar, benzer mağduriyet yaşayan binlerce dosya için emsal niteliği taşıyor.