İZMİR HABERLERİ

Siyaset bilimci yorumladı! İBB İddianamesi Türk siyasetini nasıl etkiler?

İBB soruşturmasına ilişkin iddianame tamamladı. İddianamede, CHP’ye yönelik Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na yapılan bildirim de yer alırken; Prof. Dr. Tosun, gelişmelerin Türk siyasi hayatına etkilerini değerlendirdi

Abone Ol

Son Mühür / Yağmur Daştan - İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek’in İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ‘yolsuz soruşturmasının’ tamamlandığını açıklamasının ardından yankılar devam ediyor. İddianame sonrası CHP hakkında kapatma davası açılması için Yargıtay’a bildirimde bulunulduğu ifadeleri gündeme bomba gibi düşerken; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan konuya ilişkin açıklama yaparak “‘Cumhuriyet Halk Partisi’nin kapatılması yönünde bildirimde bulunulmamıştır. İddianamede de açıkça belirtildiği gibi siyasi partiler kanunu gereği bildirimde bulunulmuştur” ifadelerini kullandı. Siyaset Bilimci Prof. Dr. Tanju Tosun, Türk siyasetine damgasını vuran son gelişmeleri yorumladı.

“Sürecin hızlı işlemesi önemli”

Hukuki sürecin başladığına işaret eden Prof. Dr. Tosun, “İddianamenin en azından tamamlanması bu açıdan önemli. Bundan sonraki aşamada sürecin işlemesini takip edeceğiz. Sürecin hızlı işlemesi kamuoyundaki algı açısından da oldukça kıymetli. Şimdilik ortada olanlar iddia; evet birtakım deliller var. Bu delilleri yargı makamları değerlendirecek ve sonuçta dava açılıp açılmayacağına bakılacak. İzleyip takip edeceğiz” dedi.

Türk siyasi hayatını nasıl etkiler?

“CHP’nin kapatılması ile ilgili Siyasi Partiler Kanunu’ndan kaynaklı bildirimde bulunulduğu da söylentiler arasında” sözleriyle açıklamalarını sürdüren Prof. Dr. Tosun, “Böyle bir kapatma davasının açılıp açılmayacağı noktasında ve iddianameyle birlikte uzun bir süreç başlıyor. Bu sürecin Türk siyasi hayatını nasıl etkileyeceğini değerlendirmek gerekirse; siyasi hayatımıza pek bir etkide bulunacağı konusunda değilim. Türk siyasetinde şu anda ciddi bir kutuplaşma hakim. Toplum, siyasi parti taraftarlığı bakımından adeta mahallelere bölünmüş durumda. Deyim yerindeyse her mahalle kendisinin haklı diğer mahallenin ise haksız olduğunu öne sürüyor. Dolayısıyla siyasal kutuplaşmanın bu kadar yoğun olduğu bir ülkede, bu davalar başlı başına seçmenin tercihlerini şekillendirmez. Bir miktar kararsız seçmen üzerinde etki gösterebilir düşüncesindeyiz. Şu anda sadece süreci takip etmek ve olayları irdelemekte fayda var” diye konuştu.