Son Mühür/ Emine Kulak- İzmir’in Bayraklı ilçesinde, soğuk kış günlerinde üç çocuk, ısınmak için çöp konteynerinden buldukları kartonu ateşe vererek bir anlık sıcaklık arayışına girdi. Sönen ateşin sıcaklığında oturmaya devam eden çocuklar, çevreden geçenlerin endişeli bakışlarına aldırış etmeden sohbet etmeye ve gülüşmeye devam etti. Ancak bu görüntü, sadece soğuğun etkisiyle verilen bir mücadele değil, Türkiye’nin birçok şehrinde ve ilçesinde karşılaşılan daha derin bir toplumsal sorunun simgesi: Çocukların, aileleri tarafından sokaklarda çalıştırılması ve dilendirilmeye zorlanması.
Bir Umut Sen Ol İnsani Yardım Derneği Başkanı Volkan Akdağ, bu tür olayların yalnızca bireysel bir hayatta kalma çabası olmadığını, aile yapısı ve toplumsal denetimin rolünü gözler önüne serdiğini belirtti.
“AİLE YAPISI ÖNEMLİ”
Sokakta çalışan veya dilendirilen çocuklarla karşılaşıldığında, çoğu zaman sorunun temelinde aile yapısının yattığını vurgulayan Akdağ, “Bu tip insanlarla karşılaşıyoruz. Ailelerin çocukları öne sürmesinden dolayı… Çocukların aile yapısı nasıl olduğunu bilmiyoruz. Toplumsal sıkıntı. Bunun gibi olaydan dolayı geçtiğimiz günlerde Atlas çocuğumuzu kaybettik. Çocuklar nasıl bir ailede, psikolojide yetişiyor ele alınması gereken konu” şeklinde konuştu.
“ÇOCUKLARI AİLELERİ SUÇA SÜRÜKLÜYOR”
Derneğin yaptığı yardım çalışmalarından bahseden Akdağ, “Giden yardımlarda süreç geniş işliyor. Muhtarlıklar, kaymakamlıklar, komşusu ile diyaloğa geçip gerçek ihtiyaç sahibimi araştırıyoruz. Çocukları aileleri suça sürüklüyor. Aileler çocukları öne sürerek gelir elde ettiriyorlar. Bu şekilde davranmasını gerektiren yapı aile yapısı. Bunların hepsi devlet tarafından ele alınmalı. Geçen sene de Efes Selçuk’ta ev içerisinde çocuklarımız yanarak can vermişti. Hem devlet hem belediyeler elini taşın altına koyması lazım. Bu tür aileler denetime tabi olmalı” diye konuştu.
“DİLENCİLERE PARA CEZASI KESİLİYOR AMA CAYDIRICI DEĞİL”
Konuşmasına devam eden Akdağ, “Aile merkezlerinde seminer verilebilir. İhtiyaçlıysa bu tür insanlara iş bulma noktasında yardımcı olunabilir. Kanun gereğinde dilencilik yapanlara maddi bir para cezası var. Ödemesi ya da ödememesi önemli değil. Bu cezalar caydırıcı olmadığı için tekrar tekrar dilencilik yapmaya devam ediyorlar” dedi.