İZMİR HABERLERİ

PTT emekçileri İzmir’den ses yükseltti: Personel sayısı yeterliyse neden 6. gün mesaisi dayatılıyor

Posta ve kargo emekçileri, PTT yönetiminin personele cumartesi günü çalışma dayatmasına karşı İzmir’deki PTT Kargo Dağıtım Merkezi'nden ses yükseltti. PTT yönetiminin iş yükü arttığı söylemi ile personel eksikliği olmadığını söyleminin tezat içerdiğini vurgulayan KESK/Haber-Sen İzmir Şube Başkanı Memduh Tunç “Eğer kurumda personel eksikliği söz konusu değil ise personel sayısı yeterli ise 399 KHK’li posta emekçilerine neden 6. gün mesaisi dayatılıyor?” diye tepki gösterdi.

Abone Ol

Son Mühür/Sercan Engerek- Haber-Sen 6 No’lu İzmir Şube Yönetim Kurulu, PTT yönetiminin personele cumartesi günü çalışma dayatmasına karşı basın açıklaması düzenledi.

Bayraklı’da bulunan PTT Kargo Dağıtım Merkezi'nin önünde düzenlenen basın açıklamasına PTT emekçileri, “Angarya çalışma istemiyoruz” diyerek katıldı.

Basın açıklaması KESK/Haber-Sen İzmir Şube Başkanı Memduh Tunç tarafından okundu.

Açıklamada daha önce açılan ve kazanılan davalar olduğu hatırlatılarak cumartesi günü çalışma uygulamasının hukuksuz bir dayatma olduğu, personel eksikliğinin giderilerek bu sorunların çözülmesi için defalarca bildirim yapılmasına rağmen çözüm bulunmadığı vurgulandı.

“Tutanakların, soruşturmaların hiçbir hukuki dayanağı yoktur”

KESK/Haber-Sen İzmir Şube Başkanı Memduh Tunç, PTT, 399 KHK’li posta emekçilerine cumartesi mesaisi için mobbing uygulamaya devam ettiğini belirterek, “Emekçilerin bireysel olarak açtığı ve kesinleşmiş onlarca mahkeme kararına rağmen tehditler ile soruşturmalar ile emekçileri 6. Gün mesaiye zorluyor! Sendikamızın kazandığı zorunlu cumartesi çalışması genel davasının açık hükmüne rağmen, yargı kararları ile inatlaşıyor. Tutulan tutanakların, göstermelik soruşturmaların hiçbir hukuki dayanağı yoktur! emekçileri disiplin cezası vermek ile tehdit ederek cumartesi mesaiye zorlamak suçtur!” dedi.

657 sayılı yasa ve Danıştay kararı hatırlatması

Tunç, 657 sayılı yasanın 99. Maddesine atıfta bulundu. Bu madde fazla çalışmanın “keyfi uygulamalara dönüşmesinin” önüne geçmek istediğini belirten Tunç, şu ifadeleri kullandı:

“399 sayılı KHK’nin 20. maddesi sözleşmeli personelin haftalık çalışma süresini 40 saat olarak düzenlemiştir. Bu maddeye göre; 399 sayılı KHK’nin fazla çalışma ücretlerini düzenleyen 30. maddesinde sözleşmeli personele ‘a) Zorunlu ve istisnai hallere münhasır olmak üzere, normal çalışma saatleri dışında veya tatil günlerinde yaptırılacak fazla çalışmalar karşılığında bütçe kanunlarında belirlenen miktarlarda saat başı fazla çalışma ücreti ödenir. Ancak aylık olarak, fazla çalıştırma yaptırılacak personel sayısı kurumun sözleşmeli personel sayısının yüzde 5’ini; personel başına ödenecek fazla çalışma ücreti toplamı da ilgililerin temel ücretlerinin yüzde 15’ini geçemez’ hükmü yer almaktadır. Danıştay 8. dairenin 1996/1213 Esas no.lu kararında devlet memurlarının hafta sonu tatillerinde çalıştırılmalarının ancak amir tarafından bir hafta önceden yazılı olarak bildirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Danıştay, bu usule uyulmadan yapılan görevlendirmelere çalışan uymaz ise, hakkında disiplin cezası verilmeyeceğine dair karar vermiştir.”

