Son Mühür / Yağmur Daştan - Ege Bölgesi’nde faaliyet göstererek iletişim ve medya hizmeti veren Line Medya Grup ile Türkiye’nin pek çok bölgesinde büyük konser organizasyonlarına imza atan Sesup Organizasyon arasında ‘alacak’ davası başladı. Line Medya Grup, Sesup Organizasyon hakkında birlikte düzenledikleri konserlerin tüm maliyetlerini karşılamalarına rağmen bilet gelirlerinin kendilerine aktarılmadığı iddiasıyla iflas talepli icra takibi başlattı.
Yüzyüzeyken Konuşuruz ve Zakkum konserlerine ilişkin organizasyon, sahne ve teknik tüm giderler Line Medya Grup tarafından karşılandığı; bilet satışlarının ise Sesup Organizasyon şirket sahibi Sedat Sakur tarafından gerçekleştirildiği, ancak sözleşmeye rağmen elde edilen gelirlerin aktarılmadığı ileri sürüldü. Ödeme güvencesi olarak verilen bonoların vadesinde karşılıksız kaldığı da belirtildi. Şirket yetkilileri, alacakların tahsili amacıyla yasal süreç başlatıldığını ve borcun ödenmemesi halinde Sesup Organizasyon’un iflasının talep edildiğini ifade etti. Ayrıca, iflas masasından alacağın tam olarak karşılanmaması durumunda şirket ortağı Sakur’un şahsı hakkında da iflas yoluyla takip haklarının saklı tutulduğu vurgulandı.
“Ciddi paralar harcadık”
Konuyla ilgili Son Mühür’e açıklamalarda bulunan Line Medya Grup Ajans Başkanı Mehmet Çağrı Kıvrak, “Bu şirket daha önce ‘Solfej Organizasyon’ olarak biliniyordu. Fakat bu arkadaşlar daha sonra ‘Sesup’ isimli bir şirket kurdular ve bize bu şekilde geldiler. Solfej, Türkiye’nin en büyük organizasyon şirketlerinden biriydi, yılda en az 150 ila 200 konser yapıyorlardı. Bu şirketle bizim de ortak tanıdıklarımız vardı. Biz de ajans olarak faaliyet gösteriyor ve birçok sanatçının da işlerini yapıyoruz. Bizimle birçok kez konuşup ‘Konser yapmamız lazım’ diyerek iş birliği yapmamızı istediler. Birkaç kez reddettik fakat sonunda kabul ettik. ‘Yüzyüzeyken Konuşuruz’ ve ‘Zakkum’ isimli müzik gruplarıyla 6 konser şeklinde anlaşma yapıldı. Şanlıurfa, Gaziantep, Sivas, Kahramanmaraş gibi şehirlerimizde konserler de yapıldı. Biz bu konserlerde hem backline hem de sanatçı kaşesi kapsamında ciddi paralar harcadık. Bunların karşılığında firmaya da faturalarımızı kestik. Faturaların ödenmesi karşılığında bize senet ve bono verdiler. Bunların vadesi geçti, ödenmedi. Kendilerinden birçok kez ödeme istedik. Devamlı bizi oyalamaya çalıştılar. En sonunda da hem senetlerini vurdurduk hem de iflas talepli icraya çıktık” dedi.
“Kötü bir miras…”
Süreçle ilgili bilgiler veren Kıvrak, “Ticarette her zaman adap ve edep olması lazım. Bize ‘Hiçbir şey alamazsınız, şirketin içi zaten boş. Yaptığınız masrafla kalacaksınız’ gibi hoş olmayan cümleler de sarf edildi. Bu da canımızı çok sıktı. Şirket kapanır gider ama basiretli tacirde böyle bir şey yoktur. Şirketin iflas etmiş olması sizin ticari itibarınızı zedeler. Şirketten sonra yönetim kurulu başkanı Sedat Bey’in de iflasını isteyeceğiz. Kötü bir miras… Alacak kesinleşti, şimdi iflas için mahkemeye gidiyoruz. Biz de kimsenin iflas etmesini istemeyiz fakat bize hiçbir şekilde iyi niyet gösterilmedi” iddialarında bulundu.