Manisa’nın tarihi ilçesi Kula, 18. ve 19. yüzyıldan bugüne ulaşan evleriyle dikkat çekiyor. Cumbalı yapıları, avlulu düzeni ve dar sokaklarıyla ilçe, açık hava müzesini andıran görüntüsüyle öne çıkıyor. “Anıt Kent” olarak anılan Kula’da mimari kadar kültürel süreklilik de önem taşıyor.
Evlerin mimarisi detaylarda gizli
Kula evleri genellikle ahşaptan yapılmış iki katlı yapılar olarak biliniyor. Üst katlar sokağa doğru çıkıntılı. Saçaklar özenle işlenmiş, pencere ve kapılarda ince bir el işçiliği göze çarpıyor.
Her ev yüksek duvarlarla çevrili bir avluya sahip. Zemin katta mutfak, kiler ve ahır gibi bölümler yer alırken, üst kat günlük yaşamın merkezi haline geliyor. Baş oda ise ayrı bir öneme sahip. Davlumbazı, tavan süslemeleri ve kapı detayları Osmanlı kalem işçiliğinin izlerini taşıyor.
Sokağa bakan pencereler mahremiyet sağlıyor. Avluya açılan pencereler ise hayatın doğayla temasını güçlendiriyor. Evlerin iç tasarımı büyük aile yaşamına göre planlanmış. Özellikle ev içindeki kadın merkezli günlük yaşama uygun bir düzen kurulmuş.
Bahçelerde sebze ve meyve yetiştiriliyor. Seki üstü, seki altı gibi farklı bölümler günlük ihtiyaçlara göre kullanılıyor. Bütün bu düzen, evin sadece barınma değil, aynı zamanda üretim alanı olduğunu gösteriyor.
Anıt Kent unvanı ve tarihi kimlik
Kula, 18. ve 19. yüzyıl Osmanlı kent dokusunu büyük ölçüde koruduğu için “Anıt Kent” unvanını almış durumda. İlçedeki en dikkat çeken yapılardan biri de Türkiye’nin 7. Cumhurbaşkanı olan Kenan Evren’in doğduğu ev. Söz konusu yapı, Kültür Bakanlığı tarafından aslına uygun şekilde restore edilerek 1985 yılında ziyarete açıldı.
İlçede yalnızca binalar değil, yaşam biçimi de korunuyor. Bu yönüyle Kula, geçmişi sergileyen bir yer değil; geçmişle birlikte yaşayan bir kent gibi duruyor.
Sokaklar bile bir hikâye anlatıyor
Kula’nın sokakları dar. Öyle geniş caddeler yok. Yük hayvanlarının geçebileceği kadar bir açıklık bırakılmış. Evler iç içe, çatıları neredeyse sokağı örter gibi. Organik bir kıvrımla ilerleyen yollar, tipik bir Osmanlı kale yerleşimini andırıyor.
yüzyıldan sonra kervan yollarının önemini kaybetmesiyle ilçenin büyümesi durmuş. Bu durum, mevcut dokunun korunmasına neden olmuş. Yani biraz da bu “durma hali” sayesinde Kula bugün bu kadar bütüncül bir görünüm sunuyor.
İzmir’den Kula’ya nasıl gidilir
Kula, İzmir’e yaklaşık 150 kilometre uzaklıkta bulunuyor. Özel araçla yola çıkanlar için yolculuk ortalama 2 saat sürüyor. İzmir’den Manisa yönüne ilerleyip Kula tabelaları takip edilerek ilçeye ulaşılabiliyor. Hafta sonu kısa bir kaçamak yapmak isteyenler için mesafe çok uzak sayılmaz.
Son dönemde özellikle İzmirlilerin evleri yakından görmek için ilçeye gittiği belirtiliyor. Sadece fotoğraf çekmek için değil, sokaklarda dolaşıp o atmosferi solumak için.
Yaşayan bir kültürel miras
Kula evleri mimari açıdan olduğu kadar kültürel anlamda da büyük bir öneme sahip. Tarihi doku korunurken, ilçe halkı geleneksel yaşam biçimini sürdürmeye devam ediyor. Bu yüzden Kula, yalnızca geçmişi anlatan bir yer değil. Geçmişi bugüne taşıyan bir yaşam alanı.