Son Mühür- CHP'deki parti içi yarışın düğümlendiği konuların başına gelen mutlak butlan tartışmaları hız kesmiyor.
Kemal Kılıçdaroğlu'nun 13 yıllık koltuğuna veda etmesine kapı aralayan 38.Olağan Kurultay süreci hakkında istinaftan mutlak butlan çıkması halinde kurultay öncesi genel başkan olan Kılıçdaroğlu'nun bir kez daha partinin başına geçmesi bekleniyor.
Ancak, bu konuda farklı düşünenler de var.
Kurultaylarda genel başkanın görevi Divan Başkanı'na devrettiğini düşünenler, yargıdan mutlak butlan kararı çıkması halinde genel başkan olarak da divan başkanı kimse koltuğa onun oturması gerektiğini savunuyor.
Bu iddiayı gündeme getiren isimler arasına Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Hüseyin Baş da katıldı.
Parti yönetme yetkisi onda olmalı...
“Kongre Divanı kurulduğunda divanın başkanı o partinin en üst düzey yöneticisidir. Daha üstünde kimse yoktur.'' hatırlatmasında bulunan Baş,
''Şimdi mutlak butlan davası deniyor da… Butlan davası olduğunda Sayın Kılıçdaroğlu’nun geri geleceğine ilişkin bazı söylemler var. Böyle olmaması gerekir.
Hukuki nedir bu? Kongre Divanı kurulana kadar sorun var mı? Kongre Divanı kuruldu. Sorun öyleyse de varsa da o andan sonra ortaya çıktı. O zaman butlan kararı gelirse bile parti yönetme yetkisi Kongre Divanı’nın başkanına verilmek zorundadır'' değerlendirmesinde bulundu.
Divan başkanı İmamoğlu'ydu...
Şaibe tartışmalarına neden olan kongrede divan başkanı olarak Ekrem İmamoğlu'nun görev aldığını hatırlatan Baş,
''Diyeceksiniz ki ‘ya Ekrem Bey tutuklu’. Fark etmez, hükümlü mü? Değil. Kesinleşmiş cezası var mı? Yok. Hükümlü değil, kesinleşmiş bir cezası yok. Bu konuda Genel Başkanlığı ve parti yönetme yetkisini Sayın İmamoğlu’na devretmesi gerekir'' diye konuştu.