“PTT yönetimi kazanılan davadan sonra hukuksuz bir genelge yayımladı”

KESK/Haber-Sen İzmir Şube Başkanı Memduh Tunç, Haber Sen tarafından konuyla ilgili açılan davada mahkemenin verdiği kararı hatırlattı: “… personelin sürekli bir şekilde ve olağan 40 saatlik mesai süresi haricinde, her cumartesi gününde çalıştırılmasına hukuken olanak bulunmadığından” denilerek sürekli hale getirilmiş olan fazla çalışma uygulamasının hukuka aykırı olduğu açık ve net olarak belirtilmiştir.”

PTT yönetiminin kazanılan davadan sonra hukuksuz bir genelge yayımladığını belirten Tunç, “Bu genelge ile mahkeme kararını uygulamak yerine, “emekçileri yılın belli dönemlerinde cumartesi mesaisine çağırabileceğini” belirtmiştir. Ayrıca genelge cumartesi çalışmasının sürekli değil dönüşümlü olma gerekçesini, sendikamızın kazandığı dava yerine KİK toplantısına bağlamıştır. KİK toplantı notları halen internet sitesinde mevcuttur. Yetkilendirilmiş yandaş sendikanın cumartesi mesaisi ile ilgili önerisine verilen kurumsal ret cevabı yine yazılı hâlde mevcuttur. Sendikamızca açılan ve kazanılan bir dava da bile sendikamızın adını anmaktan öcü gibi korkan PTT yönetimi, KİK raporlarında aksini yazdığı cumartesi mesaisinin zorunlu olmaktan çıkarılmasını, yandaş sendikanın KİK kazanımı gibi sunmuştur” diye konuştu.

Tunç, “Madem KİK toplantısında yandaş sendika ile alınmış bir karar vardı, neden üzerinden haftalar aylar geçmesini beklediniz? Sendikamızın kazandığı mahkeme tebligatının kuruma ulaştığı günlerde yayımlanması tesadüf mü? Korktuğunuz sendikamızın adı mı? Mücadelesi mi?” diye sordu.

PTT’nin en büyük giderini personel giderleri olarak göstermesine tepki

2018 yılından bu yana kadrolu personel alımı yapılmayan PTT’nin mevcut çalışan sayısı 38 bin. Tunç, 38 bin çalışanın yarısının ucuz iş gücü, emek sömürüsü demek olan taşeron şirket eliyle istihdam edilmiş emekçilerden oluştuğuna dikkat çekti. PTT’nin en büyük giderini personel giderleri olarak göstermesine tepki gösteren Tunç, şunları söyledi:

“Zarar üstüne zarar açıklayan kurumda en büyük gider kalemi olarak ‘personel giderleri’ gösterilmektedir. Emekçilerin günümüz ekonomik koşullarında insanca yaşamaya yetmeyecek yetersiz maaşları bile, kurumun sırtında yük olarak görülmektedir. Kurumun her yıl katlanarak artan zararların sorumlusu emekçiler değildir. Posta emekçileri OECD ülkeleri içerisinde meslektaşlarından çok daha fazla mesai ürettiği halde, onlardan çok daha az kazanmaktadır.

“Personel sayısı yeterli ise neden 6. gün mesaisi dayatılıyor”

“Ülke nüfusu hızla artarken, lojistik ve ulaştırma iş yükü durmadan artarken, PTT’nin çalışan sayısı gittikçe azalmaktadır. Buna rağmen PTT yöneticileri, çalışan sayısını yeterli görmektedir. Her fırsatta ‘Personel eksikliği olmadığını’ söyleyen PTT yöneticileri, yargı kararlarını yok sayarak artan iş yükünü bahane göstererek, yargı yerinde kazanılmış bir hakkı, emekçilerden gasp etmek istemektedir. Eğer kurumda personel eksikliği söz konusu değil ise, personel sayısı yeterli ise, 399 KHK’li posta emekçilerine neden 6. gün mesaisi dayatılıyor?”

KESK/Haber-Sen İzmir Şube Başkanı Memduh Tunç, “Kendini hukukun üstünde görenlere buradan sesleniyoruz” diyerek sözlerine şunları ekledi:

Anayasa da hukukun üstünlüğü ibaresi vardır. Hukukun üstünlüğü, her vatandaşın hukukun muhatabı olabileceği anlamına da gelir. Yani kimse imtiyazlı olamaz. Bu fikir, özellikle yöneticilerin hukukun altında olduğu ve hiç kimse ve hiçbir kurumun, hukukun üstünde olmadığı anlamına gelir. Hukuki dayanaktan yoksun yönergeler ve genelgeler ile 399 KHK’nin fazla mesai maddesini kesinleşmiş yargı kararlarını yargı kararlarında yazan açık net ifadeleri eğip bükemezsiniz! yok sayamazsınız!”