Son Mühür- CHP lideri Özgür Özel, partisinin Meclis grup toplantısında gündemi sarsacak açıklamalarda bulundu. 1 Mayıs İşçi Bayramı öncesindeki son toplantıda salona, hak arayan madenciler ve fabrika işçileri yerini aldı.
"İzmir’de 505 gündür pes etmeyen Temel Conta emekçilerini selamlıyorum"
Toplantının açılışında Türkiye’nin her köşesinden hak mücadelesi veren işçileri bir bir selamlayan Özgür Özel, CHP’nin mücadelenin tam merkezinde duracağının altını çizdi.
Kurtuluş Parkı’nda günlerdir açlık grevi yapanlardan, İzmir’de ve Mersin’de aylar süren direnişleri devam ettiren emekçilere kadar geniş listeyi paylaşan Özel,
"9 gündür Kurtuluş Parkı’nda direniş ve açlık grevi yapan Doruk Madencilik işçilerini, Divriği’de 106 gündür direnen Çiftay işçilerini, İzmir’de 505 gündür pes etmeyen Temel Conta ve 466 gündür mücadele eden DIGEL Tekstil emekçilerini selamlıyorum.
Mersin Limanı’ndaki Özgüneş işçilerinin ve İtalyan Lisesi’nde eşit işe eşit ücret diyerek işten atılan eğitimcilerin her zaman yanındayız." dedi.
Özel ayrıca, sendikal faaliyetleri nedeniyle tutuklanan BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen’e de selam göndererek, partisinin en derin dayanışma duygularını ilettiğini belirtti.
"Bir santim eğilmeyeceğiz"
Parti içi görüşme süreçlerinden de bahseden Özel, son günlerde yapılan yoğun toplantıların sonrasında ortaya çıkan kararlılığı hakkında,
"Dün yaklaşık 11 saatlik PM ve MYK toplantısında önümüzdeki süreci değerlendirdik. Bundan sonrası için bir santim eğilmeden, bir kelime eksik konuşmadan, mücadeleden taviz vermeden, haklılık zeminini koruyarak, sendelesek bile birbirimize omuz vererek bir mücadeleyi sürdürmeye karar verdik." ifadelerini kullandı.
"Soma felaketi gibi tam 7 Soma yaşandı"
İş cinayetlerine ve maden kazalarına dair eleştirilerde bulunan Özel, Soma felaketinin altını çizerek acı olayı hatırlattı. İş kazalarının yalnızca istatistikten ibaret olmadığını hatırlatan Özel,
"AK Parti döneminde madenlerde Soma felaketi gibi tam 7 Soma yaşandı. Son 23 yılda 35 bin işçi iş kazalarında, cinayetlerde hayatını kaybetti.
35 binin sadece bir sayı veya rakam olmadığını; bunun gözü yaşlı bir anne, dul kalmış bir eş ve babasız büyüyen bir çocuk demek olduğunu asla unutmamalıyız." diye konuştu.
"Soma’nın üzerinden 12 yıl geçti, madencinin çilesi bitmedi"
Maden işçilerinin yaşadığı olayların arkasında büyük bir çıkar ve ayrıcalık düzeni olduğunu savunan Özgür Özel,
"Soma’nın üzerinden 12 yıl geçti ama madencinin çilesi bitmedi. Doruk Madencilik işçileri Ankara’da açlık grevinde.
İşçinin hakkını vermeyen bu holding, AK Parti döneminde tam 2 bin 364 maden ruhsatı almış. Bu ruhsatları çantasında tutup istediği gibi kullanıyor ama emekçinin alın terini ödemiyor.
AK Parti toplamda 386 bin ruhsat dağıtmış; oysa koskoca 80 yıllık Cumhuriyet tarihinde verilen ruhsat sayısı sadece bin 186. Onların tercihi her zaman emeği sömürenlerden yana oldu."
"Her 100 işçiden sadece 9'u sendikalı olabiliyor"
Hükümetin sendikal haklara ve grevlere yönelik tutumuna da değinen Özgür Özel, işçilerin anayasal haklarının "milli güvenlik" bahanesiyle ellerinden alındığını savunarak,
"Bu iktidar tam 23 işçi grevini sudan sebeplerle yasakladı. Yasaya göre sadece milli güvenlik tehdit altındaysa grev yasaklanabilir ama bunlar 200 bin işçinin ekmeğinin elinden alınmasına resmen çanak tuttular.
Bugün her 100 işçiden sadece 9'u sendikalı olabiliyor. Ama şunun sözünü veriyorum; ant olsun ki CHP iktidara gelecek ve tüm işçiler hak ettikleri insanca yaşama kavuşacak."
