Son Mühür- İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait Kültürpark içindeki 2 No’lu Hol’de yürütülen çatı bakım çalışması sırasında bir işçi çatıdan düşerek yaşamını yitirdi. Olayın ardından bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edilirken, işçinin taşeron firma bünyesinde çalıştığı öğrenildi.
Olay sonrası iş güvenliği önlemlerinin yeterince alınmadığı yönünde iddialar gündeme geldi. Görgü tanıkları, çalışmanın yapıldığı alanda gerekli iş güvenliği tedbirlerinin uygulanmadığını, prosedür ve talimatların denetlenmediğini ve işçinin kişisel koruyucu donanım olmaksızın çalıştırıldığını öne sürdü.
Yaşanan olayla ilgili resmi soruşturma başlatıldığı bildirildi.
TKP’den sert açıklama
Türkiye Komünist Partisi (TKP) İzmir İl Örgütü, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, olayın “iş kazası değil iş cinayeti” olduğunu ifade etti. Açıklamada, kamuya ait bir alanda ve belediye bünyesinde yürütülen bir çalışmada bir işçinin yaşamını yitirmesinin yalnızca yüklenici firmaya değil, sistemin bütününe işaret ettiği ifade edildi. Açıklamanın tamamı şu şekilde;
"İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait Kültürpark içindeki idare binasında yürütülen çatı onarım çalışmaları sırasında bir işçinin yaşamını yitirmesiyle sonuçlanan iş cinayetini üzüntü ve öfkeyle öğrenmiş bulunuyoruz.
Yaklaşık 20 metre yükseklikten düşerek hayatını kaybettiği belirtilen işçi kardeşimizin çalıştığı alanda iş güvenliği önlemlerinin alınmadığı, prosedür ve talimatların uygulanıp denetlenmediği, kişisel koruyucu donanım olmaksızın çalıştırıldığı görgü tanıkları tarafından ifade edilmiştir. Bu bir iş kazası değil, cinayettir! İşçi kardeşimiz, bu düzeninin yarattığı denetimsizliğin, taşeronlaştırmanın, işçi sağlığı ve iş güvenliğinin maliyet kalemi olarak görülmesinin kurbanıdır. İş güvenliği önlemlerinin ve denetimlerin göstermelik olduğu, taşeron firmalar eliyle sorumluluğun parçalandığı bu düzende meydana gelen ölümler, AKP iktidarının deyişi ile “fıtrat” değil, iş cinayetidir. CHP'li belediyenin kamuya ait bir alanında, belediye bünyesinde yürütülen bir çalışmada bir işçi yaşamını yitiriyorsa, burada yalnızca bir firmanın değil, bu düzenin bütününün sorumluluğu vardır. Sorumluların açığa çıkarılması, ihmali bulunan herkesin yargı önünde hesap vermesi, benzer cinayetlerin yaşanmaması için tüm işçi sağlığı ve güvenliği süreçlerinin şeffaf biçimde kamuoyuyla paylaşılması zorunludur.
Yaşamını yitiren işçi kardeşimizin ailesine ve tüm işçi sınıfımıza başsağlığı diliyoruz. Sermaye düzeninin sonucu olan bu iş cinayetinin takipçisi olacağımızı ve sorumlularından hesap sorulması için mücadelemizi sürdüreceğimizi ilan ediyoruz.