Menderes Haberleri

Menderes’te skandal zinciri büyüyor! İş insanından büyük iddia: Eskisi 45 bin dolar, yenisi 400 bin euro istedi!

Menderes'te ardı ardına patlayan skandallara bir yenisi daha eklendi. İlçede otel projesi hayata geçirmeye çalışan tıp doktoru ve iş insanı Dr. Yakup Toprak, eski belediye yönetimine 45 bin dolar verdiğini, yeni ekibin ise tarifeyi 400 bin euroya çıkardığını iddia etti. Yaşananlar tek tek anlatan Toprak, "Bu İzmir'i çürüten bir sistem, yatırımcıyı nefes aldırmıyorlar" sözleriyle isyan etti.

Abone Ol

Son Mühür / Yağmur Daştan - İzmir’in Menderes ilçesinde son dönemlerde ardı ardına ortaya atılan iddialar dikkatleri çekiyor. Daha önce Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek’in olduğu ileri sürülen WhatsApp yazışmaları ortaya çıkmış, ayrıca belediyeye iki hafta önce jandarmanın giderek yapı ve imar dosyalarını aldığı da ileri sürülmüştü. İddialar bir bir ortaya çıkarken şimdi de ilçede ‘rüşvet’ skandalı patlak verdi. Menderes’te bir otel projesi hayata geçirmek için yola çıkan İstanbullu iş insanı Dr. Yakup Toprak, önceki dönem belediye başkanı Erkan Özkan ve şimdiki başkan Çiçek hakkındaki iddialar doğrultusunda İstanbul Adalet Sarayı’nda ifade verdi. Ruhsat alabilmek için eski yönetime 45 bin dolar rüşvet verdiğini, yönetim değişince de yeni gelen ekibin kendisinden bu kez 400 bin euro istediğini ileri süren iş insanı Toprak, Son Mühür’e yaptığı açıklamada, kendisine kumpas kurulduğunu iddia ederek hem parasından olduğunu hem de 16 gün hapis yattığını söyledi.

“Belediyenin birtakım talepleri oldu”

Tıp doktoru olduğunu belirterek açıklamalarda bulunan ve süreci anlatan Toprak, “İstanbul’da otelim, sağlık işletmelerin ve yurtdışında da ciddi yatırımlarım var. Türkiye’de sağlık turizmi noktasında çalışmalarımı sürdürüyorum. Hastalarımızın çoğu yurtdışından geliyor. Efes ve Meryem Ana’ya hacı olmaya gittiklerini gözlemledik. Hasta popülasyonumuz o noktaya doğru kayınca bizden de ‘konsept otel’ talepleri oldu. Üç yıl önce dönemin belediye başkanı Erkan Özkan ile görüştük. Menderes’te daha önce yapı kayıt ruhsatı olan bir yeri satın aldım. Ancak bu satış işlemi sırasında belediyenin birtakım talepleri oldu. Öncesinde bu taleplere sıcak bakmadık. Ancak ilerleyince gördük ki çalışmaların belediye ayağında tıkanıyoruz mecburen o talepleri yerine getirmek zorunda kaldık. Bunu verdikten sonra otel ortaya çıkmaya başladı. Otel yükselmeye başlayınca talepleri daha fazla olmaya, yükselmeye başladı. İstenilen rakamlar ikiye, üçe katlanmaya başladı. Bu talepler bize belediye başkan yardımcıları ve danışmanların üzerinden iletildi. Biz de gidip sorduğumuzda yatırım boyutunun çok büyük olduğu ve bu boyuttaki yatırımın bu kadar olmayacağı ve çok daha farklı taleplerin olacağını söyleyerek kendine birtakım şeyler istedi. Bu noktada tartıştık ve gidip savcılığa suç duyurusunda bulunduk ve ‘Bu rüşveti verdik, daha da istiyorlar. Ruhsatımızın çıkmasına rağmen vermiyorlar’ dedik. Bizi o dönem 6 ila 7 ay oyaladılar. Bunlar, basına da yansıdı. Ciddi anlamda eylemler yaptık, mahkeme sürecimiz oldu. Güçlülerdi, mahkeme sonuçsuz kaldı” dedi.

