Son Mühür- İzmir'in Seferihisar ilçesinde, kamuoyunda yankı uyandıran "nefret ve ayrımcılık" soruşturmasında yeni bir hukuki gelişme yaşandı.
"Din veya mezhep farklılığından kaynaklanan nefret sebebiyle bir kişinin kamuya arz edilmiş hizmetten yararlanmasını engelleme" suçlamasıyla gözaltına alınan ve sulh ceza hakimliği tarafından adli kontrol şartıyla serbest bırakılan şüpheli İ.A. hakkında, başsavcılığın itirazı üzerine tutuklamaya yönelik yakalama kararı verildi.
Savcılığın itirazı haklı bulundu
Olayın sonrasında Seferihisar Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edilen İ.A., 06/07/2026 tarihinde adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Ancak Seferihisar Cumhuriyet Başsavcılığı verilen karara ertesi gün itiraz etti.
Dosyayı ve sunulan delilleri tekrar inceleyen Seferihisar 3. Asliye Ceza Mahkemesi, başsavcılığın itirazını haklı bularak şüpheli hakkındaki adli kontrol kararını tamamen kaldırdı.
"Kuvvetli suç şüphesi"
Seferihisar 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2026/50 Değişik İş sayılı kesin kararında, kolluk fezlekesi, olay yeri tespit tutanağı ve dosya kapsamındaki somut delillerin şüpheli aleyhine "kuvvetli suç şüphesi" oluşturduğuna dikkat çekildi.
Kararda, suçun yasadaki alt ve üst sınırları, olayın meydana geliş şekli ile delillerin henüz tamamen toplanmamış olması dikkate alındı.
Mahkeme, şüphelinin kaçma ve delilleri karartma ihtimalinin bulunması sebebiyle adli kontrol hükümlerinin yetersiz kalacağına kanaat getirerek tutuklama tedbirinin gerekli olduğuna karar verdi.
24 saat içinde hakim karşısına çıkarılacak
Mahkemenin kararı üzerine, CMK'nın 94. ve 100. maddeleri uyarınca İ.A hakkında tutuklamaya yönelik yakalama emri yazılarak Seferihisar Cumhuriyet Başsavcılığı Yakalama Bürosu’na gönderildi.