Son Mühür/ Beste Temel- 10-16 Mayıs Engelliler Haftası vesilesiyle Narlıdere’de bambaşka bir hava esti. Narlıdere Belediyesi’nin organize ettiği “Engelsiz Yaşam Şenliği”, ilçenin Demokrasi Meydanı’nı bir bayram yerine çevirdi. Sadece özel gereksinimli bireyler değil, aileleri ve yoldan geçen vatandaşlar da bu samimi atmosfere dahil oldu. Narlıdere Belediye Başkanı Erman Uzun ise gün boyu meydanda dolaşarak bu büyük sevince bizzat şahitlik etti.
Anneler Günü de es geçilmedi
Etkinlik takvimi öyle bir zamana denk geldi ki, meydanda hem Engelliler Haftası hem de Anneler Günü’nün sıcaklığı iç içe geçti. Başkan Erman Uzun, elinde karanfillerle meydanı turlarken her annenin hatırını sordu ve gününü kutladı. Başkan Uzun’un şu sözleri meydandakileri duygulandırdı:
"Dünyadaki en aşılmaz engel, kalplerdeki sevgisizliktir. Biz bu sevgiyi Narlıdere’de hakim kılıp tüm bariyerleri yıkacağız. Her annenin emeği kutsal ama özel bir çocuğa ömrünü adayan annelerin omuzlarındaki yük çok daha başka. Onların fedakarlığı karşısında ancak saygıyla eğiliriz."
Fırsat verilince neler olur neler!
Sahnede ise özellikle down sendromlu gençlerimiz Hasan Kudar ve Bengisu Çetinkaya’nın vals gösterisi görülmeye değerdi ikilinin uyumu ve yüzlerindeki o saf mutluluk tüm meydanı ayağa kaldırdı. Sadece vals mi? Tuğde Yurtseveroğlu, Mehmet Ali Şentürk ve Halit Eligüzel gibi pırıl pırıl gençlerimiz de kendi kabiliyetlerini sergilerken, "Fırsat verilince neler yapabiliyorlar?" sorusunun en güzel cevabını verdiler.
Yeni kurulan birim için teşekkür
Programın bir diğer can alıcı anı ise aileler adına söz alan Gülbahar Sertkaya’nın konuşmasıydı. Sertkaya, verilen emeğin bazen dışarıdan görülmediğini ama aslında her gün sessiz bir mücadele verdiklerini hatırlattı. "Bizler görülmeyen emeğin, duyulmayan çabanın temsilcileriyiz," diyen Sertkaya, belediyenin yeni kurduğu Engelli Birimi için Başkan Uzun’a teşekkür etmeyi de ihmal etmedi.
Sivil toplum da meydandaydı
Şenlik sadece gösterilerden ibaret değildi. Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nden Anadolu Down Sendromu Derneği’ne kadar birçok sivil toplum kuruluşu da stantlarıyla oradaydı. Bilgi alışverişi yapıldı, dertler paylaşıldı, yeni dostluklar kuruldu. Patlamış mısırını alan çocukların neşesi ile büyüklerin dayanışması birleşince, Narlıdere’de "erişilebilir bir yaşam" hedefinin sadece kağıt üstünde kalmadığı, hayatın tam içine sızdığı bir kez daha tescillenmiş oldu.