Son Mühür/ Beste Temel- Fatma Betül Sayan Kaya’nın iddialara konu kazancı iade etmesi tartışmaları bitirmeye yetmedi. CHP Yurt İçi Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Orhan Sarıbal, Son Mühür Ankara Temsilcisi Dilek Ataseven Yüzer’e konuştu. Sarıbal, olayın sadece bir kişinin para iadesiyle geçiştirilemeyeceğini belirterek sert uyarılarda bulundu.
Sarıbal, başından itibaren izlenen adımlara itiraz ederek sözlerine şöyle başladı:
"Paranın iade edilmesi tek başına yeterli değildir. Fatma Betül Sayan Kaya’nın iddialara konu kazancı iade etmiş olması, yatırılan paranın kaynağını ve bu kazancın nasıl elde edildiğini araştırma gereğini ortadan kaldırmaz. Başlangıçta yatırılan para nereden geldi? Hangi gelirle edinildi? İşlemlerde kamuya açık olmayan bilgilerden yararlanıldı mı? Siyasi nüfuz kullanıldı mı? Bunların tamamı araştırılmalıdır."
Siyaset, ticaret, bürokrasi
Skandalın boyutlarının şahısları aştığını vurgulayan Sarıbal, yaşanan süreci açıkça bir "devlet krizi" olarak tanımladı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun "Görevden ayrılmak, hesap vermenin yerine geçmez!" sözünü hatırlatan Sarıbal, tablonun üç temel sacayağı üzerine oturduğunun altını çizdi:
"Bu bir devlet krizidir. Üç ayağı vardır: devlet, siyaset ve ticaret. Devlet ayağında düzenleme ve denetim kurumlarının sorumluluğu; siyaset ayağında kamu görevi, nüfuz ve çıkar ilişkileri; ticaret ayağında şirketler, fon yöneticileri ve para hareketleri araştırılmalıdır. Dosya bir kişinin kazancına veya para iadesine daraltılamaz."
"Aylar öncesinden biliniyordu, neden engel olunmadı?"
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in 4 Kasım 2025’te fonlardaki manipülasyona işaret ettiğini, SPK’nın da 2025’in son çeyreğinde olağandışı hareketleri tespit ettiğini hatırlatan CHP’li Sarıbal, yetkilileri göreve çağırdı:
"Risk aylar öncesinden biliniyordu. Hangi tedbirler alındı, neden krizi önlemeye yetmedi? Bunların hesabı verilmelidir. SPK hangi riski ne zaman gördüğünü, hangi tedbirleri aldığını açıklamalı; sorumluluğu bulunan herkes hesap vermelidir."
Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun 17 Eylül’de yönelttiği 7 kritik soruyu da gündeme getiren Sarıbal, Cumhurbaşkanlığı’na seslenerek Devlet Denetleme Kurulunun (DDK) vakit kaybetmeksizin devreye sokulması gerektiğini söyledi.
MASAK ve SPK’ya açık çağrı
Para trafiğinin tüm detaylarıyla incelenmesi gerektiğini belirten Sarıbal, denetleyici ve düzenleyici kurumların tamamının mercek altına alınmasını talep etti. Siyasi nüfuzun bir ayrıcalık veya kalkan olarak kullanılıp kullanılmadığının ortaya çıkarılması gerektiğini belirten Sarıbal, sözlerini şu şekilde tamamladı:
"SPK, Takasbank, Borsa İstanbul, Merkezi Kayıt Kuruluşu ve ilgili diğer kurumların sorumluluğu, görev ve yetkileri çerçevesinde incelenmelidir. Hangi uyarılar oluştu, nerede gecikme veya denetim eksikliği yaşandı? MASAK da yatırılan paranın kaynağını ve transfer zincirini araştırmalıdır. Abant’taki açıklamada da vurgulandığı gibi; mağdurların zararının giderilmesinin faturası halkın vergilerine ve birikimlerine yüklenemez, sorumlulardan karşılanmalıdır. Yurttaşın birikimi korunmalı, siyasi ve kurumsal sorumluluğun üzeri para iadesiyle örtülmemelidir."




