İzmir Haberleri

Radyo Ege'de Yonca Lodi ve Zeynep Mansur rüzgarı! O şarkıların hikayelerini ilk kez anlattılar

Radyo Ege birbirinden değerli isimleri konuk etti. Balamir Yıldız ile Yol Saati programının konukları ünlü şarkıcılar Yonca Lodi ve Zeynep Mansur oldu. Hem Lodi hem de Mansur dillere dolanan şarkılarının hikayelerini ilk kez Radyo Ege'de anlattılar.

Abone Ol

Son Mühür / Osman Günden - Radyo Ege birbirinden değerli isimleri konuk etmeye devam ediyor. Radyo Ege'den ses vermeye devam eden Balamir Yıldız ile Yol Saati programının konukları ünlü şarkıcılar Yonca Lodi ve Zeynep Mansur olurken, iki ünlü şarkıcı da güzel bir sohbetle programa dahil oldular. Lodi, İncir Ağacı şarkısının hikayesini Radyo Ege'de anlatırken, Mansur ise Loş şarkısının hikayesiyle dinleyeciyle buluştu.

İncir Ağacı şarkısının hikayesini Radyo Ege'de anlattı!

İncir Ağacı şarkısının hikayesini Radyo Ege üzerinden paylaşan Lodi, "Günaydın, günaydın buradan da Ege'ye saygılar. Sizin kalbinize dokunmasına çok sevindim ama tıpkı sizin kalbinize dokunduğu gibi ilk dinlediğimde benim de kalbime dokundu. Neyse 15 yıl önce dinledim bu şarkıyı. Murat'ın sandığında olan şarkılardan bir tanesiydi. Benim hep aklımda kalmıştı, o zaman Murat henüz solo kariyeri daha başlamamıştı, sadece söz yazarlığı ve bestecilik kısmındaydı. O zaman demiştim ya ben işte söyleyeceğim bir şeyle çıkacağım aslında falan diye bana şarkılarını dinletiyordu bir gün buluştuğumuzda, İncir Ağacı'nda ne dedim ya, Murat bu şarkıyı dinledin mi? Hemen bak, hemen yap, hemen çık bu şarkıyla dedim. İkimiz de birbirimizden haber vermiş, böyle İncir Ağacı'yla ilgili şeyler kurmuşuz. Sonra işte ben böyle bir düet listesi diye bir proje geliştirdim. Kendi teklilerim de çıkacak arada, hatta bir tanesinin Sonbahar'da hazır şu anda kaydı falan her şeyi gitti, o da bir Murat Güneş şarkısı. Düet listesi işte böyle bugüne kadar yollarımın kesiştiği, farklı türden, müziğin farklı türlerinden arkadaşlarımla da paylaşımlarım olacak, hepsi sırayla gelecek, bu bir sıraya bağlı bir süre. Bir sene de olabilir, bu projenin süresi üç senede olabilir, yani böyle keyfim oldukça düet listesine şarkılar ekleyeceğim." dedi.

Yonca Lodi'den eski-yeni karşılaştırması!

Eski ile yeni arasında bir karşılaştırma da bulunan Lodi, "Biraz daha uzun bir yoldan geldik tabii yani. Bir şeyleri öğrenerek geldik öyle söyleyeyim. Çünkü analog kayıtlardan bugüne geldik biz. Yapay zekanın, internetin bile olmadığı zamanlardan geldik. Tabii bir de yapay zekanın şimdi başımıza bela aldığı bir dönemdeyiz. Yapay zekanın bela olmamasına uğraşıyoruz şu anda. Yani radyo listelerinde yapay zekalı yapılmış şarkıların listelerinde olması falan tabii bunlar bizim için mesleğimiz adına çok hoş şeyler değil yani. Nahoş durumlar. Ama yapacak bir şey yok. Bu da bir dönem. Bu da geçecek. Bir sürü şeyi geçirdiğimiz gibi bunu da atlatacağız. Yani yenilerle eskilerin farkı birazcık eskiler daha analog zamandan kalma alışkanlıklarıyla hareket ediyorlar. Yeni nesilde de inanılmaz güzel işler yapan ve gerçekten müziğe gönlünü vermiş kişiler var." ifadelerini kullandı.

Yonca Lodi'yi zamansız yapan şey nedir?

