Son Mühür / Yağmur Daştan - Hekimlik hayatını çocukların nefes almasına ve sağlıklı büyümesine adayan, bölgenin en kritik birimlerinin kurucusu Prof. Dr. Hasan Yüksel, tıp dünyasında eşine az rastlanır bir idari kararla görevinden uzaklaştırıldı. Meslek hayatı boyunca binlerce çocuğa şifa olan Yüksel’in açığa alınmasıyla birlikte, Manisa ve çevre illerdeki yüzlerce kronik hasta çocuk da doktorsuz kaldı. "Hocalık görevim hataları düzeltmektir" diyen Yüksel, tıbbi uygulama hatalarına karşı gösterdiği direnç nedeniyle asistan hekimlerin şikayetine maruz kaldığını ve bu süreçte hastalarının mağdur edildiğini savundu.
Manisa Celal Bayar Üniversitesi (MCBÜ) Tıp Fakültesi’nde sular durulmuyor. Sağlık sendikalarının asistan hekimlere yönelik "sistematik şiddet" iddialarıyla gündeme getirdiği Prof. Dr. Hasan Yüksel, hakkındaki iddialara ilk kez yanıt vererek sessizliğini bozdu. Görevden uzaklaştırılmasıyla birlikte bölgenin en kritik çocuk sağlık birimlerinin kapandığını belirten Yüksel, "Hatalı tıbbi uygulamaları uyardığım için şikayet edildim" diyerek Son Mühür’e konuştu.
“Hayati tehdit oluşturacak yanlış uygulama”
“Celal Bayar Tıp Fakültesi Çocuk Alerji Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve ayrıca ikinci olarak Çocuk Göğüs Hastalıkları Bilim Dalı Başkanıyım. Çocuk acil servise başvuran hastaların çoğunluğu benim 2 bilim dalımı ilgilendirmektedir” sözleriyle açıklamalarda bulunan Yüksel, “Bu birimde çok ciddi tedavi hataları yapılmaktadır. Son olarak hastam Y.S.B isimli bir hastayı, çok sık kusma ve ishal yakınması ile acil servise gönderdim. Uzmanımdan hastayı acil servise gelince görmesi ve bana bilgi vermesini rica ettim. Genel durumu bozuk ve sıvı kaybı olan bu hastadan böbrek, karaciğer ve rutin testler alınması gerekirken alınmamış, tansiyonu ölçülmemiş ve yüksek miktarda sıvı verilerek karın ağrısı olduğu ve genel durumu bozuk halde evine gönderilmiştir. Çocuğun annesinin defalarca rica etmesine rağmen, hasta geldiğinde uzmanıma ve bana haber verilmesi gerekirken, haber verilmemiştir. Bu hayati tehdit oluşturabilecek yanlış uygulama, çocuk acil servis sorumlu öğretim üyesine bile haber verilmemiştir” dedi.
“Çocukların sağlığı için…”
“Bir çocuk sağlığı ve hastalıkları öğretim üyesi olarak, hocalık görevim; eğitim alan bu kişileri uyarmak, düzeltmek ve doğru olanı öğretmektir” sözleriyle devam eden Prof. Dr. Yüksel, “Bunu yaptığım için, malpraktisi gerçekleştiren asistanlarca, suçlarını örtmek adına resmen şikayet edildim. Rektörlük makamı bu basit şikayet ile bana bir soruşturma açtı. Türkiye’de ve Celal Bayar Üniversitesi tarihinde eşi ve benzeri görülmemiş bir şekilde soruşturma süresince görevden uzaklaştırıldım. Bu nedenle, Çocuk Göğüs Hastalıkları Bilim Dalı ve polikliniği kapandı. Şu anda yıllardan beri izlenen, bazıları 15 yıl ve üstünde süredir tedavi için gelen yüzlerce kronik akciğer hastalıklı çocuğu mağdur durumda. Acil yatırılması gereken, bronkoskopi bekleyen, ameliyat olup geriye alacağımız, ilaç ve rapor bekleyen hastalar, eğitim bekleyen öğrenci, asistan ve uzmanların mağdurdur. Bölgenin tek çocuk bronkoskopisi yapan ve bronştan yabancı cisim çıkaran tek ünitesiyiz. Bu çocuklar başka şehirlere sevk edilmektedir. Aynı zamanda Türk Pediatri Kurumu Manisa Şubesi’nin 20 yıldır başkanıyım. Açığa alınma durumum yasal mevzuat ile çelişmektedir. Hasta çocukların sağlığı ve hocalık görevim için ivedilikle açığa alınma cezamın sonlandırılmasını talep ediyorum” diye konuştu.
Hastalar da hoca için tek yürek oldu
Konuyla ilgili hastalar da Prof. Dr. Yücel’e destek olarak yaşadıkları mağduriyeti anlattı. Oğlu Yağız Efe’nin tedavisi Prof. Dr. Yüksel tarafından yapıldığını söyleyen Özge Demir, “Çocuğum 9 yıldır damar ve kalp hastalığına bağlı akciğer sorunu olarak Çocuk Göğüs Hastalıkları polikliniğinde izleniyor. Ama bir günde kapatıldı. Şu anda enfeksiyonu var. Ama doktorlarımıza ulaşamıyoruz. Mağduruz ve çözüm bulunmasını istiyoruz" dedi.
“Çocuğum kistik fibrozisli ve hayati açıdan düzenli kullanması gereken ilaçları var” diyerek yaşadıkları mağduriyeti anlatan hasta yakını Mehmet Kaya, “Raporumuz bitti. Ne raporumuzu yeniletebiliyoruz ne de ilaç yazdırabiliyoruz” ifadelerini kullandı.
“Çocuğumun hayatı bu kadar mı önemsiz”
Kızının tedavisi için Antalya’dan geldiklerini belirten Neriman Kekilli, şunları söyledi: “Teşhisimiz konuldu ve ameliyatımız yapıldı ama çocuk göğüs kliniği kapalı olduğu için geriye alınmadık. Çaresiz bir şekilde Antalya'ya geriye döndük. Şu anda çocuğumuz yine enfeksiyon oldu ve hastanede yatmak zorunda kaldık. Buna bir açıklama istiyoruz. Çocuğumun hayati bu kadar mı önemsiz!”
Çocuğunun nadir görülen bir akciğer hastalığı olan ‘Obliterstif bronşit’ olduğunu söyleyen baba Engin Özlü, “Oğlum atak geçirdi ve hastaneye yattım. Çocuğunuzu yıllardan beri izleyen Hasan Bey kontrol edemedi. Bulgularımız hala devam ediyor ve eve çıkarılmak zorunda kaldık. Bu korkunç bir çaresizlik” ifadelerini kullandı.
Tedavi için Ürdün’den kalkıp gelmişler!
Kızı Meryam’ın tedavisi için Ürdün’den geldiklerini belirten Rahaf Al Adam, “Sadece Hasan Hoca için burada yaşıyoruz ve geriye göçmüyoruz. Ama acil bir durumda yatıramıyoruz çocuğumuzu” diye konuştu.