Son Mühür- İran'a yönelik ''Destansı Öfke Operasyonu'' adını verdikleri savaşı başlatan ABD ve İsrail için gelinen nokta, bölgeye dair tüm ezberlerin bozulacağı bir nokta haline gelecek gibi görünüyor.
ABD'nin F-25 jetini ve iki helikopterini düşüren İran, savaşta psikolojik üstünlüğü eline geçirmiş gözüküyor.
Bölgenin geleceği şekilleniyor...
''İran'a yapılan haksız/hukuksuz saldırı ve İran'ın verdiği okkalı karşılık Orta Doğu'nun siyasi geleceğini belirleme konusunda 1947-1948 yılında İsrail'in kurulması kadar önemli bir değişim/dönüşümün habercisi gibi görünüyor'' hatırlatmasında bulunan Uluslararası ilişkiler uzmanı Prof. Dr. Hasan Ünal,
''İsrail'in kurulması bölgede ne kadar olumsuzluk yaratmış ise İran'ın ABD ve İsrail'i eşşek sudan gelinceye kadar dövmesi de çok kutupluluğa evrilen dünyada o denli olumlu sonuçlar üretebilir.
Bu olumlu sonuçların başında ABD/İsrail destekli siyasal Kürtçü bölücü faaliyetlerin büyük bir güç kaybına uğrayarak hızla tarihin çöplüğüne atılması olacaktır'' değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye ne yapmalı?
Bölgeyi saran ateş çemberinde Türkiye'nin izlemesi gereken yolu değerlendiren Prof. Hasan Ünal,
''Türkiye'nin ilk yapması gereken açılım saçmalığına son vererek PKK/PYD varlığını, Afganistan'ı terk eden Amerikan nakliye uçakları kalkarken pistte peşinde koşanlara benzetmesi olacaktır. ABD/İsrail bu coğrafyada zora girerken onların bölücü projelerini biz mi sürdüreceğiz?'' diye sordu.
Başta CHP muhalefet ne yapmalı?
ABD-İsrail-İran üçgeninde yaşanan olayların bölgenin kaderini değiştireceğini vurgulayan Prof. Ünal,
''Burada başta ana muhalefet (CHP) olmak üzere siyasi partilere de önemli bir görev düşüyor. Öcalan ve PKK bölücülüğünü yaşatma gayretlerine (Öcalan Komisyonu) son verip siyasette ve ekonomide (karma ekonomi) Atatürk'te birleşmek ve bölücülük yapanları (siyasi parti uzantıları da dahil) siyasi tecride tabi tutmak hem şart hem de bir fırsat haline gelmiştir.
Unutmamak lazımdır ki, tarihi fırsatları tepenler siyaseten tepelenirler'' uyarısında bulundu.