İZMİR HABERLERİ

Küçük Menderes’te maden alarmı! KOZA DER: Çetin mücadele başlıyor!

MAPEG’in Ödemiş ile Kiraz arasında 1561 hektarlık IV. Grup maden sahası için yürüttüğü ihale sürecinde en yüksek teklifi Ahlatcı Altın İşletmeleri verdi. Sürece tepki gösteren Küçük Menderes Havzası Koza Hareketi Derneği (KOZA DER) Başkanı Selahattin Bağlı, bölgenin su kaynakları, tarım alanları ve halk sağlığı açısından risk altında olduğunu savunarak “Çetin bir mücadele başlayacak, sonuna kadar karşı duracağız” dedi.

Abone Ol

Son Mühür / Yağmur Daştan - Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na bağlı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG), 308’inci grup maden sahalarını kapsayan ihale programı çerçevesinde İzmir’de yer alan dört ayrı saha için teklif sürecini tamamladı. İzmir’in Ödemiş ile Kiraz ilçeleri arasında bulunan ve 1561,61 hektarlık alanı kapsayan IV. Grup maden sahası için iki şirket yarıştı. Ahlatcı Altın İşletmeleri A.Ş. 160 milyon lira teklif verirken, YSK Group Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş. 150 milyon liralık teklifle ihaleye katıldı. İhalenin kesinleşmesi durumunda Ahlatcı Altın İşletmeleri isimli şirketin Bozdağ’a komşu maden sahasında aralarında altın, gümüş, platin, bakır, demir, krom, titan ve alüminyumun da olduğu maden aramalarının önünün açılacağı ifade ediliyor. Konuyla ilgili bölge halkının tepkileri sürerken Küçük Menderes Havzası Koza Hareketi Derneği (KOZA DER) Başkanı Selahattin Bağlı, Son Mühür’e süreci anlattı. Bölgenin çetin bir mücadeleye hazırlandığının altını çizen Bağlı, bu mücadeleyi sonuna kadar sürdürmeye de kararlı olduklarının altını çizdi.

“Sonuna kadar karşı duracağız”

Sürecin Küçük Menderes Havzası için oldukça tehlikeli olduğunun altını çizerek açıklamalarına başlayan Bağlı, “Geçmişte, Koza Altın İşletmesi’nin Ödemiş Gölcük Mahallesi’nden altın arama talebine karşı çıkmış; gerekçeli karar ve imza kampanyalarıyla bu süreci durdurmuştuk. Şimdi ise yine Ödemiş ve Kiraz’ı etkileyecek bir adım atılmaya çalışılıyor. Ahlatcı firmasının sermaye gücü olarak bazı yakınlıkları nedeniyle daha zorlu bir mücadele olacağını, sadece imza kampanyaları ve gerekçeli kararların yetmeyeceği düşüncesindeyiz. Sert bir mücadele olacak. Ahlatcı firması, Meksika’dan dahi altın getirmiş ve piyasanın hakimi bir şirket. Bu konuda elimizden gelen gayreti sonuna kadar sürdürecek ve sonuna kadar karşı duracağız. Köylerimizde bu konuyla ilgili bilinçlendirmeyi artıracağız. Bütün hukuki haklarımızı sonuna kadar kullanacağız. Cumartesi günü bu noktada Ödemiş’te de bir toplantı gerçekleştireceğiz. Sadece ‘Madene hayır’ sloganlarıyla iş bitmiyor. Tüm hukuki boyutlarıyla neler yapılması gerektiğini enine boyuna tartışacağız” ifadelerini kullandı.

Maden kurulması ne anlama geliyor?

Bölgede bir maden sahasının kurulmasının ne anlama geldiğini de aktaran Başkan Bağlı, “Bu çalışmaların arsenik ile yapıldığı biliniyor. Bu arsenik, çalışma esnasında da açığa çıkabiliyor. İçme ve tarım sularına arsenik bulaşması sonucu bu bölgedeki halk sağlığı ve tarımsal alanların büyük ölçüde zarar görmesi söz konusu. Kiraz’ın ve Ödemiş’in yararlandığı bölgenin en iyi Bozdağ, Birgi ve Gölcük’teki suları zehirlerseniz, içme sularını yanı sıra bölgede yapılan tarım ve hayvancılık büyük ölçüde etkilenecektir. Bu da 5 ila 10 yıl içinde önce insanların buradan uzaklaşmasına yol açacak, sonrasında ise onların geçim kaynağı olan hayvanlar ve tarım arazileri yitip gidecek. Bu bölgede üretilen kestane, ceviz, kiraz, barbunya, fasulye ve alçak kodlarda bulunan zeytinlik alanlar da bundan etkilenerek bölge gelirinin büyük kısmının yok olmasına neden olacak. İster arsenik isterse diğer tozlanmalar olsun… Ürün değerleri kaybolduğu için ekonomik getiri de zayıflayacak. Yani başlı başına bir maden, bir bölgenin çöküşü anlamına geliyor” dedi.

“İnsanlar geleceğe korkuyla bakıyor”

Bergama ve Kazdağları’ndaki madencilik çalışmalarını hatırlatan Bağlı, “Oradaki köylere neler oldu? Bir de o bölgede çam ağaçları vardı. Tıraşlama yapıldıktan sonra bu bölgedeki kestane, kiraz, elma, ceviz ve zeytin ağaçları büyük ölçüde etkilenecektir. İnsanlar geleceğe korkuyla bakıyor, ekonomik gelirleri günden güne yok oluyor. İtiraz süreleri eskiden 1 aydı, şimdi 10 güne çekildi. İnsanlar olayı fark edene kadar süreç geçiyor. O yüzden elimizi çabuk tutup gerekli mücadeleyi başlatacağız” diye konuştu.