Hazine ve Maliye Bakanlığı, kayıt dışı ekonomiyle mücadele stratejisinde teknolojik bir kırılma noktasına imza attı. Kamuoyunda "naylon fatura" olarak bilinen sahte belge trafiğini tamamen durdurmayı hedefleyen Bakanlık, yapay zeka tabanlı yeni analiz yazılımı KAŞİF’i operasyonel hale getirdi. Bu yerli yazılım sayesinde, Türkiye genelindeki 4 milyon mükellef her gün mercek altına alınarak finansal hareketleri saniye saniye takip ediliyor.
Vergi denetiminde geleneksel yöntemlerden yapay zekaya geçiş
Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB), bugüne kadar sahte belge ve haksız vergi iadelerini tespit etmek amacıyla kural tabanlı çalışan SARP (Sahte Belge Risk Analiz Programı) ve RİTAP (Riskli İade Takip ve Analiz Programı) sistemlerinden yararlanıyordu. Ancak dijitalleşen ekonomiyle birlikte denetim mekanizmalarını bir üst seviyeye taşıyan Bakanlık, TÜBİTAK Yapay Zeka Enstitüsü ile iş birliği yaparak KAŞİF’i geliştirdi. Geleneksel sistemlerin aksine KAŞİF, önceden tanımlanmış katı kurallara ihtiyaç duymadan, makine öğrenmesi algoritmalarıyla büyük veriyi analiz ederek riskli paternleri kendi başına keşfedebiliyor.
4 Milyon mükellefin dijital ayak izi günlük olarak taranıyor
Onlarca terabaytlık devasa veri setleri üzerinde çalışan KAŞİF, yaklaşık 4 milyon mükellefin finansal davranışlarını her gün yeniden analiz ediyor. Mükellefiyet kayıtlarından fatura trafiğine, ithalat-ihracat dengelerinden çalışan sayılarına, demirbaş varlıklarından üretim kapasitelerine kadar çok geniş bir veri havuzu yazılım tarafından taranıyor. Sistem, bir işletmenin olağan dışı davranış sergilemesi durumunda bunu anında "risk" olarak tanımlıyor. Örneğin, üretim kapasitesi olmayan bir firmanın milyonlarca liralık fatura kesmesi veya personel gideri olmayan bir şirketin devasa operasyonlar yürütmesi, KAŞİF’in radarına anında takılıyor.
Sahte şirketler kurulduğu gün deşifre ediliyor
KAŞİF'in devreye girmesiyle birlikte, sadece sahte belge düzenlemek amacıyla kurulan "tabela şirketleri" daha ilk faaliyet gününde tespit edilmeye başlandı. Uygulamanın ilk verilerine göre, toptan ticaret alanında sicil açtıran ve hiçbir mal alımı yapmadan aynı gün fatura kesen yapılar anlık olarak raporlandı. Yine sistem üzerinden yapılan tespitlerde, kuruluşunun beşinci gününde 50 milyon liralık hayali fatura düzenleyen organizasyonlar ile bir maaşlı çalışan üzerine açılan 7 farklı şirketin 246 milyon liralık usulsüz işlemi engellendi. Özellikle son üç ayda kurulan ve hiçbir ticari faaliyeti olmamasına rağmen toplamda 276 milyar lira fatura kesen 2 bin 550 mükellefin yüksek riskli olduğu sistem tarafından kanıtlandı.
Haksız iade taleplerine teknolojik engel
Yalnızca sahte belge düzenleyenler değil, devletten haksız yere vergi iadesi almaya çalışanlar da yapay zekanın takibinden kaçamıyor. KAŞİF, bir mükellefin beyannamesindeki 7,7 milyon liralık KDV iadesi talebinin gerçeği yansıtmadığını detaylı analizlerle ortaya koydu. Bu tür riskli profiller, sistem tarafından otomatik olarak Vergi Denetim Kuruluna sevk ediliyor. Vergi daireleri aracılığıyla yerinde yapılan yoklamalar ve komisyon kararlarıyla, art niyetli olduğu kesinleşen mükelleflerin kayıtları tamamen kapatılarak ekonomik sistemin dışına itiliyor.
Bakan Şimşek: Kayıt dışı ekonomi için yeni bir dönem başladı
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, son teknolojik imkanların vergi adaletini sağlamada kilit rol oynadığını vurguladı. Kayıt dışılıkla mücadelede yeni bir safhaya geçildiğini belirten Şimşek, yapay zeka ve makine öğrenmesi sayesinde tüm usulsüz faaliyetlerin anında tespit edildiğinin altını çizdi. Bakan Şimşek, tüm mükellefleri yasal sınırlar içinde kalmaya davet ederken, risk analiz altyapısının sürekli güncelleneceğini ve haksız rekabete yol açan her türlü ekonomik uyumsuzluğun üzerine kararlılıkla gidileceğini ifade etti.