"24 yıl boyunca devleti parça parça sattılar"
Türkiye’nin sanayi devlerini ve kilit kurumlarını kapsayan özelleştirme politikalarını "yıkım" olarak adlandıran Özel, satılan fabrikaların ve şirketlerin listesini bir bir sayarak şu ifadeleri kullandı,
"Cumhuriyetin ne kadar fabrikası, şirketi varsa haraç mezat sattılar. Sümerbank, Seka, Tekel, Türk Telekom, Petkim, Tüpraş ve şeker fabrikaları...
Hepsini şeffaf olmayan yöntemlerle, bir yolunu bulup yandaşlarına verdiler. 24 yıl boyunca devleti parça parça sattılar ve toplamda 60 milyar dolar, yani bugünkü parayla 2,7 trilyon lira elde ettiler."
"Memleketi bu hale getiren AK Parti’nin hayırsız evlattan hiçbir farkı yoktur"
Özelleştirmeden kazanılan gelirlerinin nereye gittiğini soran CHP lideri, 2026 yılı bütçesindeki faiz giderlerine dikkat çeken Özel,
"Sattıkları o koca kurumların parası nereye gitti biliyor musunuz? Sadece 2026 yılında faize ödenecek para tam 2,7 trilyon lira. Yani Cumhuriyetin tüm birikimini sattılar, şimdi o paranın tamamını bu yılın faizine yatırıyorlar.
Memleketi bu hale getiren AK Parti’nin; anasının, babasının dişinden tırnağından artırdığını kumarda batıran hayırsız evlattan hiçbir farkı yoktur." mesajını verdi.
"Vatandaşın cebinden çıkan para lobilerinin cebine doluyor"
Türkiye’nin kaynaklarının nereye aktığına dair hükümetin ekonomi seçimlerini eleştiren Özel, toplanan vergilerin büyük bir kısmının faiz ödemelerine gittiğini söyleyerek,
"Ülkede aslında para var ama herkese yok. Bu iktidar millete değil, sadece faizcilere çalışıyor. Bakınız, 2026 yılında toplanan her 100 liranın 26 lirası doğrudan faize gitti.
Yıl bittiğinde bu rakam tam 2,7 trilyon liraya ulaşacak. Vatandaşın cebinden çıkan para, yatırım yerine faiz lobilerinin cebine doluyor."dedi.
"Arada 15 katlık bir fark var"
Dünyadaki gıda enflasyonu istatistikleriyle Türkiye’deki tarımdak tercihlerini kıyaslayan Özel, çiftçiye verieln destek ile faize ayrılan fark arasındaki uçuruma dikkat çekti,
"Dünyada gıda enflasyonunda sondan beşinciyiz. Hükümet üç ayda tarımsal desteklemeye sadece 60 milyar lira ayırırken, faize tam 2,7 trilyon lira veriyor. Arada 15 katlık bir fark var. Çiftçiye verdiğinin 15 katını faizciye veren bir zihniyetle karşı karşıyayız.
Neden bu haldeyiz? Çünkü siyasi davalarla hukuk güvenliğini bitirdiler, yabancı yatırımcıyı arkasına bakmadan kaçırdılar."
"Yargıya güven yüzde 18’e düşmüş durumda"
Uluslararası yatırımcıların Türkiye'ye neden gelmediğine örnek vererek Özel, yargıya olan güvenin kötü durumda olduğunu dile getirerek,
"Yargıya güven yüzde 18’e düşmüş durumda. Dışarıdaki yatırımcı Türkiye’yi sorduğunda uzmanlar, 'Uzak durun, şaka gibi memleket' cevabını veriyor.
İstanbul’da seçim oluyor, hazmedemeyip iptal ediyorlar; tekrar kazananın 30 yıllık diplomasını iptal ediyorlar; insanların şirketlerine çöküyorlar.
Şimdi yeni Adalet Bakanı çıkmış, 'Yatırımcı için hukuk güvenliği oluşturacağız' diyor. Danışmanlar uyarıyor: 'O bakan, her türlü hukuksuzluğu yapan kişiyle aynı kişi.' İşte bu yüzden kimse gelmiyor." dedi.
"Batmış bir ekonomi ve israf düzeninin son çırpınışlarını izliyoruz"
Özgür Özel, iktidarın sık sık başvurduğu "barış" hamlelerinin toplumda yarattığı sorunlara değinirken, "Bu ülke iki barıştan çok çekti.
Biri imar barışıydı; 8 kez çıkardılar, depremde binlerce insanımızı o çürük binalarda kaybettik. Şimdi sekizinci kez varlık barışını getiriyorlar.
Erdoğan’ın icadı bu: 'Parayı nasıl kazandıysan kazan, yeter ki getir.' Uyuşturucu baronları çıkıp 'Cumhurbaşkanı deyince paramı getirdim' diyor.
Uyuşturucu paralarını bu yolla yasallaştırıp Türkiye’ye sokuyorlar, sonra da o parayla burada her türlü operasyonu yürütüyorlar. Batmış bir ekonomi ve israf düzeninin son çırpınışlarını izliyoruz."
Ayrıntılar geliyor...