İZMİR HABERLERİ

Şehir Hastanesi’ndeki anonslar sağlık emekçilerini canından bezdirdi

İzmir Bayraklı Şehir Hastanesi’nde sık sık tekrarlanan “Hastanemizde yangın başlamıştır, bu bir tatbikat değildir” anonsu sağlık çalışanlarını canından bezdirdi. Birlik Sağlık-Sen Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Kucur, “Hastanede artık hiç kimse aldırış etmiyor bu anonsa. Çözüm bulunmaması durumunda bunun sonuçları çok ağır olur” diye uyarıda bulundu.

Abone Ol

Son Mühür/Sercan Engerek- Bayraklı Şehir Hastanesi’nde sürekli yapılan “Hastanemizde yangın başlamıştır, bu bir tatbikat değildir” anonsu sağlık çalışanlarının tepkisini çekti. Anonsun bir tatbikat kapsamında yapılmadığını işaret eden Birlik Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikası (Birlik Sağlık-Sen) Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Kucur, “Burada yarın gerçekten bir yangın olsa kimse aldırış etmeyecek. Çünkü ciddi bir anons yapılıyor. Herkesin kaçması gerektiği söyleniyor. Ama bunun tatbikat olduğuna dair veya anonsun bir sistem hatasından kaynaklandığına, yanlışlıkla yapıldığına dair bir uyarı da yapılmıyor” diyerek tepki gösterdi.

İzmir’de bulunan Bayraklı Şehir Hastanesi’nde “Hastanemizde yangın başlamıştır, bu bir tatbikat değildir” anonsu yapılmaya devam ediyor. Konuyu duyuran Birlik Sağlık-Sen Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Kucur, anonsun sağlık çalışanlarını duyarsızlaştırdığını belirterek olası bir yangın durumunda yaşanması muhtemel can güvenliği riskine dikkat çekti.

Anonsun durmadan yinelendiğini ve özellikle ameliyathanede böyle bir durumun yaşandığını belirten Kucur, hastanede göreve başladıktan sonra yaşanan süreci “Ameliyathane bölümünde çalışıyorum. Özellikle ameliyathane bölümünde böyle bir şey yaşanıyor. Arkadaşlara anonsa uyup çıkalım dedim. Onlar da bu anonsun yangın filan olmayıp sık sık yapıldığı söylediler. ‘Ama tatbikat değil diye uyarıyorlar’ dedim. Hastanede artık hiç kimse aldırış etmiyor bu anonsa” diye anlattı.

“Sonuçları çok ağır olur”

Kucur, hastanede gerçekten bir tatbikat olduğuna dair veya anonsun bir sistem hatasından kaynaklandığına, yanlışlıkla yapıldığına dair bir uyarı da yapılmadığını söyledi.

“Sistemden kaynaklıysa en azından anonsun akabinde bu da anons edilsin. O duyuru da yapılmıyor” diye tepki gösteren Kucur, güvenlik zafiyetine şu sözlerle dikkat çekti:

“Yönetim de duyarsızlaşmış. Bu anonslar artık olağanlaştığı için Allah korusun, bir yangın çıktığında yine duyarsız kalınacak. Eğer yarın öbür gün gerçekten bir yangın olsa, anonsu hiç kimse dikkate almayacak ve belki de herkes orada cayır cayır yanacak. Ameliyathane servisinde 700 kişi çalışıyor. Hastalar için de aynı tehlike söz konusu. Burası 2 bin yatak kapasiteli kalabalık bir hastane. Çalışanlarla birlikte 40-50 bin kişiyi barındırıyor bu hastane. Bu sorunun bir an önce giderilmesi gerekir. Giderilmesi zaman alacaksa da bu anonsun ardından teknik arıza olduğuna dair hemen bir anons geçilebilir. En azından hastanedeki çalışanlar da hastalar da bunu bilir.”

“Kadroların oluşmasında tek kriter AKP’ye yakınlık”

Kucur, hastane yönetiminin kendilerine bu konuda hiçbir bilgi vermediğini vurguladı. Yaşanan sorunu hastanenin iyi yönetilememesine bağlayan Kucur, yönetim kadrolarının liyakat aranmadan oluşturulduğunu hatırlattı.

Kucur, hastane idarecilerinin anons sorununun çözülememesinin hangi sonuçlara yol açacağının farkında olmadığını belirterek, şu ifadeleri kullandı:

“Hastanelere 663 sayılı KHK kapsamında idari personel ataması yapılıyor. O kişi bir sınava girmiyor veyahut bir mülakata tabi tutulmuyor. Dört yıllık mezun olan kişi idareci olabiliyor. Tek kriter var: Ülkeyi yöneten partiye, milletvekilleri yani AKP’ye yakın olmak. Atanan idarecilerin böyle bir sorunun sonuçlarının nereye gideceğinin farkında olmadığını düşünüyorum. Dolayısıyla ciddi bir liyakat sorunu var. Eleştirdiğimiz zaman da eleştiriyi hazmedemedikleri için ciddi bir sıkıntı oluşuyor. Uyarıyoruz ama bunu bile anlayamıyorlar.”

“Hastane personeli bile polikliniği sora sora buluyor”

Birlik Sağlık-Sen Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Kucur, devlet tarafından yap-işlet-devret modeliyle müteahhit şirketlerine yaptırılan hastanelerde birçok sorunun yaşandığını kaydetti.

Bayraklı Şehir Hastanesi’ne yurttaşın ulaşamaması gibi hastaneye içinde personelin de sorunlar yaşadığını belirten Kucur, “Hastane çok büyük olduğu için çalışan arkadaşlarımız bile hastanede içinde bir yerden bir yere gitmek için güçlük çekiyor. Hastanenin içinde büyük bir ulaşım sorunu var. Hastane personeli bile örneğin, bir polikliniğe muayene olmaya gidecek, mutlaka başkalarına sormak zorunda. Şehir Hastanesi’nin ulaşımında da yönetiminde de sorunlar büyük. Bu kadar devasa bir yapıyı yönetmek de kolay değil. Devasa büyüklükte hastaneler açmak yerine mevcut hastanelerimizin binalarının modernize edilmesi gerekir” diye konuştu.

10 liralık su hastanede 30 lira

Kucur, hastane kantinlerinin de müteahhit şirketler tarafından işletildiğine dikkat çekerek kantinlerde ürünlerin yüksek fiyatlara satıldığını belirtti.

Müteahhit firmalara devlet tarafından trilyonlarca liralık para aktarılmasını eleştiren Kucur, şunları söyledi:

“Örneğin MR makineleri müteahhit firmalarda. Daha önce devlet bu makineleri kendi alabiliyordu. Alınacak tıbbi cihazlardan o cihazları kullanacak personel istihdam etmeye, yeni hastane açmaya değin devlet bunları kendi bütçesinden yapabilir. Ancak devlet ile şirket arasında ciddi derecede rant var. Bu kantinleri de müteahhit şirketleri yönetiyor. Dışarıda 10 liraya aldığınız suyu hastane kantininden personel de vatandaş da 25-30 liraya alıyor. Gelen vatandaşın cebinde belki bir kuruş parası yok ama bir tost 150 lira. Bir bardak çay 25-30 lira. Sanki lüks bir restorana oturmuş gibi hesap ödüyorsunuz.”