Dobra dobra açıklamalarda bulunmaya devam eden Lodi, "Gerçeklik. Tabii ben hani analog masayla çalıştım derken tabii eski bizden önceki nesil kadar çalışmadım bir süre sonra. Biz dijitale geçtik bizde her şekilde. Yani gerçeklik bence bir şarkının gitarla da çalışsa, senfonide de çalışsa aynı etkiyi vermesi mesele o bence. İyi şarkı bir şekilde dinleyiciye ulaşır, dinleyici onu alır ve bağrına koyar. Geriye gidemiyoruz ama kokunun ve müziğin hafızası var. Müziğin öyle bir gücü var. O yüzden de ben o gücü insanlara götüren, taşıyan şarkılara ses vermek istedim hep bugüne kadar. Bugüne kadar da başardım sanırım." dedi.

"Ben çıraklıktan geliyorum!"

"Ben çıraklıktan geliyorum. Ömür boyu çıraklık iyidir. Çünkü öğrenmeye devam eder. Genç nesilden de öğreniyoruz. Şimdi ben bu işin yapımcılığını yaptım. Hala öğreniyorum. Yani yapımcılık tarafında da neler yapılması gerektiğini. Çünkü müzik öyle bir şey. Sanat öyle bir şey. Müzik deneyimsel bir iştir çünkü."

Yine müzik der miydi?

Yine müzik derim diyen Lodi, "Ben hep ilk günden beri işte hem okuldan dolayı, konservatuardan dolayı hep böyle uzun soluklu bir kariyer istedim tabii yani. Hadi ben şimdi ünlü olayım. Üç günde hani işte şöyle olsun falan gibi hayallerim olmadı. Ben hep müzik yapmak istedim. Hep müzikten olmak istedim. Yani ben star olmak istemedim hep öyle. Hani öyle bir şey var ya, öyle bir algı var ya şu anda. Hani oluyorsun hemen işte orada o fotoğraflar, magazin, bilmem ne. Bambaşka bir yere gidiyor mesele üç günde. Sen de onun sarhoşluğunda kayboluyorsun. Ve kaybolup gidiyor. Şarkı da kayboluyor zaten. Eserler de kayboluyor. İşte yani bir tek şarkıyla olacak iş değil bu yani." dedi.


Zeynep Mansur Loş şarkısıyla gündemde!

Loş şarkısı hakkında konuşarak sözlerine başlayan Zeynep Mansur, "Bir ay oldu şarkı henüz çok yeni ama çok sevildi. Sizler gibi beğendiği radyocu arkadaşlarım çok severek çalıyorlar. Bu da beni çok mutlu ediyor. Loş çok değişik bir şarkı oldu. Benim tarzıma göre şöyle ki Afro House. Daha önce House müzik yapmıştım hatırlarsınız. Çünkü bu tarzda şarkılar açıkçası bulamadım. Ta ki işte bu şarkının sahibi Altuğ Bilsev ile tanışana kadar. Altuğ bana loşu dinlettiğimde hemen tamamladım. İlk dinlediğimde ben çok etkilendim. Çünkü tam kafamda aradığım Afro House şarkı buydu. Şarkıdaki sözlerin duygusu buydu, melodinin duygusu buydu, ritmi buydu. Yani tam da kafamda kurguladığım bir şarkı vardı. O loş olarak çıktı karşıma. O yüzden çok mutluyum. Sevgili Levent de düzenlemesini yaptı." dedi.

Yeni şarkı müjdesi!

Müjdeyi de Radyo Ege üzerinden veren Mansur, "Hatta yeni şarkıma tekrar başladık. Önümüzdeki salı onu da okuyorum. Önümüzdeki ayın son haftası da çıkarmayı planlıyorum. Bundan daha hareketli. Yazın finalini de yapalım dedik. Başlangıcını yaptık finalini de yapalım istedik. İnşallah Ağustos'un son haftası ya da Eylül başı gibi planlıyoruz." ifadelerini kullandı.

Şarkının hikayesini paylaştı!

"Şöyle ki aslında şarkının A ve B bölümlerinde çok güçlü bir kadın diye dilim alışmış ama çok güçlü bir insan diyelim. Yani kadın erkek fark etmez. Kendinden emin. Dik duran. Öyle yani bütün insanlar için söyledim ben bu şarkıyı. Yalnızca kadınlar diye düşünmeyelim. Kadın erkek hepimizin aslında değerimizi bilmemiz gerektiğini. Ne kadar güçlü olduğumuzu işte tek başımıza bir aslında dimdik ne kadar ayakta durabildiğinizi anlatan güçlü duruşu olan bir şarkı. Fakat nakarata geldiğinde de çok naif bir tarafı var ki orada da kalabalıklar içinde aslında hepimizin ne kadar yalnız olduğumuzu anlatan. Yani güçlüyüz, çalışkanız, çalışıyoruz, tek başımıza dindik ayaktayız ama duygusal anlamında gelince hepimizde bir naiflik söz konusu açıkçası. O yüzden biraz da orada da o duyguyu anlatmak istedik. Hatta klibin içinde bir tane benim için sürgümeni her bir mesaj koydum. Değerimi öldüremezsin dediği yerde elinde bir plak tutuyor orada. Altın bileziğim var ve sen benim değerimi öldüremezsin. Ben güçlüyüm demek istiyorum. Bunu böyle bakarak izlerlerse daha anlamlı olacak derim. Aslında herkes belki de farkında olmayan bir güce sahip."

