Son Mühür- 9 Eylül İzmir’in kuruluş ve kurtuluşunun 104. yıldönümünde Dokuz Eylül Üniversitesi Atatürk İlkeleri Ve İnkılap Tarihi Enstitüsü Öğretim Üyesi Ahmet Mehmetefendioğlu 15 Mayıstan 9 Eylül’e kadar yaşanan olayları ve o günün gizli kahramanlarını bir tarihçi gözüyle anlattı.

Mehmetefendioğlu, milli mücadelenin başlangıcını ifade eden 15 Mayıs ve 9 Eylül tarihleri arasında yaşanan olaylara değinerek kurtuluş yıldönümümüzde duygularını şu sözlerle dile getirdi:

“15 Mayıs’ta işgal edilen şey bir şehir değil bir ülke, 9 Eylül’de kurtulan da bir şehir değil ülke. Ben şimdiye kadar yaptığım araştırmalarda İzmir’in kurtuluşu kadar geniş etkiler bırakan bir kurtuluşa tanıklık etmedim. Böyle bir ülkenin böyle ulusun ferdi olmaktan her zaman gurur duyuyorum. bayrağı indirmemişler, bağımsızlığımızı ve onurumuzu sevr düşüncesine teslim etmemiş insanların çocukları ve torunları olarak buradayız.”

“Ben çocukların gözünde sarışın mavi gözün ilkelerini ve ruhunu görüyorum”

Gençlerimize değerlerimizi tarihimizi anlatma aşamasında kuşakları itibariyle neyi nasıl algılayacaklarını değerlendirmek gerektiğini belirten Mehmetefendioğlu devamsızlıktan kalma noktasına gelen nota ihtiyacı olan öğrencilerine verdiği anlamı ödevden de bahsetti:

“Örneğin ‘Mümin Aksoy Albay Cevdet bu şehirde yaşadı ve bu şehrin bağımsızılığı için mücadele etti, gidip mezarının başında fotoğraf çekilip bana hayatını araştır getir kabul edicem’ diyorum. Çocukların özellikle algılama biçimlerinin değiştiğine tanıklık ediyorum. Ama ben hala çocukların gözlerinde kırmızı beyaz sevdasının, sarışın mavi gözün ilkelerinin ve ruhunun canlı olduğuna tanıklık etmekten dolayı son derece mutluyum. Sadece Z kuşağına karşı yaklaşım tarzını, enformasyonu değiştirmemiz gereken bir dönemdeyiz.”

“Bu insanları onurlandırma görevi hepimize düşüyor ama 104. yılımızda aynı yerimizde sayıyoruz”

Mehmetefendioğlu, Müftü Rahmetullahın evinin çökme tehlikesine rağmen restore edilmemesine dikkat çekerek “Bu ülkenin, bu şehrin, bu kentin değeri bu. Bunu bir belediyenin, valiliğin, bir kamu kuruluşunun yapması gerekli, o hacda benimde vergim sizinde verginiz var, hepimizin ortak değeri. Mümin Aksoy sokağı olsun, Yıldırım Kemal ilkokulu caddeleri olsun, Müftü Rahmetullah camii, mekanı buna benzer yerler olsun. Mesela Fuar deyince aklımıza Fuar fikrini veren ilk defa Fuar düşüncesini dile getiren Suat Yurtkoru gelmiyor. Şehrin hiçbir noktasında ismi yok, aileleri gururlandırılabilir bir yere ismi verilebilir” diye konuştu.

104 yıllık eksiklik: “9 Eylül müzemiz yok”

104 yılda 9 Eylül ile alakalı bir müzemiz olmaması sorununa dikkat çeken Mehmetefendioğlu, “Bugün İzmir’in köklü ailelerinin verebileceği o kadar çok obje var ki kurtuluş işgal dönemine ait ama ailelerin çekincesi bunları sergileyecekleri bir yerin olmaması. Ben bu sürecin hepsinin anlatıldığı bir müzenin içerisinde 9 Eylül’ü de 15 Mayıs’ı da İzmir yangınını da İzmir İktisat Kongresini de çok görmek isterdim. Kentin ruhuna çok uygun düşer ve en büyük eksikliklerinden biri olarak karşımızda” dedi.

Mehmetefendioğlu’dan Son Mühür gazetesine kahramanlık destanı!

Son Mühür gazetesinin 9 Eylül’e özel çıkan sayısında Ahmet Mehmetefendioğlu, kurtuluş gününü soyadı yapan kahramanımız Fadıl Dokuz Eylül hakkında yazı yazdı. Mehmetefendioğlu “Ben yıllar öncesinde yazdığı ve bir yerden ulaştığım hatıra ve anıları sayesinde ekip arkadaşlarını kendisiyle çalışan insanları buldum. Kapılarını çaldım, mezarlıklarını fotoğrafladım, biyografisini oluşturmaya çalıştım. Karşımda her defasında gözlerimi dolduran, omuzlarımı dikleştiren, bayrağıma ve yüz yıllık mirasıma daha sıkıca sarılmama vesile olan büyük fedakarlıklarla gerçekleştirilen bir sürece tanıklık ettim, bununla gurur duyuyorum.” diyerek kahramanlarımıza rahmet diledi.

Yok olan kent mirası: İplikçizade Köşkü

Ahmet Mehmetefendioğlu yaptığı yeni araştırmalardan ve öykülerden bahsederek İplikçizade Köşkü'nün yıkılıp çağlayan apartmanına dönüştürülmesi konusuna dikkat çekti. İplikçizade Köşkü'nün tarihsel anılarına, geçmişine ve içerisinde bulunan fotoğraflara değinen Mehmetefendioğlu aynı zamanda Karşıyaka belediyesi’ne de bir çağrıda bulundu:

“Bugün Karşıyaka’da o binanın önünde bayrağımızı dalgalandırabileceğimiz, farkındalık yaratabileceğimiz bir etkinlik olmalı. Karşıyaka belediyesi güçlü tarihsel anlatıma sahip bir tabela oluşturmalı.” Mehmetefendioğl konuşmasına şu sözleri ekledi: “İzmir’de her evde her sokakta her caddede 15 Mayıs-9 eylül 1922’yi anlatan bir hikaye var.”

İzmir'de katarakt sonrası dünyası kararmıştı: Yeni açılan göz bankasıyla hayata ve ışığa yeniden döndü
İzmir'de katarakt sonrası dünyası kararmıştı: Yeni açılan göz bankasıyla hayata ve ışığa yeniden döndü
İçeriği Görüntüle

“Ben şehrimde önemli günlerde bir farkındalık etkinliği göremiyorum”

9 eylül etkinliklerinin günümüzde eksik yapılaması hakkında “Önemli günlerde şehrimde neler var diye bakıyorum 2 3 yerel kanaldaki konuşmanın dışında şehrin ana meydanında, sokağında, bir kültür merkezinde bir konuşma, farkındalık etkinliği görmedim. İzmir 104. yılında, 9 eylül 104. yılında diye başlayan kamuoyunun ilgisini çeken bir etkinlik, toplantı yok. Ama isterdim ki şehrin her semtinde bu tür etkinlikler olsun, bu şehir bunu hak ediyor” diyerek konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Ruhları şad olsun vatan her daim var olsun.”

Muhabir: MERVE TURAN