İzmir Haberleri

Jeofizik Mühendisi Sinancan Öziçer: "Bölgedeki sismik hareketlilik anormal!"

Jeofizik Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Sinancan Öziçer, Ege Bölgesi'ndeki depremlerle İlgili Radyo Ege'de Balamir Yıldız'a açıklamalarda bulundu.

Abone Ol

Son Mühür/ Atakan Başpehlivan-  Jeofizik Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Sinancan Öziçer, son dönemde Ege Denizi’nde artan depremler hakkında Radyo Ege’ye yaptığı açıklamada, bu depremlerin sıklığının azalmasına rağmen şiddetlerinin giderek artmasının nedenini anlattı. Öziçer, bölgedeki sismik hareketliliğin başlangıçta normal seviyelerde olduğunu ancak zamanla anormalleşmeye başladığını ifade etti.

"Dokuz binin üzerinde deprem meydana geldi"

Öziçer, Ege Bölgesi'nin geçmiş yüzyıllarda volkanik patlamaların sıkça görüldüğü bir alan olduğunu, bölgedeki depremlerin şiddetinin 7.2'ye kadar ulaşabildiğini ve bu durumun bilimsel olarak incelendiğini söyledi. Ayrıca, deprem sonrası vatandaşlar arasında İzmir'e etkisi olup olmayacağı konusunda endişeler oluştuğunu vurguladı. Ege Denizi'nde şu ana kadar 9 binin üzerinde deprem kaydedildiğini belirten Öziçer, “Bu depremler, büyük bir depremi mi işaret ediyor, yoksa volkanik patlamaların etkisi mi? Zamanla göreceğiz” dedi.

Volkanik patlamaların bazı belirgin belirtileri olduğunu açıklayan Sinancan Öziçer, bu belirtiler arasında deprem fırtınalarının, gaz çıkışlarının ve yer kabuğunun şişmesi gibi durumları sıraladı. Ancak, Öziçer bilimsel açıdan, bu tür olayların risk ve olasılık üzerinden değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Depremler Enerjiyi Rahatlatıyor Mu?

Sinancan Öziçer, Ege’deki depremlerin enerji boşalımına katkı sağladığını belirtti. Özellikle büyüklüğü 5 ve üzerinde olan depremlerin, daha büyük bir depremin enerjisini rahatlatıcı bir etkiye sahip olduğunu söyledi. Öziçer, "Bu durumu bardığın dolu tarafı olarak görebiliriz. Bu tür depremler, gelecekte olabilecek büyük bir depremin önünü kesebiliyor" dedi.

Volkanik Patlama ve Tsunami Riski

Ege Bölgesi'nde meydana gelecek bir volkanik patlamanın tsunami yaratacak fiziksel bir durum oluşturmadığını ifade eden Öziçer, "Böyle bir patlama, 7 ve üzeri büyüklükte bir deprem yaratabilir. Ancak bu, halkın fantastik filmlerde izlediği türde dev dalgalar yaratmaz, normal bir su taşkını olur" diye konuştu. Ayrıca, İzmir'in deniz kıyısındaki dalgakıranlar sayesinde olası bir tsunami riskinin önleneceğini belirtti. Öziçer, "Bilimsel açıdan bir risk var, ancak ciddi can ve mal kayıplarına yol açacak bir durum öngörmüyoruz. Yine de tedbirli olmalıyız ve dalgakıranları güçlendirmeliyiz" dedi.

Binaların sürekli sallanması stres yükler mi?

Öziçer, özellikle eski binaların sürekli olarak deprem dalgalarına maruz kalmasının yapısal stres yaratabileceğini vurguladı. Bir binanın ne kadar çok deprem görürse, o kadar çok deformasyona uğrayacağını ve bu durumun yapı üzerinde uzun vadeli stres birikimine yol açtığını belirtti.