İyi ki yaptım dediği şey ne?

İyi ki yaptığı şeyin mesleği olduğunu söyleyen Zeynep Mansur, "Bu mesleğim gerçekten mesleğim. Herkesin çünkü günümüzde artık maalesef çocuklar böyle istedikleri mesleği yapamıyorlar. Yani üniversite sınavlarında kazandıkları puana göre vesaire. Diledikleri gibi bir mesleği yapıp yaşayamıyorlar. Bu çok büyük bir eksiklik bence. Mutluluk adına çok büyük bir eksiklik. Ben 4 yaşımdan beri şarkıcı olacağım diyordum. Hatta şarkıcı olacağım diyemiyordum. Ajda Pekkan olacağım diyordum. Yani hep isteğim ve niyetim hep buydu. Ben 30 küsur yıldır şarkı söylüyorum. 17 yaşımdan beri. Ve bütün hayatımı ben bu mesleğe adadım. Bu da beni çok mutlu ediyor. Ben yıllar sonra 99 yılında İstanbul'a geldim. Ve orada Ajda Pekkan beni dinledi. Yani beni değil tabi ki programı dinlemeye geldi. Ve ben dediler ki içeride Ajda Pekkan var. Sonra dayanamadım. Dedim ki Ajda Hanım ve onun şarkısıyla tabi ki hemen çıktım sahneye. Dedim ki bittiğinde ayağa kalkıp alkışlıyordu. Çok zarif ve çok tatlıydı. İnanılmaz yani hayatımda unutamayacağın bir anıdır bu benim için. Dedim ki Ajda Hanım bacaklarım titriyor. Ve oradan gözüküyor ama çok utanıyorum şimdi bunun için falan dedim. O kadar naif ve o kadar zarifti ki ayağa kalkıp alkışladı. Ve ben bunu ömrüm boyunca unutmayacağım." ifadelerini kullandı.

Albüm ile dijital platform arasındaki en büyük fark nedir?

"Aslında biraz teknoloji girdikçe biraz duyguları kaybettik bunu kabul edelim. Yani 90'lardaki şarkıları hala hepimizin çok sevmesi, hala hepimizin onların peşinden gitmesinin tek nedeni duygusuydu o şarkıların. Melodilerdeki, düzenlemedeki, canlı çalınması bütün şarkıların çoğunluğu öyleydi. Bunlar güzel aranjeler, daha az teknoloji kullanılan şarkılar olmasıydı. Şimdi teknoloji biraz duyguyu azaltıyor bunu kabul etmek gerek. O yüzden hala herkes şu anda sahnede ben de dahil olmak üzere 90'lar söylüyoruz."

Günümüzde hit olmak mı daha kolay kalıcı olmak mı daha zor?

Balamir Yıldız'ın dikkat çeken sorusuna da yanıt veren Mansur, "Ben o boyutuyla inanın hiç ilgilenmiyorum. Yok tıklandı oldu ya elbette ki tabii ki hani işe yeni bir parçası olduğu için bakıyorum ama beni çok etkilemiyor. Ben yaptığım işin kaliteli iyi bir iş olması 20 yıl sonra da halen dinlenilebiliyor olması bunlar benim için çok kıymetli. 2003'te çıkardığım %100 severim şarkım şu anda çalınmıyor radyolarda zaman zaman denk geliyorum. Hep çok iyi müzisyenlerle çalıştım. O kadar başarılı düzenlemeler ki hiç eskimiyor. Yani ben en çok yatırımımı iyi müzisyenlerle çalışmaya yaptım. Yaptığım şarkılarımı da kazandığım bütün paramı da hep işime yatırdım. Dolayısıyla kalıcı işler yaptım. Yani o çabuk tüketilen şarkılardan olmadı. O yüzden işte uzun vadede ve sürekliliği olan bir iş yapabiliyorsunuz. Kaliteli işler yaptığınız zaman." dedi.