İZMİR HABERLERİ

İzmir’in su açmazının anahtarı! Bilim insanı ‘Kuyuda değil, orada mücadele edin’ dedi

Prof. Dr. Doğan Yaşar, İzmir’de yaşanan su krizinin kuraklıktan değil yanlış su yönetiminden kaynaklandığını vurguladı; denetimsiz kuyulara ve yeraltı suyunun aşırı kullanımına dikkat çekerek o barajı işaret etti: “Asıl mücadele burada verilmeli” dedi.

Abone Ol

Son Mühür / Yağmur Daştan - Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, İzmir’in giderek derinleşen su krizine ilişkin dikkati çekici değerlendirmelerde bulundu. Yeraltı sularının plansız ve denetimsiz kullanımının ciddi sonuçlar doğurduğunu vurgulayan Yaşar, sorunun kuraklıktan çok “yanlış su yönetimi” kaynaklı olduğunu söyledi.

“Kuyular ülkenin bekası için denetim altına alınmalı”

Son günlerde İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Devlet Su İşleri’nin (DSİ) arasında gerçekleşen ‘su kuyusu’ tartışmalarına değinen Yaşar, DSİ’nin bu eleştirilere doğrudan yanıt verdiğini belirterek, “Evet, DSİ’nin bu kadar kuyuya izin vermemesi gerekiyordu. Kuyular ülkenin bekası için mutlaka denetim altına alınmalı” dedi. Türkiye genelinde yaklaşık 550 bin kuyu bulunduğunu, bunların yaklaşık 100 bininin kaçak olduğunu ifade eden Yaşar, kamuoyunda dile getirilen İzmir’de 400 bin kaçak kuyu olduğu iddialarının ise abartılı olduğunu söyledi. Tarım Bakanlığı’nın 2011 yılında tüm kuyuları denetim altına almak için çalışma başlattığını ancak sürecin devam ettirilmediğini de hatırlatan Yaşar, kaçak kuyuların mutlaka engellenmesi gerektiğinin altını çizdi. Yeraltı suyunun sanıldığı gibi dere gibi akmadığını, tabaka tabaka bulunduğunu anlatan Yaşar, “Bir tabakadaki su bitince daha alt tabakaya inilir. Bu nedenle Manisa’da 50–60 metreden açılan kuyular bugün 400 metrelere kadar düştü. Manisa ve Küçük Menderes Havzası’nda oluşan obruklar tamamen yeraltı suyunun aşırı kullanımından kaynaklanıyor” dedi.

Gördes Barajı uyarısı: “Asıl mücadele burada olmalı”

Yağmur sularının mümkün olduğunca barajlara ve yeraltı barajlarına yönlendirilmesi gerektiğini belirten Yaşar, "Yeraltı sularını bir ülkenin en stratejik doğal kaynağıdır. Ne petrol ne altın ne elmas… Yeraltı sularının yanında bunların esamesi bile okunmaz" dedi. Kentte uzun süredir gündemde olan Gördes Barajı'nın 400 milyon metreküp kapasitesiyle Tahtalı Barajı’ndan bile büyük olduğunu ancak zeminindeki çatlaklar nedeniyle suyun yalnızca yüzde 8’inin tutulabildiğini söyleyen Yaşar, “Kaç paraysa kaç para, burası mutlaka yapılmalı. Gördes düzeltilirse İzmir su açısından ciddi şekilde rahatlar. Ben belediyenin yerinde olsam mücadelemi burada yoğunlaştırırım. Kuyular üzerinden tartışılıyor ama asıl mücadele Gördes olmalı” diye konuştu.

“Çiğli Arıtma devreye girerse Gediz ve Menemen rahatlar”

Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi’nden her gün yaklaşık 500 bin metreküp suyun denize verildiğine dikkat çeken Yaşar, bu suyun en az üçte birinin tarımda kullanılması halinde Gediz ve Menemen Ovaları’nın rahatlıkla sulanabileceğini söyledi. Bunun yeraltı sularına olan baskıyı da azaltacağını belirten Yaşar, “Pamukta verim yarı yarıya düşmüş durumda. Yeraltından çekilen su tuzlanmış. Ege Denizi’nin suyu yavaş yavaş içeri basıyor ve çiftçi bu suyla sulama yapmak zorunda kalıyor. Gediz zaten kirlilik taşıyor. Çiğli Arıtma’yı doğru şekilde devreye soksak İzmir’in çok büyük bir su sorunu ortadan kalkar” dedi.

İnek tartışmasına sert tepki: “Bundan daha saçma bir şey olamaz”

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın hayvancılık ve tarımsal ürün desenine ilişkin açıklamalarını da eleştiren Yaşar, su krizinin inekler üzerinden tartışılmasını sert sözlerle eleştirdi. “Bir milyon inek su içiyor deniliyor, bundan daha saçma bir şey olamaz” diyen Yaşar, suyun yüzde 70’inin tarımda kullanıldığını hatırlatarak, “Meyve ve sebzeyi de mi yasaklayacağız? İneklere sıra geldiyse tarım da elimizden gider” dedi.

“Potansiyel var ama usta yok”

İzmir’in binlerce yıllık tarım ve uygarlık geçmişine vurgu yapan Yaşar, kentin potansiyelinin doğru yönetilmediğini savundu. “İzmir’in ne Körfezi’ni ne suyunu ne de tarımını biliyorlar. ‘İnekleri doğuya gönderelim’ deniliyor, şaka gibi. İneklerin içeceği su var ama siz suyun ne olduğunu bilmiyorsunuz” ifadelerini kullanan Yaşar, “Türkiye batarsa İzmir kurtarır denirdi. Potansiyelimiz çok büyük ama ustamız yok. Şeker var, un var, yağ var ama usta yok” diye konuştu.