Amerika Birleşik Devletleri, İsrail ve İran ekseninde artan jeopolitik gerilimler, finans dünyasında derin sarsıntılara yol açmaya devam ediyor. Özellikle Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasıyla brent petrol fiyatlarının 100 dolar barajını hızla aşması, yatırım stratejilerinin baştan aşağı yeniden yazılmasına neden oldu. Kriz dönemlerinin en sarsılmaz limanı olarak görülen değerli metaller bu süreçte beklenmedik bir şekilde satış baskısı yiyerek yatırımcısını şaşırtırken, piyasalardaki sermaye akışının yönü de değişmeye başladı. Finans devi JP Morgan tarafından hazırlanan kapsamlı rapor, yatırımcıların belirsizlik dönemindeki yeni tercihini ortaya koydu. İşte ayrıntılar...
KÖRFEZ ÜLKELERİ NAKİT İÇİN SATIŞA GEÇTİ
Küresel enerji ticaretinde yaşanan aksamalar, ekonomisi büyük ölçüde petrole dayalı olan Körfez ülkelerini doğrudan etkiledi. Nakit akışında kesinti yaşamak istemeyen bu ülkeler, ellerinde tuttukları değerli madenleri nakde çevirmek için hızla satış pozisyonuna geçti. Altın ve gümüş piyasalarında oluşan bu devasa satış dalgası, her iki kıymetli metalin de savaş öncesi seviyelerin altına inmesine zemin hazırladı.
GELENEKSEL LİMANLARDAN MİLYARLARCA DOLAR ÇIKIŞ
Piyasalardaki bu radikal değişimi inceleyen JP Morgan analistleri, Nikolaos Panigirtzoglou liderliğinde hazırlanan raporda sürecin detaylarına ışık tuttu. Analistler, mart ayının ilk üç haftalık diliminde altın borsa yatırım fonlarından yaklaşık 11 milyar dolarlık rekor bir çıkış yaşandığını belirterek, gümüş fonlarındaki tablonun da farksız olduğuna dikkat çekti. Gümüş cephesinde geçtiğimiz yaz aylarından bu yana elde edilen tüm kazanımların yaşanan bu panik satışlarıyla tamamen eridiği ifade edildi.
YATIRIMCININ YENİ TERCİHİ BİTCOİN OLDU
Altın ve gümüşte yaşanan sert tasfiyelere karşılık, kaçan sermayenin büyük bir kısmının kripto para piyasalarına yöneldiği saptandı. Bitcoin cephesinde net para girişlerinin hızlandığı ve piyasa aktivitesinin arttığı gözlemlendi. Herhangi bir coğrafi sınıra bağlı olmaması, 7 gün 24 saat kesintisiz işlem görebilmesi ve yatırımcının varlıklarını kendi kişisel cüzdanında güvence altına alabilmesi gibi özellikler, Bitcoin'in savaş ortamında altın ve gümüşe kıyasla çok daha dirençli kalmasını sağladı.
BÖLGEDE KRİPTO PARA TALEBİ ZİRVEYE ULAŞTI
Raporun en çok dikkat çeken bölümlerinden biri de sıcak temasın yaşandığı İran'daki finansal hareketlilik oldu. Çatışmaların başlamasıyla birlikte bölge halkının kripto paralara yönelik talebinde belirgin bir sıçrama yaşandığı kaydedildi. Bölgedeki yatırımcıların varlıklarını yerel platformlardan çekerek uluslararası borsalara ve donanım cüzdanlara aktararak güvenceye aldığı tespit edildi. Kurumsal yatırımcı kanadında da benzer bir refleksin geliştiği, ocak ayından bu yana altın ve gümüş vadeli işlemlerinin düşüş eğiliminde olmasına rağmen Bitcoin vadeli işlemlerinin gücünü koruduğu vurgulandı.