Son Mühür / Atakan Başpehlivan İzmir ve Türkiye siyasetinin önemli isimlerinden YENİ Parti İzmir Milletvekili Tuncay Özkan, son günlerde kent ve ülke siyasetinde yaşanan gelişmeleri Son Mühür'e değerlendirerek, önemli açıklamalarda bulundu.
Tuncay Özkan CHP'ye geri mi dönecek?

Hakkında bazı medya kuruluşları üzerinden ortaya atılan CHP'ye geri dönecek iddialarını net bir şekilde yalanlayan YENİ Parti İzmir Milletvekili Tuncay Özkan, Türkiye'yi güzel günlere kavuşturacaklarını belirterek, "Ben böyle iddialara 'zırva tevil götürmez' diye yanıt veriyorum. YENİ Parti halkın umududur. YENİ Parti Türkiye'yi kurtaracak olan gücün, enerjinin biriktiği yerdir. Yeni parti bundan sonraki yolculuğunda iktidarla taçlanacak büyük bir siyasi birikimle seçime gidiyor. Oradan başarıyla çıkacağız ve Türkiye'nin bu karanlık dönemi sonlandırarak güzel günlere kavuşturacağız" dedi.
Tugay'ın adaylaşma süreciyle ilgili net konuştu: "Yanlış yapmışız"

Öte yandan, AK Parti'ye katılarak, İzmirli vatandaşların tepkisini çeken ve eleştirilere maruz kalan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın adaylaşma sürecini de değerlendiren ve YENİ Parti'deki ön seçim sisteminin önemine vurgu yapan Özkan, "Demek ki yanlış yapmışız. Yani ben hiçbir zaman seçici kurulda yer almadım. Ama sonuç açısından baktığımda demek ki eleştirilecek uygulamalarımız olmuş. Bu hem CHP açısından hem Yeni Parti açısından değerlendirilmesi gereken bir şey. Şimdi Yeni Parti'de bir umut var. Nedir o? Bu yanlışlardan arınma, üyelerle seçim. Üyelerin seçimiyle yolculuk yapmak. Peki bu tek başına yeterli olur mu? Onu da güçlendirmek gerekiyor. Ne demek o? Siyasal liyakat.
Siyasal liyakat iyi takip edilmeli. Kişilerin durumları iyi takip edilmeli. Üyelerin seçtiği... Şimdi biz Yeni Parti'de üyeye seçtiriyoruz. Üyelerin seçtiği aday da hata yapabilir, parti değiştirebilir. Fakat demokratik bir parti kişilerin hiç hata yapmayacağı varsayımıyla değil, hataların önceden denetlenebileceği, kararların sorgulanabildiği ve sorumluların hesap verdiği kurullarla yeni bir inşaya ihtiyaç duyulduğu ortaya çıktı. Yani bir; Yeni Parti'nin bu tuzağa daha az düşeceğini düşünüyoruz. Ne demek o? Üyeye seçtiriyoruz. Peki üyenin seçtiği bu işi yaparsa nasıl önleyeceğiz? Demek ki bir kişiyi sadece üyeye seçtirmek de yeterli değil. Her aşamasını kontrol etmek gerekiyor. Belediye başkanını da sorgulayacağız. "Ne yapıyorsun?" diyeceğiz. İlişkilerine bakacağız. O yüzden. Şimdi biz bir belediye başkanını belirliyoruz.
O belediye başkanı başka insanların olmaması için her türlü baskıyı yapıyor. "İl başkanını ben atayacağım, ilçe başkanını ben atayacağım, belediyeyi ben belirleyeceğim, bütün yönetim kadroları bana soracak." Hayır. Herkes, yerini bilecek ve parti yönetiminin, kurulların inşa ettiği siyasal liyakat sisteminden geçerek o noktaya ulaşacak. Bunu sağladığımız gün bu tür dönekliklerin, ihanetlerin de önünü aldığımız gün olur. Bunun için çalışacağız YENİ Parti'de. Güzelbahçe'de iki aday vardı. 800 üyemiz vardı, 650'si oy kullandı. Geldi. Bundan daha güzel bir şey olabilir mi? Delege ağalığı yok. O istiyor, bu istiyor yok. Öyle olacak, böyle olacak yok. Üye geliyor, iradesini sandığa koyuyor. Bu sorunların %50'sini çözer. Peki geri kalanı? Bu demokratik devrim, yani taban devrimi dediğimiz şey. Peki geri kalanı nasıl çözülür? Geri kalanı da söylediğim yöntemle; tek tek her aşamada kontrol ederek ve inşa edilerek çözülür" şeklinde konuştu.
"STK'ların nabzını tutmak önemli bir görev"
Ayrıca, Son Mühür ile gerçekleştirdiği röportajında son dönemlerde gerçekleştirdiği STK ve Esnaf Odası ziyaretleriyle ilgili de bilgilendirmelerde bulunan Tuncay Özkan, STK'ların nabzının tutulmasının önemli bir görev olduğunun altını çizerek, sözlerine şu ifadelerle devam etti: "Ben ilk günden itibaren kentte her zaman esnafın, sendikaların, sivil toplum örgütlerinin nabzını tutmayı kendim için ve Türkiye için önemli bir görev olarak görüyorum. Çünkü onların desteklemediği hiçbir şeyin ayakta kalmayacağını biliyorum.
Genel Başkan Yardımcısı olduğum Cumhuriyet Halk Partisi'nde de bugün de diyorum ki ve diliyorum ki İnşallah gelecekte olacak, sivil toplum örgütlerinden gelmeyen arkadaşlar, yani bu okul-aile yardımlaşma dernekleri de olur, yönetici olamasınlar partilerde. Çünkü o zaman siyasetin tabanından, siyasetin bütün aktığı yerden toplumun en hassas bilgilerini, kişilerini siyasete taşımak mümkün olur"
"Esnafın başı dertte"
Esnaf Odaları ile yaptığı görüşmelerin sonucunda yaşanan problemlere de dikkat çeken YENİ Partili Özkan, esnafın başının hem bakanlık, hem de yerel yönetimler ile dertte olduğuna işaret ederek, "Kemeraltı'nı da gezdik iki ay önce. Bir kere esnafın hem yerel yönetimlerle başı dertte, belediyelerle, hem Maliye Bakanlığı ile başı dertte. Esnafın gırtlağına yapışmış maliye, sağıyor. Yerel yönetimler bürokrasiyi arttırmış, "O parası, bu parası" diyor.
Esnafın bu çifte kıskaçtan kurtarılması lazım. Türkiye'de bürokrasiyi azaltacak yeni kanunlara ihtiyaç var. Yeni kurallara ihtiyaç var. Bir esnafı oradan rahatlatmak gerekiyor. İş yeri açma ruhsat bedelleri her ilçeye göre farklı, istenen belgeler de farklı. Ya kardeşim, ne istiyorsunuz ya? Metrekare fiyatını 2014'teki çıkan yasal düzenlemeye göre istiyorsun, bugüne güncellenmemiş. O günkü para pul olmuş. Bugün istiyor, diyor ki "Neye göre istiyorsun?" Biz esnafı sahipsiz bırakmayız. Biz esnafın yanındayız. Her zaman esnafın hakkını, hukukunu savunacak düzenlemeler için çaba gösteririz" dedi.
Tuncay Özkan: Siyaseti kendim için yapmıyorum

