Son Mühür- ABD ve İsrail'in saldırılarına misilleme konusunda geri adım atmayan İran'ın ilk hedeflerinden biri dünya petrol ve gaz ticaretinin beşte birine imza atan Hürmüz Boğazı'ydı.
Sigorta ve navlun ücretlerinin aşırı yükselmesinin ardından Hürmüz Boğazı'nda tanker trafiği bıçak gibi kesildi.
''Hürmüz Boğazı’nda fiili bir deniz trafiği krizi oluşmuş durumda. Güncel denizcilik verileri ve sektör raporları boğazın iki tarafında yüzlerce geminin beklediğini gösteriyor'' hatırlatmasında bulunan emekli amiral Cem Gürdeniz,
''Tanker sayımlarına göre en az 150 büyük petrol ve LNG tankeri demirde. Daha geniş sayımlarda tanker sayısı 700’e yaklaşan bir birikime işaret ediyor.
Konteyner gemileri de dahil edildiğinde toplam etkilenen gemi sayısı yaklaşık 700–750 seviyesine ulaşmış durumda.
Bu durum sadece bir deniz trafiği sorunu değildir. Bu, küresel enerji sisteminin ana arterlerinden birinin geçici olarak tıkanmasıdır. Çünkü Hürmüz Boğazı dünya petrol ve LNG ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği bir boğazdır.
Boğazda bekleyen tankerler fiilen “denizde depolanan enerji” anlamına geliyor. Petrol ve LNG yüklenmiş olabilir, fakat varış limanlarına ulaşamadıkları için rafineriler ve enerji piyasaları bu arzı kullanamaz. Bu da birkaç gün içinde fiziksel arz sıkışmasına ve fiyat şokuna dönüşebilir'' uyarısında bulundu.
Sert şekilde yükseldi...
Mavi Vatan doktrininin fikir babası olan Gürdeniz,
''İkinci etki deniz taşımacılığı maliyetlerinde görülüyor. Savaş riski sigortaları hızla yükseliyor, bazı hatlar sigorta kapsamı bulamadığı için sefer iptali yapıyor. VLCC tanker navlunları birkaç gün içinde sert şekilde yükseldi.
Ayrıca denizcilik sektörü kaynaklarına göre ABD, İngiltere ve İsrail bağlantılı gemiler için savaş sigortası primleri diğer gemilere göre yaklaşık üç katına çıkmış durumda. Bu durum ticari taşımacılık maliyetlerini daha da artırıyor.
Üçüncü ve daha kritik gelişme Katar’ın LNG üretimini ve ihracatını durdurmasıdır. Katar dünyanın en büyük LNG ihracatçılarından biridir ve küresel LNG ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sini sağlar. Katar gazının kesilmesi özellikle Avrupa ve Asya için ciddi bir enerji şoku yaratabilecek potansiyele sahiptir'' değerlendirmesinde bulundu.
Trump'ın açıklaması sonrası...
''Son açıklamasında Trump Körfez’den geçen deniz ticaretinin güvenliği için yeni bir adım attığını duyurdu'' diyen Cem Gürdeniz,
''Trump, ABD Uluslararası Kalkınma Finans Kurumu’nun (DFC) Hürmüz’den geçen gemiler için siyasi risk sigortası ve finansal garanti sağlayacağını açıkladı.
Bu, ABD devletinin II. Dünya Savaşı sonrasından bu yana ilk kez küresel deniz ticaretinin güvenliği için doğrudan devlet destekli finansal garanti mekanizmasını devreye sokması anlamına geliyor.
Trump ayrıca gerekirse ABD Donanması’nın petrol tankerlerine Hürmüz Boğazı geçişinde eskort vermeye başlayacağını belirtti. Bu açıklama, bölgede 1980’lerdeki İran-Irak Tanker Savaşı’na benzer bir “yeni tanker savaşı” döneminin başlayabileceğine dair güçlü bir işaret olarak değerlendiriliyor.
Washington bu adımla küresel enerji akışını açık tutmayı hedeflediğini ilan etmiş durumda. Ancak 25 mil genişliğindeki boğazdan geçişte Amerikan savaş gemilerinin maruz kalacağı tehdidi herhalde Trump düşünüyordur'' vurgusunda bulundu.
En kritik boğaz tehdit altında...
Cem Gürdeniz,
''Sonuç olarak Hürmüz’de yaşanan durum klasik bir askeri çatışmanın ötesine geçmiştir. Deniz trafiği tıkanmış, enerji akışı kesintiye uğramış ve küresel ticaret zincirinin en kritik boğazlarından biri risk altına girmiştir.
Eğer bu durum birkaç gün daha sürerse bunun etkileri yalnızca bölgesel değil, küresel enerji ve finans piyasalarında da ciddi sonuçlar yaratacaktır. Daha dün Güney Kore borsası KOSPI endeksindeki sert düşüş nedeniyle yaklaşık 270 milyar dolar piyasa değeri kaybetti.
Eğer bu kriz böyle devam ederse en zor duruma düşecek olan bölge şüphesiz Avrupa birliğidir. Rus gazının olmadığı, Katar gazının kesildiği bir konjonktürde Avrupa’da enerji krizi daha da büyüyecektir'' mesajı verdi.