“O an tuzağa çekildiğimi anladım…”

Söz konusu olayların ulusal gündem olduğu için CHP’nin Özkan’ı bir kez daha aday göstermediğini ileri süren Toprak, “Ancak ne yazık ki bunlarla aynı olan ve yine aynı şekilde bağlantılı olan İlkay Çiçek başkan seçildi ve yine bir isim belediye başkan yardımcısı statüsüne geldi. Elimizde kayıtlarımız var. Başkan yardımcısı otelime geldi ve bu işi çözmek istediğini ama bunun bir bedeli olduğunu söyledi. Milyon dolarlık yatırım yapınca bunu kabul etmek zorunda kalıyorsunuz. Bir gün önce o başkan yardımcısı ile konuştuk, kendimizi ifade ettik. ‘Müteahhitler gelsin, ben de şoförü göndereyim. Biz sana ruhsatı teslim edelim sen de parayı şoföre ver’ dediler. Ben de ‘Tamam’ dedim. Bunun bir tuzak olduğunu bilmiyordum. Daha sonra avukatımı aratarak ‘Başkan yardımcısı seni çağırıyor’ dediler. Buna istinaden belediyeye gittim. Parayı belediyeye çıkaramayacağım için aşağıda şoförüme bıraktım. Yukarı çıkınca beyefendiler beni bekletti. Ben de ‘Arkadaş aşağıda bekliyor’ dedim. Kapıyı çalıp bunları söylerken ciddi anlamda hakaretle karşılaştım. Üzerime doğru geldi, hakaret etti. O an tuzağa çekildiğimi anladım. Sonra savcılığa gidip ifade verdiğimde bunlar arka taraftan gidip ‘Darp ettiler, kamu malına zarar verdiler’ şeklinde yalan ifadeler söylediler. CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan da bir şov yaparak çıkıp açıklama yaptı. Bu ülkeye milyon dolar döviz kazandıran, belli bir geçmişi olan tıp doktorunu 16 gün hapse attılar” ifadelerini kullandı.

O WhatsApp mesajları hakkında suç duyurusu!

“Yargılandık ve sonrasında tekrar suç duyurusunda bulunduk. Yakın zamanda yeniden soruşturma başlatılarak dosyanın tekrar açılmasını bekliyoruz” sözleriyle devam eden Toprak, “Bu süreçte herkesin malumu, Menderes’te sular durulmuyor. WhatsApp yazışmaları gündeme geldi. Bunu da savcılığa delil olarak sunduk. Rüşvetin belgesi olmaz ama buyurun, adamın konuşmaları. Ne kadar ‘Yapay zeka’ diyorsa da bunu savcılığa vermen lazım ki yapay zeka mı yoksa gerçek mi ortaya çıksın. Bu konuşmaların yapay zeka mı yoksa gerçek mi olduğuna dair o saatlerde baz istasyonu kayıtlarına da bakılarak tespit edilmesi talebiyle de suç duyurusunda bulunduk. Şimdi bekliyoruz” dedi.

“Bu bir sistem… İzmir’i çürüten bir sistem!”

“Bu sürecin ardından belediyeden sizinle iletişime geçmeye çalıştılar mı?” sorusuna da yanıt veren Toprak, “Benimle kimse iletişime geçmeye çalışmadı. Zaten çalışırlarsa da yargı noktasında bu işin çözülmesini bekliyoruz. Yargının adaletine güveniyor ve süreci titizlikle inceleyeceğine inanıyoruz. Bu noktada adaletin sağlanacağını düşünüyorum. Üç yıldır işletmem açılmadı, büyük zararım var. Orada ciddi insanlar çalışıyor, ciddi bir yatırımım vardı. Bugün o parayı ticari olarak değerlendirseniz ciddi para döngüsü olur. Beni yıllardır orada çalıştırmadılar. Gördüğüm kadarıyla bu iş İzmir’de gelenek haline gelmiş. Seferihisar’da, Güzelbahçe’de ve Buca’da ciddi mağduriyetler gördük. Bir mağduriyet varsa insanlar birbirine sığınıyor. İş insanlarını, müteahhitlerini hedef alan bu sistem ciddi mağduriyet yarattı. Bu bir sistem, İzmir’i çürüten bir sistem. Bunun temizlenmesi lazım. Yatırımcıların önünün açılıp bu insanların teşvik edilmesi lazım. Ciddi mağduriyetler var, bize de belgeler geliyor ve aynı zamanda savcılıklara ve CİMER’e de çok sayıda başvuru olduğunu biliyoruz” diye konuştu.