Sözlerine AK Parti'ye transfer olmasıyla gündeme gelen Cemil Tugay'ı eleştirerek sürdüren ve Tugay'ın toplumla ilişkisi olmadığını savunan Özkan, siyaseti toplum için yaptığı kaydederek, "İzmir de yaşıyorum. Siyasetçi toplumun sorunlarını, toplumun çözüm önerilerini dinlemediği zaman çürür. Çürüyen her şey de düşer. Cemil Tugay niye düştü? Cemil Tugay'ın toplumla bir ilişkisi mi var? Ben siyaseti kendim için yapmıyorum. Ben siyaseti toplum için yapıyorum.
O yüzden her bir odaya, her bir kuruma, mümkün olsa her bir dükkana girmek isterim. Beklentim olduğu için değil, derdini öğreneyim. Bir şekilde ulaşabilir miyim diye. Bugün yolda öğrencilerle karşılaştım. Kendimi tanıttım onlara. "Çocuklar ne istiyorsunuz?" dedim. Dediler ki: "Karabağlar Bahçelievler Mahallesi'ne halı saha istiyoruz" dediler. Şimdi, bunu hem Gençlik ve Spor Bakanı ile hem Belediye Başkanımızla konuşacağım. Tuncay Özkan niye geziyor? Görevini yapıyor. Vatandaşı dinliyor. Sivil toplum kuruluşlarını dinliyor. Bundan herkes kendine istediği sonucu çıkartabilir, onlar benim umurumda değil. Ben vicdanen yapmam gerekeni yapıyorum" diye konuştu.
"Ben bu kentin ağacına, kuşuna, evine, yoluna, derdine her şeyine bakıyorum"

Röportajın son bölümünde ise Son Mühür aracılığıyla İzmir sevgisini okuyuculara anlatan YENİ Parti İzmir Milletvekili Tuncay Özkan, kent sevgisini verdiği örneklerle betimleyerek, İzmir için sonuna kadar çalışmaya devam edeceğinin altını çizdi ve sözlerini şu ifadelerle sürdürdü: "Tuncay Özkan kentte ne yapıyor diye soruyorlar? Geziyorum, yürüyorum. Ağaçlara bakıyorum, kuşlara bakıyorum. Ben bu kenti seviyorum. Ben bu kentin ağacına, kuşuna, evine, yoluna, derdine her şeyine bakıyorum. Niye bakıyorsun? İşim olduğu için değil sadece.
Sevdiğim için bakıyorum. İnsan sevdiğine bakmaz mı? İnsan sevdiğine bakmazsa sevdiğini kaybeder. Ben sevdiğime bakıyorum. O ağacın altından 50 kere geçmişsindir, bir kere kafanı kaldırıp bakmamışsındır, ben bakarım. O arkandaki çınar ağaçlarını da, o çitlembik ağaçlarını da, oradaki avokado ağacını da görüyorum. Sen bu kentteki papağanları biliyor musun görmedin mi? Yeşil, kırmızı gagalı papağanlar göreceksin. Onlar nereden geldiler buraya biliyor musun? Pakistan'dan. Nasıl geldiler biliyor musun? Petshoplarda satılmak için geldiler.
Ankara'da 1983 yılında Yenimahalle yolunda trafik kazası oldu, bir kamyon devrildi. Bir kamyon dolusu Pakistan papağanı kaçtı. İlk koloni Ankara'da. Sonraki koloniler nerede kuruldu biliyor musun? İstanbul'da. Bundan sonraki koloniyi nerede kurdu papağanlar? İzmir'de. Sen bu kentteki kargalarla martıların kavgasını biliyor musun? Kargaların olduğu yerde martılar, martıların olduğu yerde kargalar olmuyor. Niye? Hakimiyet alanlarını belirliyorlar. Peki o kargalarla martıların kentte neyi yok ettiklerini biliyor musun? Kumruları. Onların yavrularını yiyorlar. Bunlarla niye ilgileniyorsun Tuncay diye soruyorlar bana, cevap vereyim sevdiğim için"




