Son Mühür- Ankara’da 7-8 Temmuz’da yapılacak olan 36. NATO Zirvesi öncesinde başkentte adeta olağanüstü hal ilan edildi. ABD Başkanı Donald Trump, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve İngiltere Başbakanı Keir Starmer gibi dünya liderlerini ağırlayacak kentte 70 bin güvenlik personeli ağırlayacak kentte 70 bin güvenlik personeli görev yapacak.
Öte yandan NATO Zirvesi öncesinde Ankara’da 23 Haziran’da ev baskınlarıyla avukatlardan çeşitli vakıf temsilcilerine kadar birçok kişi gözaltına alındı, daha sonra çıkarıldığı mahkemede 10 kişi hakkında tutuklama, 26 kişi hakkında da ev hapsi ile adli kontrol kararı verildi.
Tutuklama ve gözaltı operasyonlarına İzmir’den de tepki geldi. İzmir emek demokrasi güçlerinin NATO’ya karşı yaptığı basın açıklamasını okuyan İzmir Barosundan Zöhre Dalkıran’ın kullandığı ifadeler şu şekilde;
“Bugün ülkemizin içinde bulunduğu karanlık başta olmak üzere tüm dünyada haksız savaşların, sömürünün, barbarlığın, zulüm ve yoksulluğun en baştaki sorumlularından birisi olan NATO’yu ve bu savaş teşkilatının ülkemizde yollarına kırmızı halılar serilerek ağırlanmasını ve dünyayı yeniden ve yeniden paylaşma planlarının ülkemizde yapılacak olmasını protesto etmek için toplandık. NATO, kurulduğu günden bugüne kadar sermayenin, savaşın, emperyalist çıkarların örgütü olmuştur. Sovyetler Birliği’nin yıkılmasından Yugoslavya’nın bombalanmasına, Afganistan’ın işgalinden, Irak’ın parçalanmasına, Libya’nın yıkımından Suriye’nin kan gölüne dönmesine kadar milyonlarca insanın ölümünden, yerinden edilmesinden ve ülkelerin istikrarsızlaştırılmasından NATO ve onu yönlendiren emperyalist güçler sorumludur.”
“AK Parti iktidarının övünmesi yeni bir durum değildir”
“Bugün NATO zirvelerinde konuşulan şey enerji kaynaklarının, ticaret yollarının, silah tekellerinin ve çokuluslu şirketlerin çıkarlarının korunmasıdır. Emekçiler yoksullaşırken, halklar açlıkla savaşırken, savaş bütçeleri ve silah harcamaları her geçen gün artırılmaktadır. Türkiye’nin NATO üyeliği de halklarımızın çıkarlarına hizmet etmemektedir. AK Parti iktidarının, ‘Biz NATO’nun kanadında yer alırken bugün artık göbeğinde bulunuyoruz.’ sözleriyle övünmesi yeni bir durum değildir. Yetmiş yılı aşkın süredir iktidara gelen hükümetler, farklı siyasi kimliklerle ortaya çıksalar da NATO’nun ve emperyalist merkezlerin bölgesel politikalarına uyum göstermeyi temel bir devlet politikası haline getirmiştir. Ülkemizin toprakları, üsleri ve kaynakları emperyalist askeri stratejilerin parçası haline getirilmiş; halkların kardeşliği yerine savaş politikaları desteklenmiştir. Bugün ülkemizi fiilen işgal etmiş olan emperyalist NATO ve Amerikan üslerine durmadan, bu savaş örgütünden çıkmayı ve bu örgütün dağıtılmasını savunmadan gerçek yurt ve halk sevgisinden bahsetmek mümkün değildir. Bizler dün de bugün de yarın da 6. Filo’yu denize dökenlerin izinde olmaya devam edeceğiz.”
Gözaltı operasyonlarına dikkat çekildi
“AK Parti iktidarının NATO zirvesinin sessiz sedasız, protestosuz geçirilebilmesi için günlerdir İstanbul’da, Ankara’da ve çeşitli kentlerde gerçekleştirdiği gözaltı operasyonları, kimin hangi safta durduğunu açıkça göstermektedir. Emperyalist savaş politikalarına karşı çıkanların, demokratik haklarını kullananların, öğrencilerin, gençlerin, sendikacıların, siyasetçilerin ve avukatların gözaltına alınması; savaş karşıtı seslerin susturulmaya çalışılması demokratik toplum ilkeleriyle bağdaşmamaktadır. Emperyalizme karşı çıkmak, savaşa karşı barışı savunmak, NATO’yu protesto etmek suç değildir. Asıl sorgulanması gereken, halkların iradesini hiçe sayan savaş politikaları ve bu politikalara gösterilen koşulsuz bağlılıktır.”
“Mücadelemizi sürdüreceğiz”
“Açıkça söylüyoruz: Türkiye NATO’dan çıkmalıdır. Ülkemizin dış politikası emperyalist askeri ittifakların değil, halkların çıkarlarının, barışın ve bağımsızlığın ekseninde şekillenmelidir. Bizler emek ve demokrasi güçleri olarak; NATO’nun savaş politikalarına, emperyalist müdahalelere, ülkemizin emperyalist askeri planların parçası haline getirilmesine, demokratik hak ve özgürlüklere yönelik baskılara karşı mücadelemizi sürdüreceğiz. Eşitlikten, özgürlükten, laiklikten, demokrasiden ve halkların kardeşliğinden yana olan herkesi emperyalizme ve savaş politikalarına karşı ortak mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz.”
“Bu ülkeden gideceğiniz günler yakındır”
“NATO değil halklar kazanacak, savaş değil barış kazanacak, Emperyalizm değil halkların dayanışması kazanacak, Üslerinizi, tankınızı, topunuz, barbarlığınızı ve işbirlikçilerinizi alıp bu ülkeden gideceğiniz günler yakındır. Yaşasın halkların kardeşliği, Yaşasın emek, demokrasi ve özgürlük mücadelesi.”