Tüketici şikayetleri platformu ÇÖZÜM Şikayetvar, "Efsane" ve "Şahane" gibi iddialı sloganlarla pazarlanan Kasım ayı indirimlerinin, her yıl olduğu gibi bu yıl da çok sayıda mağduriyete ve şikayet dalgasına yol açtığını duyurdu. Platform tarafından yapılan kapsamlı açıklamada, yoğun kampanyaların arka planında genellikle aldatıcı fiyat oyunları, siber riskler ve sistem kaynaklı hatalar yattığı belirtilerek tüketicilere dikkatli olmaları çağrısı yapıldı. Şikayetvar, bu dönemde gelen bildirimlerin sayısının kayda değer ölçüde arttığını ve tüketicilerin hayal kırıklığı yaşadığını vurguladı.
Hileli fiyatlandırma ve açıklamasız iptallerin yükselişi
Kasım indirim döneminde platforma ulaşan şikayetlerin ana kaynakları arasında, sistem arızaları, tedarik sorunları, yanıltıcı fiyatlandırma stratejileri ve keyfi sipariş iptalleri başı çekiyor. Tüketicilerin en çok yakındığı konuların başında, indirim öncesi fiyatlara zam yapılması (30 Ekim sabahı 21.499 TL olan bir ürünün öğleden sonra 23.999 TL'ye yükselmesi gibi örneklerle), ürünlerin sepete eklendiği anda açıklamasız bir şekilde fiyatlarının artması (sepette 2.000 TL fark oluşması), ve gerekçesiz yere iptal edilen siparişler geliyor. Bazı kullanıcılar, indirim dönemi öncesinde fiyatların haksız yere yükseltilmesini direkt olarak "hileli indirim" olarak nitelendirirken; iptal edilen siparişler nedeniyle de "fırsatı kaçırma" mağduriyeti yaşadıklarını dile getiriyorlar. Bir tüketici, beklediği gaming monitörün indirim ayında bir günde 12.500 TL'den 19.500 TL'ye çıktığını belirterek bu durumu "saçma" bulduğunu ifade ediyor.
En yoğun şikayet alanları: Teslimat, iptal ve iade sorunları
Şikayetvar'ın derlediği verilere göre, yoğun kampanya döneminin getirdiği operasyonel aksaklıklar, tüketicinin doğrudan mal ve hizmet alım sürecini olumsuz etkiliyor. En sık dile getirilen şikayet konuları maddeler halinde değil, ancak şu temel başlıklar altında yoğunlaşıyor: Öncelikle, indirim yoğunluğu nedeniyle verilen siparişlerin belirtilen sürede teslim edilememesi veya alıcıya hiç ulaşmaması büyük bir problem teşkil ediyor. İkinci olarak, tüketicilere yanlış, eksik ya da hasarlı ürün gönderimleri yaygınlaşıyor; yanlış modelin veya farklı bir ürünün gelmesi bu kategorideki sorunlardan. Üçüncü önemli başlık ise siparişlerin tek taraflı iptali. "Stok yok" veya "yanlış fiyatlandırma" gibi gerekçelerle indirimli fiyattan alınan siparişlerin iptal edilmesi, hem müşteriyi mağdur ediyor hem de yeniden indirimden faydalanma hakkını ortadan kaldırıyor. Bir örnekte, %51 indirimle alınan kahve makinesinin ertesi gün "yanlış fiyatlandırma" denilerek iptal edildiği ve tüketicinin geçmiş yıllarda da benzer durumları yaşadığı belirtiliyor.
Satış sonrası hizmetlerde kriz ve kargo aksaklıkları
İndirim döneminin getirdiği aşırı talep, ne yazık ki satış sonrası hizmetlerde ciddi aksamalara yol açıyor. Tüketiciler, kampanya dönemi sonrasında ortaya çıkan iade süreçleri, ürün destek talepleri ve genel bilgilendirme ihtiyaçları için müşteri hizmetleri hatlarına erişim kurmakta zorlanıyor. İletişim kopuklukları ve destek hizmetlerindeki aksamalar, mağduriyetlerin çözülme süresini uzatarak tüketici memnuniyetini düşürüyor. Ayrıca, lojistik süreçteki yoğunluk nedeniyle kargo sektörüne özel şikayetler de artış gösteriyor. Kargonun geç gelmesi, kaybolması, yanlış adrese teslim edilmesi ya da hasarlı ürünün ulaştırılması gibi sorunlar, alışveriş deneyiminin son aşamasını sekteye uğratıyor. Pazaryeri platformlarında ise yanlış/kusurlu ürün teslimatının yanı sıra, iptal ve para iadelerinin gecikmesi ve fatura düzenlenmemesi gibi özel sorunlar öne çıkıyor. Tüm bu durumlar, Kasım indirimlerinin vaat edilen "fırsatlar" yerine, dikkat edilmesi gereken bir tüketici risk dönemine dönüştüğünü açıkça gösteriyor.