İZMİR HABERLERİ

Şiirin psikanalizi Bornova’da yapıldı: Yusuf Alper’den ezber bozan tespitler!

Bornova Kent Söyleşileri’nin konuğu olan şair ve psikiyatri profesörü Yusuf Alper, müzik ve şiirle harmanlanan gecede edebiyat ile psikanalizin kesiştiği noktaları çarpıcı bir anlatımla sundu.

Abone Ol

Son Mühür/ Merve Turan- İzmir’in kültürel nabzını tutan Bornova’da, edebiyat ve bilimin iç içe geçtiği çok özel bir buluşma gerçekleşti. Bornova Belediyesi tarafından geleneksel hale getirilen Bornova Kent Söyleşileri, Mart ayı oturumunda şair ve psikiyatri profesörü Yusuf Alper’i ağırlayarak, şiirin derin sularından psikanalizin kuramsal çerçevesine uzanan unutulmaz bir akşam yaşattı.

Bornova’da edebiyat mevsimi: Notalar ve dizelerle başlayan gece

Uğur Mumcu Kültür ve Sanat Merkezi Çok Amaçlı Salonu’nda düzenlenen etkinlik, sanatın farklı disiplinlerini bir araya getiren bir estetik şölenle perdelerini açtı. Atila Er ve İbrahim Aktaş’ın titiz hazırlığıyla hayat bulan programın açılış bölümünde, Ece Şerbetman ve Sinan Kurşun ikilisi sundukları müzik dinletisiyle izleyicileri büyüledi. Müzikal tınıların ardından kürsüye çıkan şairler Zerrin Keskin ve Hatice Eğilmez Kaya, seslendirdikleri özgün eserlerle gecenin edebi atmosferini güçlendirdi. Programın anlamlı anlarından biri de İbrahim Aktaş’ın, usta kalem Hidayet Karakuş imzalı “2026 Dünya Şiir Günü Bildirgesi”ni okuması oldu. Bu bildirgeyle şiirin, insanlığın ortak vicdanı ve evrensel dili olduğu bir kez daha vurgulandı.

Psikanaliz ve estetik: Yusuf Alper’in şiirsel doktrini

Moderatörlüğünü Atila Er’in üstlendiği söyleşide, hem tıp dünyasının hem de edebiyat camiasının saygın isimlerinden biri olan Prof. Dr. Yusuf Alper, kendi sanat serüvenine dair çarpıcı detaylar paylaştı. Şiir yolculuğunun duraklarını İkinci Yeni akımıyla başlatan Alper, Behçet Necatigil ile kurduğu dilsel bağın sanatındaki önemine değindi. Şiirin dar kalıplara hapsedilemeyecek kadar özgür bir ruhu olduğunu savunan yazar, edebi metni imgesel bir akış, lirik bir duyumsama ve derin bir estetik bütünlük olarak tanımladı. Özellikle Türk edebiyatının dev isimleri Nâzım Hikmet’ten Cemal Süreya’ya, Ataol Behramoğlu’ndan Enver Ercan’a kadar sekiz farklı şairin eserlerini psikanalitik bir mercek altına aldığı kitaplarından bahseden Alper, bilim ile sanatın kesişim kümesindeki gözlemlerini aktardı.

Hatıralar ve dizeler: Cemal Süreya’dan günümüze

Edebiyat çevrelerinde “Umutla Sevgili, Hüzünle Evli Şair” sıfatıyla anılan Yusuf Alper, söyleşinin son bölümünde dinleyicileri kendi iç dünyasına davet etti. Son yayımlanan eseri *"İki Sen Arasında"*da yer alan “Ot” ve “Üşüyorum” gibi dikkat çekici şiirlerinin yanı sıra külliyatındaki “Yolda” ve “Beyaza” isimli çalışmalarını da seslendiren Alper, performansıyladinleyicilerden tam not aldı. Büyük usta Cemal Süreya ile olan tanışma hikayesini ve paylaştığı anıları büyük bir samimiyetle anlatan Alper, edebiyat ödülleri ve şiir festivallerinin güncel durumuna dair eleştirel bir perspektif sunarak söyleşiyi noktaladı. Bornova Kent Söyleşileri, bu kapsamlı buluşmayla kentin entelektüel hafızasına bir kez daha değerli bir not düştü.